<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gülseren Günçe arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/gulseren-gunce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/gulseren-gunce/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 31 Jan 2026 14:09:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Biraz üryansam, biraz abdal, biraz Aborjin</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2024/08/16/biraz-uryansam-biraz-abdal-biraz-aborjin/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2024/08/16/biraz-uryansam-biraz-abdal-biraz-aborjin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Aug 2024 03:57:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anlatı-Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Geçtan]]></category>
		<category><![CDATA[Ergin Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[soyum]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=8133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ergin Günçe, 16 Ocak 1983’de Ankara’daki uçak kazasında aramızdan ayrıldı. Eşi, Gülseren Günçe doktorum, Engin Geçtan&#8217;ın yönlendirmesiyle, beni ummana salan eşik cinim. Eşik cinleri &#8220;ölümcül sıçramalar&#8221; arifesinde, derin uyanmalardayken insanın kulağına olduğu kadar aklına, kalbine umut şeyler, gelecek şeyler, şiir şeyler fısıldarlar. Biraz üryansam, biraz abdal, biraz Aborjin, Engin Geçtan&#8217;la birlikte Gülseren Günçe&#8217;dendir. Ah evet, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2024/08/16/biraz-uryansam-biraz-abdal-biraz-aborjin/">Biraz üryansam, biraz abdal, biraz Aborjin</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8134" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2024/08/fb-img-1723780137765.jpg" alt="" width="631" height="960" /></p>
<p>Ergin Günçe, 16 Ocak 1983’de Ankara’daki uçak kazasında aramızdan ayrıldı. Eşi, Gülseren Günçe doktorum, Engin Geçtan&#8217;ın yönlendirmesiyle, beni ummana salan eşik cinim. Eşik cinleri &#8220;ölümcül sıçramalar&#8221; arifesinde, derin uyanmalardayken insanın kulağına olduğu kadar aklına, kalbine umut şeyler, gelecek şeyler, şiir şeyler fısıldarlar. Biraz üryansam, biraz abdal, biraz Aborjin, Engin Geçtan&#8217;la birlikte Gülseren Günçe&#8217;dendir.</p>
<p>Ah evet,</p>
<p>Kendi kendine kendisiyle beslenir dünya<br />
her sabah bolca kuşku atarım önüne, bir sürü soru<br />
işim budur benim<br />
epey kalp otu atarım,<br />
bazen kan, çokça ter<br />
aha işte hiç yoktan gökyüzünde hiç yoktan kuşlar uçuyor<br />
soyum onlardandır<br />
Ergin Günçe&#8217;den, Goethe&#8217;den, Rimbaud&#8217;dan, Ilya Prigogine&#8217;den.</p>
<p>Varolamayacakları yere varınca var olacakları yere, doğurgan rahim toprağın şefkatine, bildiğine, rahmetine tohum olarak ekilmişlerdir. Mahsul tohum olmuştur, tohum çoktan mahsul. Başımın üstündedirler, kalbimin üstünde, aklımın üstünde.</p>
<p>Ergin Günçe&#8217;nin &#8220;Türkiye Kadar Bir Çiçek&#8221; adlı kitabını ise Gülseren Günçe şöyle imzalamıştı: “Bu kitap gerçekten duygulu ve iyi iki insan arasında bir haberleşmedir bence. 6. 3. 1991”.</p>
<p>Saygımla.</p>
<p>16 Ağustos 2021</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2024/08/16/biraz-uryansam-biraz-abdal-biraz-aborjin/">Biraz üryansam, biraz abdal, biraz Aborjin</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2024/08/16/biraz-uryansam-biraz-abdal-biraz-aborjin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8133</post-id><enclosure url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2024/08/fb-img-1723780137765.jpg" length="61801" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Denizsuyukâsesi-YAZ 2019  SAYI 48-&#8220;Devrim&#8221;, o &#8220;güzel kız&#8221; gelecek, buralar yeniden şiirlik olacak, düşlük olacak, aşklık&#8230;</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 12:11:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1990]]></category>
		<category><![CDATA[Adakale sokak]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[Bedrettin]]></category>
		<category><![CDATA[Behçet Aysan]]></category>
		<category><![CDATA[borderline]]></category>
		<category><![CDATA[denizsuyukâsesi yaz 2019]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Gençtan]]></category>
		<category><![CDATA[Ergin Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[eşik cini]]></category>
		<category><![CDATA[Gel]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[Hüdhüd]]></category>
		<category><![CDATA[ibibik]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Mühür]]></category>
		<category><![CDATA[nazım]]></category>
		<category><![CDATA[o güzel kız]]></category>
		<category><![CDATA[obsesyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[T. S. Eliot]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kadar Bir Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Kaynar]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluş]]></category>
		<category><![CDATA[varoluş ve psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Büyücünün Memeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yunus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Celali saçlarınla savrul tepele geç kanlı tarihi hayalin omuzlamakta kâinatı, gel gel ki Yunus gelsin, Mevlana gelsin, Nazım gelsin. Taraçalarında nadide ay ışıkları büyüten annem alnında hangi dille aktığını çözemediğim su ama onca isyanın içinde hemen tanırım seni, gel boylu boyunca tarihe uzanmış Bedrettin gelsin zaman ve mekandan tövbe uzak Behçet abi Sivas’ta hala çuha [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/">Denizsuyukâsesi-YAZ 2019  SAYI 48-&#8220;Devrim&#8221;, o &#8220;güzel kız&#8221; gelecek, buralar yeniden şiirlik olacak, düşlük olacak, aşklık&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Celali saçlarınla savrul</p>
<p>tepele geç kanlı tarihi</p>
<p>hayalin omuzlamakta kâinatı, gel</p>
<p>gel ki Yunus gelsin, Mevlana gelsin, Nazım gelsin.</p>
<p>Taraçalarında nadide ay ışıkları büyüten annem</p>
<p>alnında hangi dille aktığını çözemediğim su</p>
<p>ama onca isyanın içinde hemen tanırım seni, gel</p>
<p>boylu boyunca tarihe uzanmış Bedrettin gelsin</p>
<p>zaman ve mekandan tövbe uzak Behçet abi</p>
<p>Sivas’ta hala çuha çiçeği olarak dolaşan gelsin</p>
<p>Aysan, Aysan</p>
<p>bir büyü gibi sardı ruhumu süvarilerin, gel</p>
<p>Uğur Kaynar gelsin!</p>
<p>&nbsp;</p>

