<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>düzen arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/duzen/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/duzen/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Oct 2023 00:02:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Varoluşsal zorunluluk</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/10/19/varolussal-zorunluluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 00:02:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Büyük Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[çarşaf]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluşsal]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=7059</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı, hikayesi olmaz. Denge, bu yüzden uzak dengeye; düzen, kaosa bükülür, değilse hiçbir şey olmazdı. Varoluşsal zorunluluktan söz ediyorsun. Kışın ölü dediğin doğa baharda dirilir. Küçük bir Büyük Patlama&#8217;dır (Big Bang) bu. Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı olmaz. Denge,bu yüzden uzak dengeye; düzen, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/10/19/varolussal-zorunluluk/">Varoluşsal zorunluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı, hikayesi olmaz. Denge, bu yüzden uzak dengeye; düzen, kaosa bükülür, değilse hiçbir şey olmazdı. Varoluşsal zorunluluktan söz ediyorsun. Kışın ölü dediğin doğa baharda dirilir. Küçük bir Büyük Patlama&#8217;dır (Big Bang) bu.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı olmaz. Denge,bu yüzden uzak dengeye; düzen, kaosa bükülür, değilse hiçbir şey olmazdı.Diyeceğin varoluşsal bir zorunluluktur bu. Kışın ölü dediğin doğa baharda dirilir. Küçük bir Büyük Patlama&#39;dır (Big Bang) bu.</p>
<p>&mdash; Uluer Aydoğdu/Yeryüzü Yeniği (@ulueraydogdu) <a href="https://twitter.com/ulueraydogdu/status/1713595009906143431?ref_src=twsrc%5Etfw">October 15, 2023</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/10/19/varolussal-zorunluluk/">Varoluşsal zorunluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7059</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Karışıp karmaşıklaşmıyorsa bir şey hakkında konuşamam</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2021/10/29/karisip-karmasiklasmiyorsa-bir-sey-hakkinda-konusamam/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2021 17:39:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[different]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[saman köpekleri]]></category>
		<category><![CDATA[zerdüşt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=5550</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dengedeyse sistem ki "denge, biyolojide ölüm demektir, madde kör ve uyurgezerdir (sleepywalker). Uzak dengede ise madde uyanıp görmeye başlar ve çevresiyle dayanışmaya, işbirliğine girişir. Böyle buyuruyor Ilya Prigogine, süperzerdüşt’tur.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2021/10/29/karisip-karmasiklasmiyorsa-bir-sey-hakkinda-konusamam/">Karışıp karmaşıklaşmıyorsa bir şey hakkında konuşamam</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="kvgmc6g5 cxmmr5t8 oygrvhab hcukyx3x c1et5uql"></div>
<div class="o9v6fnle cxmmr5t8 oygrvhab hcukyx3x c1et5uql">
<blockquote>
<h2 dir="auto">Fiziksel gerçekliğe uymayan hayali ve kurgusal (insanbiçimsel) bir gerçekliğimiz var. Tipik bir kapalı kap. Eşik cinlerimden 77 Nobel Kimya Ödüllü İlya Prigogine&#8217;nin (termodinamiğin şairi olarak da bilinir ve 60&#8217;lı yıllarda devrim yapmıştır) bütün çıplaklığıyla gösterdiği üzere içeriden ve dışarıdan enerji akışları yoksa sistemlerin var olan konumunu sürdürme eğiliminde olduğunu ve kapalı kaplarda/toplumlarda/gerçekliklerde tarihsel sonuçların hep aynı olduğunu biliyoruz. İnsanbiçimsel uygarlığımızın tüm anlam, değer ve kurallarının, yani kırmızı çizgilerinin kendimizi kapattığımız hapishanenin demir parmaklıkları olduğunu söylüyorum. Dengedeyse sistem ki &#8220;denge, biyolojide ölüm demektir, madde kör ve uyurgezerdir (sleepywalker). Uzak dengede ise madde uyanıp, dirilip görmeye başlar ve çevresiyle dayanışmaya, işbirliğine girişir. Böyle buyuruyor Ilya Prigogine, süperzerdüşt’tur. Okurken Gustav Mahler’in 2. Senfonisi yanında iyi gider.</h2>
</blockquote>