<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" class="wp-image-2678" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/2019-07-14-162037932196..jpg" alt="" /></figure>



<p>Yukarıdaki dizeler <strong>Mühür </strong>dergisinde (Temmuz-Ağustos 2007, sayı 15) yayımlanan <strong>Gel</strong> adlı şiirimden&#8230; Yo, hayır şiirden miirden söz etmeyeceğim. 80&#8217;lerin sonu, 90’ların başı Ankara’sından, Ankara’nın sokaklarında tanıdığım <strong>Uğur Kaynar</strong>’dan, Adakale Sokak’taki <strong>Sanat Kurumu</strong>’ndan, orada tanıştığımız <strong>Behçet </strong>ağabeyden (<strong>Aysan</strong>), <strong>Sivas Katliamı</strong>&#8216;ndan, <strong>Gümüş Tapınak</strong>&#8216;tan, <strong>Engin Geçtan</strong>&#8216;dan, <strong>Gülseren Günçe</strong> ve <strong>Ergin Günçe</strong>&#8216;den söz edeceğim.</p>



<p>Tarihte benzerlerini biliyoruz, 31 Mart’ı, Kubilay’ı, ama <strong>Sivas Katliamı</strong>, gemi azıya almış <strong>süreksiz aklın sürek avı</strong>’dır. Vahşi, barbar, zorba&#8230; Karşı devrim sürecinde nerelere geldiğimizi, yobazlığın nelere kadir olabileceğini yaşayarak öğrendik: Vahşetle yobazlığı, yobazlıkla cehaleti, cehaletle kibri ayırt edemediğimiz zamanları yaşıyoruz. <strong>Darwin</strong>, “ters evrim” diyordu. Beterin beteri anlamında, atı alıp cumhuriyeti yıkmaya girişmişlerdir. </p>



<p>90&#8217;ların başında <strong>Prospero Yayınları</strong>&#8216;nda çalışıyordum (Ah, canım ağabeyim <strong>İsmail Gençtürk, </strong>yolun açık olsun, <a href="http://yasamoykusu.com/biyografi-1309-Ismail_Gencturk"><strong>http://yasamoykusu.com/biyografi-1309-Ismail_Gencturk</strong></a>). Aynı zamanda da <strong>Ankara Sanat Kurumu</strong>’nun bültenini hazırlıyor ve kurum etkinliklerinin organizasyonuna yardım ediyordum. Yakın zamanda kaybettiğimiz ressam, öykücü, şair canım ağabeyim <strong>İsmail Gümüş</strong> (<strong><a href="https://www.biyografya.com/biyografi/10041)'d%C3%BC">https://www.biyografya.com/biyografi/10041)</a></strong> kurumun başkanıydı. Hemen hemen her gün Emek 2. Cadde&#8217;deki atölyesindeyim. Ressamların, yazarların, şairlerin buluşma yeriydi atölye. Gümüşten, şiirden, gelecek güzel günlerden bir <strong>tapınak</strong>&#8230; Hani, “Yükseltin tavan kirişlerini ustalar” diyor ya<strong> Salinger</strong>, <strong>Gümüş Tapınak</strong>&#8216;ta da varoluşun kirişleri, kolonları yükseltiliyordu. Dünyanın yapım ve tamir işine emek verenlere selam, saygı ve mis kokulu çiçekler.</p>



<p>&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3249" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/ismail-gc3bcmc3bcc59f-1.jpg?w=1024" alt="" />

</figure>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-2713" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/20190718_174341-151545834.jpg?w=576" alt="" /></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-2712" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/20190718_174242-1541665295.jpg?w=576" alt="" /></figure>
</div>
</div>



<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><img decoding="async" class="wp-image-2711" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/20190718_174313-23920044.jpg?w=576" alt="" width="288" height="512" /></figure>
</div>



<p>O sıralar neredeyse tam zamanlı serseriydim, varoluş huzursuzu, bahar zırzobu, gam seli, umum müdür akvaryum balığı, ağlarken balina&#8230; İngiliz Dili ve Edebiyatı okuduğum fakülteyi bitirmemek için bin şairden, düşünürden bin su getiriyordum. <em>Anksiyete</em> , <em>obsesyonlar</em> ve <em>borderline</em> gibi sıkıntılarım vardı. Tam da o günlerde önce <strong>Engin Geçtan</strong>&#8216;la ve hemen sonrasında da onun yönlendirmesiyle <strong>Gülseren Günçe</strong>&#8216;yle tanıştım.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" class="wp-image-3246" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/varoluc59f-ve-psikiyatri-1.jpg?w=395" alt="" width="198" height="364" /></figure>



<p><strong>Varoluş ve Psikiyatri</strong>, nelere kadirdir bilemezsiniz, eşik cinlerimden biridir, <a href="https://www.ensonhaber.com/biyografi/yazar/engin-gectan-kimdir">https://www.ensonhaber.com/biyografi/yazar/engin-gectan-kimdir</a>, saygımla.</p>



<p>Gülseren Günçe, <a href="http://pdr.education.ankara.edu.tr/gulseren-gunce/">http://pdr.education.ankara.edu.tr/gulseren-gunce/</a>, psikiyatrist ve Ergin Günçe’nin eşi, sevgili Dadal Günçe’nin annesi. Aynı zamanda da bir eşik cini olduğundan eminim. Yakalanıp dönüp durduğum girdabın farkına varıp esaslı ve zorlu bir ‘oluş hamlesi’ ile akışa, yani varoluşa döndüm sayesinde.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-899" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?w=574" alt="" /></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-897" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?w=576" alt="" /></figure>
</div>
</div>