<blockquote class="td_quote td_quote_left"><p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=4MPuoOj5TIw" target="_blank" rel="noopener">GUSTAV MAHLER: SYMPHONY NO. 2 &#8220;RESURRECTİON&#8221; (LUCERNE FESTİVAL ORCHESTRA, CLAUDİO ABBADO)</a></p></blockquote>
</div>
<div class="o9v6fnle cxmmr5t8 oygrvhab hcukyx3x c1et5uql">
<div dir="auto"></div>
<p dir="auto">Etrafımızda gördüğümüz, işittiğimiz, dokunup kokladığımız, yediğimiz, içtiğimiz her şey, her nesne, her beden görece uzak dengede ve kaotik (mikroskobik) temeller üzerinde yükselip makroskobik sınırda beliren görece dengede ve düzenli şey, nesne ve bedenlerdir. Görece daha katı, sert ve hareketsiz (düzenli/dengede) şeyler daha ağırdan alıp zamana öyle yayarlar kendilerini. Örneğin dağların ya da çakıl taşlarının, kayalıkların ya da inançların, dogmaların, mitlerin ömürleri daha uzundur. Doğumları uzun sürdüğünden böyledir, ölümleri de uzun sürer.</p>
</div>
<div dir="auto">Bileşenlerimiz olan atomaltı parçacıklarının, atomların, moleküllerin toplamını aşan anlamı ve hayatı olan öbekleşmeleriz biz. Öyle ya da böyle yeniden bileşenlerimize dönüşeceğiz. Yani ölü ya da diri dünyaya gömülüyüz.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Öbekleşmelere ben mahsul diyorum. Aynı zamanda da tohum olan. Mahsul var olamayacağı yere/zamana gelince var olabileceği toprağa, o doğurgan rahmin, o matrisin bildiğine, o annenin şefkatine tohum olarak ekilir. Üst, alt; alt, üst olur böylece anbean.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Mahsul tohumlardan oluşur ama tohum değildir. &#8220;More is different&#8221;, fazlası, daha fazlası farklıdır diye tabir edebiliyorum ki bu durumu ilk fark edenlerdendir Prigogine. Daha öncesinde P. W. Anderson&#8217;nun &#8220;More is different&#8221; başlıklı makalesinde karşımıza çıkar. 88 Nobel Fizik Ödüllü Robert B. Laughlin&#8217;in vurguladığı gibi &#8220;Ben karbonum, ama öyle olmaya ihtiyacım yoktur. beni oluşturan atomları aşan bir anlamım vardır.&#8221; Diğer yandan bileşenlerinin toplamını aşan anlamı ve hayatı olan şeyler bileşenlerine karşı ilgisizdir. Hatta bileşenler onlar için &#8220;saman köpeklerinden&#8221; başka bir şey değildir.</div>
<p dir="auto">
<div dir="auto"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-5555 alignleft" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2021/11/kaostan-duzene-arka-kapak-scaled.jpg" alt="" width="423" height="563" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2021/11/kaostan-duzene-arka-kapak-scaled.jpg 1921w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2021/11/kaostan-duzene-arka-kapak-696x927.jpg 696w" sizes="(max-width: 423px) 100vw, 423px" />Öte yandan denge ile uzak dengenin ya da düzen ile kaosun yüzde yüz, mutlak olmayan iki uğrak yeri olduğunu söyleyelim. <strong>İlya Prigogine</strong> ve <strong>Isabelle Stengers</strong>’in birlikte yazdıkları nefis bir kitap var: <strong>Kaostan Düzene &#8211; İnsanın Doğayla Yeni Diyaloğu</strong>. Bilirsiniz hakiki diyaloglar şaşırtıcıdır. Oysa <strong>insanbiçimsel</strong> uygarlığımız monologdan başka bir şey değil. Kibirli, buyurgan, zorba ve cahil. Cahilliği bütünden uzaklaşmak anlamında kullanıyorum.</div>
<p dir="auto">
<p dir="auto">Bebek yürümeyi öğrenirken denge ve uzak denge uğrak yerlerine vararak ilerlemeyi öğrenir. Yürümesi, ilerlemesi için adım atıp dengeden uzaklaşması gerekir, sonra diğer adımla, hop dengeye ulaşır. Yoksa yürüyemez. Toplumlar da böyledir. Uzak dengeyi, yani kaosu göze almazlarsa yürüyemezler. Tam da bu yüzden hep dengede kalmak, istikrar, düzen tehlikelidir. Kaosla korkutulmaktan söz ediyorum. Yani ölü kalmamız isteniyor, yukarıda da söylediğim gibi kör ve uyurgezer olmamız.</p>
<div dir="auto"></div>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2021/10/29/karisip-karmasiklasmiyorsa-bir-sey-hakkinda-konusamam/">Karışıp karmaşıklaşmıyorsa bir şey hakkında konuşamam</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5550</post-id><enclosure url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2021/09/yeni-resim.png" length="24603" type="image/png"/>	</item>
		<item>