<p><strong>Yaşlı Büyücünün Memeleri</strong> (Yaşlı Büyücünün Memeleri, Prospero Yayınları, Ankara, 1994), tam da o günlerin toplamıdır. <strong>İsmail</strong> ağabeyi (<strong>Gençtürk</strong>) bir kere daha anayım, “<strong>hadi ilk kitabını çıkaralım</strong>” dediği gün ta buralara kadar büküldüm.</p>



<p>Nesnel/fiziksel gerçekliğe, yani varoluşa, akışa aykırı ve düşman anlam, değer ve kuralların yaşlı bir büyücünün memeleri gibi ne süt ne de zevk vermediğini, yeni bir meme bulmak gerektiğini düşünüyordum. Hâlâ da öyle. Tabii, daha önceleri şiirime giren <strong>T. S. Eliot</strong>‘un “yaratmanın ve cana kıymanın zamanı gelecek, henüz zamanımız gelmedi”, diye itelediği durmayarak durmaya, yani burada kalmayarak burada kalmaya alamet bir açıklıkta <strong>cana kıymaktan daha yaratıcı, yaratmaktan daha cana kıyıcı bir şey var mı, yok, gidiyorum</strong> diye kaçış çizgisi alıştırmaları yapıyordum epeydir.</p>



<p><strong>Ergin Günçe</strong>, 16 Ocak 1983’de Ankara’daki uçak kazasında aramızdan ayrıldı. <strong>Gülseren Günçe</strong>‘yi tanımamdan çok önce. Sonra bir gün <strong>Ergin Günçe</strong>‘nin <strong>Türkiye Kadar Bir Çiçek</strong> adlı kitabıyla <strong>Gülseren Günçe</strong>‘nin yanına gittim imzalatmak için: “<strong>Bu kitap gerçekten duygulu ve iyi iki insan arasında bir haberleşmedir bence. 6. 3. 1991</strong>”… Tarihe bakar mısınız, şimdi fark ettim, doğum günümde kendime böyle harika bir armağan vermişim.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3242" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/gc3bclseren-gc3bcnc3a7e-imza-1-e1568831528206.jpg?w=576" alt="" />
<figcaption><strong>&#8220;Bu kitap gerçekten duygulu ve iyi iki insan arasında bir haberleşmedir bence. <br />6. 3. 1991&#8243; </strong><br /><strong>Gülseren Günçe</strong></figcaption>
</figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3241" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/ergin-gc3bcnc3a7e-e1568831401723.jpg?w=673" alt="" />
<figcaption><strong>Türkiye Kadar Bir Çiçek, Ergin Günçe, Can Yayınları, İstanbul, 1988.</strong></figcaption>
</figure>
</div>
</div>



<p>Behçet ağabeyle (Aysan) <strong>Ankara Sanat Kurumu</strong>&#8216;nda tanıştım. Gümüş’ün Sanat Kurumu’ndaki odasındaki konuşmalarımızı hatırlıyorum. Dem aldığımı, büyü aldığımı, sancak aldığımı söylemeliyim. Saygılarımı yazıyorum.</p>



<p>2 Temmuz 1993’ten birkaç gün önce Gümüş&#8217;ün ısrarıyla, &#8220;bir de Behçet ağabeyinle konuş bakalım, ne diyecek&#8221;, diye muayenehanesine gittik. Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nin olduğu binadaki. Kısa da olsa bir süre konuştuğumuzu, <strong>Gülseren Günçe</strong>&#8216;den, sıkıntılarımdan söz ettiğimi hatırlıyorum. Başka bir meslektaşının işine karışmayacak kadar zarif ve erdemli birisi olduğu için fazla uzatmadı ama yanından ayrılırken bizi birkaç gün sonraki <strong>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği</strong> tarafından düzenlenecek olan <strong>Pir Sultan Abdal Şenlikleri</strong> için <strong>Sivas</strong>&#8216;a davet etti. O gün Gümüş’ün şekeri yükseldiği için gidemediğimizi hatırlıyorum. Hayatın bir bildiği vardır, ben ne bilirim!</p>



<p>Şiirin hiç taraflarına, kuytularına, ücralarına, enginlerine akın üzerine akın düzenlediğimiz günler&#8230; Gülsaçan bir adam, Festival İsmail abi, Bay Pan Flüt ve Nehirde Bahar&#8217;la birlikte… Aha işte gönlü şiir, gönlü aşk, gönlü türkü dolu <strong>Uğur Kaynar</strong>&#8216;la sık sık karşılaşıyorduk  savrulup sürüklenmelerimizde. Şiir kuşanıp şiir sallıyorduk sokaklarda, meydanlarda, meyhanelerde… Yerinde duramayan şiir, hayatın başına oturmuş hiçinden, dışından, uçlarından, tam ortasından, yanlarından, diplerinden birlikte atıştırmışlığımız çok olmuştur. Kendini anbean daha büyük ve kapsamlı şey, nesne, beden hayata, şiire, isyana açan kutlu bir halk tayfasındandır <strong>Uğur Kaynar</strong>. Abi, yolun açık olsun.</p>



<p>&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3243" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/uc49fur-kaynar-e1568831587938.jpg?w=800" alt="" />
<figcaption><a href="https://www.biyografya.com/biyografi/2565">https://www.biyografya.com/biyografi/2565</a></figcaption>
</figure>



<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/">Denizsuyukâsesi-YAZ 2019  SAYI 48-&#8220;Devrim&#8221;, o &#8220;güzel kız&#8221; gelecek, buralar yeniden şiirlik olacak, düşlük olacak, aşklık&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3227</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yolunda gitmeyen süreçler ve varoluşsal kimi şifreler (IV)</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/07/24/yolunda-gitmeyen-surecler-ve-varolussal-kimi-sifreler-iv/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/07/24/yolunda-gitmeyen-surecler-ve-varolussal-kimi-sifreler-iv/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jul 2019 09:09:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1994]]></category>
		<category><![CDATA[Ergin Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[hayal et]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[mutlubaharlarevi]]></category>
		<category><![CDATA[Prospero Yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Rimnaud]]></category>
		<category><![CDATA[Süreç]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Whitehead]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Büyücünün Memeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=2814</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşlı Büyücünün Memeleri Uluer Aydoğdu O yıllar kuşkusuz canımı yakan, moralimi bozan bir süreçti. Şimdi, bu yazıyı yazarken o yıllardaki duygularımı, tepkilerimi tam olarak anımsamıyorum, ama korku duyuyor ve kendimi her şeye alabildiğine yabancı hissediyordum. Korku ve yabancılık… Özellikle bu iki sözcüğü seçtim. Korkuyordum, çünkü varlığım (being) tehdit altındaydı. Ancak, diğer yandan tuhaf bir şekilde, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/24/yolunda-gitmeyen-surecler-ve-varolussal-kimi-sifreler-iv/">Yolunda gitmeyen süreçler ve varoluşsal kimi şifreler (IV)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p style="text-align:center;" class="has-large-font-size">Yaşlı Büyücünün Memeleri</p>



<h1 class="has-text-align-center wp-block-heading">Uluer Aydoğdu</h1>



<p>O yıllar kuşkusuz canımı yakan, moralimi bozan bir süreçti. Şimdi, bu yazıyı yazarken o yıllardaki duygularımı, tepkilerimi tam olarak anımsamıyorum, ama korku duyuyor ve kendimi her şeye alabildiğine yabancı hissediyordum. </p>