		<title>Kâinatın ağrıyan yeri insan</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2021/09/13/duzen-kaos/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Sep 2021 12:39:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=5445</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıklıyken, yani dengedeyken, yani düzenliyken tek parça bütünsün. Bütünün konuşmaya ihtiyacı yoktur. Ne zaman bir yerin ağrır, orası dillenmiş, konuşmaya başlamıştır. Kâinatın ağrıyan yeri insan tam da budur.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2021/09/13/duzen-kaos/">Kâinatın ağrıyan yeri insan</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Sağlıklıyken, yani dengedeyken, yani düzenliyken tek parça bütünsün. Bütünün konuşmaya ihtiyacı yoktur. Ne zaman bir yerin ağrır, orası dillenmiş, konuşmaya başlamıştır. Kâinatın ağrıyan yeri insan tam da budur.</strong></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2021/09/13/duzen-kaos/">Kâinatın ağrıyan yeri insan</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">5445</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kaostan düzen doğar</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Dec 2019 17:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[alev]]></category>
		<category><![CDATA[ayların en zalimi]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[büyük boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[capra]]></category>
		<category><![CDATA[davul]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[dirim]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[eliot]]></category>
		<category><![CDATA[fiziğin taosu]]></category>
		<category><![CDATA[frijot capra]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[Isablle Stengers]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaostan düzene]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa armağan]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[parsifal]]></category>
		<category><![CDATA[şivanın raksı]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[universe]]></category>
		<category><![CDATA[uzak denge]]></category>
		<category><![CDATA[valery]]></category>
		<category><![CDATA[weber]]></category>
		<category><![CDATA[yaratma]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bir düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[yok etme]]></category>
		<category><![CDATA[zaman burada uzaylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[zaman inşadır]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanın Oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Frijot Capra’nın Fiziğin Tao’su (Fritjof Capra, Türkçesi: Kaan H. Ökten, Arıtan Yayınevi, İstanbul, 1991) adlı kitabının alt başlığı ilginçtir: Şiva’nın Raksı.&#160; Atom altı parçacıkların dansını Hint tanrısı Şiva’nın raksına benzeten Capra’nın, öncesinde yazdığı Şiva‘nın Raksı, adlı makalesinden çıkmıştır bu kitap (Yeni Bir Düşünce, Fritjof Capra, Türkçesi: Mustafa Armağan, Ağaç Yayıncılık, İstanbul, 1992). Dansla kaos arasında [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/">Kaostan düzen doğar</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/12/kaos-ters-dc3b6nmc3bcc59f-dc3bczendir.png?w=675" alt="" class="wp-image-3665" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Frijot Capra’nın <strong>Fiziğin Tao’su</strong> (Fritjof Capra, Türkçesi: Kaan H. Ökten, Arıtan Yayınevi, İstanbul, 1991) adlı kitabının alt başlığı ilginçtir: Şiva’nın Raksı.&nbsp; Atom altı parçacıkların dansını Hint tanrısı Şiva’nın raksına benzeten Capra’nın, öncesinde yazdığı <strong>Şiva‘nın Raksı</strong>, adlı makalesinden çıkmıştır bu kitap (Yeni Bir Düşünce, Fritjof Capra, Türkçesi: Mustafa Armağan, Ağaç Yayıncılık, İstanbul, 1992). Dansla kaos arasında doğrudan bir ilişki kurulabilir mi bilmiyorum ama Prigogine’den yola çıkarak dengedeyken kör olan maddenin uzak dengede uyanıp yakın / uzak çevresiyle dayanışmalara, işbirliğine giriştiğini biliyoruz. Ve burada bir düzen kırılması söz konusudur. Dengedeyken gerilen düzen büyük bir patlamayla (Big Bang) yayılıp dağılmaya başlar ki bu duruma uzak denge ya da kaos deriz. &nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Diğer yandan <strong>Kaostan Düzene</strong>’de Weber, Prigogine’ye “Şimdi bilim, Şiva’nın dansıyla sembolize edilebilir mi?”, diye sorar. Prigogine, “Evet, Hintli bir arkadaşımdan, Şiva’nın bir elinde bir müzik aletini, bir davulu; diğerinde ise bir alevi tuttuğunu duymuştum. Alev, yok etme; davul ise yaratmadır. Ruh, hem yok etmeyi hem de yaratmayı birleştiriyor”, diye cevap verir. Weber’in, Lama Goinda gibi Budist bilim insanlarından aktardığı üzere “… Şiva’nın dönüştürmeci kozmolojideki dinamik prensip olarak algılanmasıyla” Prigogine ve Stengers’in “kaostan düzen doğar” şeklindeki yaratıcı kâinatının birbirinden çok da uzak olmadığını söylemek mümkün.</p>



<p class="has-medium-font-size">Valery’nin dediği gibi “zaman inşadır”. Burada ilginç bir bilgi verebiliriz: Doğumları, yani inşaları uzun süren şeylerin ölümleri de uzun sürer. Bu şeyler görece olarak katı, sert ve hareketsiz görünen şeylerdir. Bir başka deyişle düzenli, dengede şeylerden, nesnelerden, bedenlerden söz ediyoruz. Örneğin dağlar, kayalıklar. Ancak dışın dışın olmasa da için için gıvışdayıp raks ettiklerini söyleyebiliriz. Şunu söylemeye çalışıyorum: Düzen ile kaos iç içedir. Mutlak, yüzde yüz bir düzen olmadığı gibi mutlak, yüzde yüz kaos da yoktur. Mutlak bir denge, yüzde yüz bir denge olsaydı hiçbir şey olmazdı, olmazdım, olmazdınız. Düzen kaosa bükülürken kaostan da düzen doğar. Şu anda kendi bedenlerimiz dahil etrafımızda gördüğümüz, işittiğimiz, dokunduğumuz, kokusunu içine çekip yediğimiz içtiğimiz her şey, her nesne dengedeyken gerilen enerjinin devasa bir tazyikle boşalıp yayılmasının, dağılmasının ürünü. Yukarıda demiştik Big Bang (Büyük Patlama) diye. Böyle denmesinin nedeni baştaki tazyikin şiddetinden dolayı. Değilse patlayan bir şey falan yok. Belki, ‘baharı karşı konulmaz kılan bir enerji biriktirir doğa, kışın’ dersem daha iyi anlaşılır. Ah, evet “ayların en zalimi” bu yüzden “Nisan”dır. Bana ne diyemezsin! Uyanıp ayağa kalkar, yani dirilirsin. Aha işte küçük bir büyük patlama.&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Parsifal’da ne deniyordu: “Zaman, burada uzaylaşıyor”.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/">Kaostan düzen doğar</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3664</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dirim ile ölüm iki kırılgan uğrak yeridir birbirinin tersten fotağrafı</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/11/20/dirim-ile-olum-iki-kirilgan-ugrak-yeridir-birbirinin-tersten-fotagrafi/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/11/20/dirim-ile-olum-iki-kirilgan-ugrak-yeridir-birbirinin-tersten-fotagrafi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2019 10:08:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük patlama]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Kaostan düzen doğar]]></category>
		<category><![CDATA[Nesnel]]></category>
		<category><![CDATA[raks eden kaos]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuklayan]]></category>
		<category><![CDATA[uzak denge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3606</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bütün her şeyi, her nesneyi, her bedeni, ilişkileri, etkileşimleri ve kuvvetleri uyumlu bir bütün kılacak bir sentez (her şeyin teorisi) ütopyadır. Çünkü bu, ancak her şeyi dengede tutarsanız olabilir ama denge ölüm halidir, tıpkı barış gibi hiçbir şeyin olmadığı. Düşünsenize mutlak, yüzde yüz bir denge olsa hiçbir şey olmazdı, olmazdım, olmazdınız. Tabii uyuklayan bir kayalığın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/11/20/dirim-ile-olum-iki-kirilgan-ugrak-yeridir-birbirinin-tersten-fotagrafi/">Dirim ile ölüm iki kırılgan uğrak yeridir birbirinin tersten fotağrafı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/bahar-bahar-baharc4b1yoruz.jpg?w=800" alt="" class="wp-image-1552" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Bütün her şeyi, her nesneyi, her bedeni, ilişkileri, etkileşimleri ve kuvvetleri uyumlu bir bütün kılacak bir sentez (her şeyin teorisi) ütopyadır. Çünkü bu, ancak her şeyi dengede tutarsanız olabilir ama denge ölüm halidir, tıpkı barış gibi hiçbir şeyin olmadığı. Düşünsenize mutlak,  yüzde yüz bir denge olsa hiçbir şey olmazdı, olmazdım, olmazdınız. Tabii uyuklayan bir kayalığın raks eden kaos olduğunu da söylemeliyiz burada. Her şeyin vığıl vığıl  gıvışdadığını, kımıldadığını söylüyorum. Kış, yüzde yüz, mutlak kış değildir. Denge, her şeyin görece olarak daha az kımıldayıp titreştiği fazdır (görebilen gözler onun, aynı zamanda da uzak denge, yani kaos olduğunu görüyor). Sonra, hobaaa, büyük bir patlama, boşalma da diyebiliriz&#8230; Sabahları uyanıp ayağa kalkmak, yani dirilmek küçük bir büyük patlama değildir de nedir!.. </p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/11/20/dirim-ile-olum-iki-kirilgan-ugrak-yeridir-birbirinin-tersten-fotagrafi/">Dirim ile ölüm iki kırılgan uğrak yeridir birbirinin tersten fotağrafı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/11/20/dirim-ile-olum-iki-kirilgan-ugrak-yeridir-birbirinin-tersten-fotagrafi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3606</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Biz burada, yok’u akla getireceği için hiçbir şeye var demeyiz</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/11/19/soyle-kalp-irisi-bir-mana-tanecigi-bulabilir-miyim-diye-eselendigimdir/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/11/19/soyle-kalp-irisi-bir-mana-tanecigi-bulabilir-miyim-diye-eselendigimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Nov 2019 12:02:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[çilliplopom diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[denizsuyukâsesi yaz 2019]]></category>
		<category><![CDATA[dirim]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[iskambil kağıtları kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[karmaşıklaştıkça]]></category>
		<category><![CDATA[mutlak]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[uzak denge]]></category>
		<category><![CDATA[varlık]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[yokluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzde yüz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3597</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çilliplopom Diyarı Biz burada, yok’u akla getireceği için hiçbir şeye var demeyiz. Biz burada, kötülüğü var edeceği için hiçbir şeye iyi demeyiz. Biz burada, önemsize işaret edeceği için hiçbir şeye önemli demeyiz. Biz burada her şeyi birbirine bağlayan ortak kalıpla ilgiliyiz. Ve bu kalıp uyarınca karmaşıklaştıkça daha çok, daha çok bağlanıyoruz birbirimize. Kötülüğü mü yok [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/11/19/soyle-kalp-irisi-bir-mana-tanecigi-bulabilir-miyim-diye-eselendigimdir/">Biz burada, yok’u akla getireceği için hiçbir şeye var demeyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/11/alacalandc4b1-mc4b1-c3bczc3bcm.png?w=695" alt="" class="wp-image-3598" /></figure>



<p class="has-large-font-size"><strong>Çilliplopom Diyarı</strong></p>



<p class="has-medium-font-size">Biz
burada, yok’u akla getireceği için hiçbir şeye var demeyiz.</p>



<p class="has-medium-font-size">Biz
burada, kötülüğü var edeceği için hiçbir şeye iyi demeyiz.</p>



<p class="has-medium-font-size">Biz
burada, önemsize işaret edeceği için hiçbir şeye önemli demeyiz. </p>



<p class="has-medium-font-size">Biz
burada her şeyi birbirine bağlayan ortak kalıpla ilgiliyiz. Ve bu kalıp
uyarınca karmaşıklaştıkça daha çok, daha çok bağlanıyoruz birbirimize. </p>



<p class="has-medium-font-size">Kötülüğü mü yok etmek istiyorsun, iyiliği ortadan kaldır. İskambil kağıtları kulesidir bu! İkilikler üzerinden yükselip yapılanan. Ancak kağıtlardan bir tanesini aradan çekersem kule kendiliğinden yıkılır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/c4b0yinin-ve-kc3b6tc3bcnc3bcn-c3b6tesinde.jpg?w=576" alt="" class="wp-image-1428" width="144" height="256" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Şu bilinmeli: Birbirini ‘dışarılayan’ her şey aslında birbirini buyur edip içeriye alıyor, yani içeriliyor. Bu yüzden mutlak, yüzde yüz bir varlık/yokluk, ölüm/dirim, kış/bahar, düzen/kaos, uyku/uyanıklık, denge/uzak denge yok. Mutlak, yüzde yüz diye bir şey olsaydı hiçbir şey olmazdı.   </p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/11/19/soyle-kalp-irisi-bir-mana-tanecigi-bulabilir-miyim-diye-eselendigimdir/">Biz burada, yok’u akla getireceği için hiçbir şeye var demeyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/11/19/soyle-kalp-irisi-bir-mana-tanecigi-bulabilir-miyim-diye-eselendigimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3597</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