<p>Korku ve yabancılık… Özellikle bu iki sözcüğü seçtim. Korkuyordum, çünkü varlığım (being) tehdit altındaydı. Ancak, diğer yandan tuhaf bir şekilde, aslında ‘Yolunda Gitmeyen Süreçler’e uygun, korkuyor olmakla birlikte varolan yapıya yabancılaşmıştım. Diğer bir deyişle, var olamayacağım bir yerde var olmaya çalışmaktansa var olabileceğim bir hale açıyordum kendimi. Bu yüzden olmalı, yolunda gitmeyen bu sürece hiç müdahale etmedim. Yo, hayır, o kabartıları yok saymadım, vardılar, ama onları, tıpkı yeryüzü şekilleri gibi, kendi varlığımın şekilleri olarak kabul ettim. Üzerlerine gidip yok etmeye çalışsam, muhtemelen, buna direneceklerdi, aynen böyle düşünüyordum ki çok sonraları, 90’lı yılların hemen başında doktorum psikiyatr Gülseren Günçe (şair Ergin Günçe’nin eşi) ile “bütün bunların varoluşsal bir dönüşüm için benim tarafımdan örgütlenmiş düzenlemeler”; varolandan, yani gerçek’ten, olası olanlara açılmamı sağlayan bir çatallanma olabileceği yönünde konuşmalar yaptığımızı anımsıyorum. Bana öyle geliyor ki her ne olduysa, varolandan, yani katı ve acımasız gerçekten olası olanlara açılmamı sağlayan çatallanma süreciydi o yıllar. Denge halinden uzak denge hallerine taşınırken en azından olabilirlikleri hayal etmiş olmam az bir şey midir? <strong>Whitehead</strong>’in SÜREÇ ve GERÇEKLİK adlı başyapıtında vurguladığı gibi “… olabilirlik, tüm usçul kozmoloji için temel bir kategori olmalıdır.” Bu doğrultuda 1994 yılında yayımladığım YAŞLI BÜYÜCÜNÜN MEMELERİ ve daha sonra 2005’te çıkan HAYAL/ET HİÇ BİTMEYECEK ÇÜNKÜ adlı şiir kitaplarım, en azından adları itibariyle, ‘Yolunda Gitmeyen Süreçler’e olan yoğun ilgimin yansımaları olarak düşünülebilir.</p>



<p><strong>Rimbaud</strong>’un “Bırak geberecekse gebersin dünya, gerçek ilerleme budur, haydi ileri” dizelerini dillendirdiğim bir arkadaş toplantısında herkes üzerime yürümüştü: “Bu dünyanın içinde biz de varız ve yok olup gitmek istemiyoruz”, diye. O kadar şaşırmıştım ki ne diyeceğimi bilememiştim. Tıpkı Rimbaud gibi gebermesini istediğim bu dünyanın anlam, değer ve kuralları yaşlı bir büyücünün memeleri gibi bana süt vermediği gibi zevk de vermiyordu. Belki benim algıladığım gibi halimiz o kadar da vahim değildi, ama var olanın içinde ne pahasına olursa olsun olduğu gibi kalmaya çalışmak, yaratıcı ve yenilikçi girişimlerin önündeki en büyük engeldir. Belki de evrenselden kozmik olana geçemeyişimiz bu yüzden. <strong>Ilya Prigogine</strong>’nin şu sözleri bu bağlamda çok anlamlı ve yerinde, kaydediyorum: “Bunu defalarca denedik, ama başaramadık, umarım bu kez başarabiliriz.”</p>



<div class="wp-block-jetpack-tiled-gallery aligncenter is-style-rectangular"><div class="tiled-gallery__gallery"><div class="tiled-gallery__row"><div class="tiled-gallery__col"><figure class="tiled-gallery__item"><img decoding="async" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?strip=info&#038;w=600 600w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?strip=info&#038;w=900 900w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?strip=info&#038;w=1200 1200w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?strip=info&#038;w=1500 1500w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?strip=info&#038;w=1800 1800w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?strip=info&#038;w=2000 2000w" alt="" data-height="5312" data-id="899" data-link="http://ulueraydogdu.com/20190413_142419/" data-url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg" data-width="2976" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg" /></figure></div><div class="tiled-gallery__col"><figure class="tiled-gallery__item"><img decoding="async" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg?strip=info&#038;w=600 600w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg?strip=info&#038;w=900 900w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg?strip=info&#038;w=1200 1200w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg?strip=info&#038;w=1500 1500w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg?strip=info&#038;w=1800 1800w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg?strip=info&#038;w=2000 2000w" alt="" data-height="5312" data-id="894" data-link="http://ulueraydogdu.com/20190413_140355/" data-url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg" data-width="2988" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_140355.jpg" /></figure></div><div class="tiled-gallery__col"><figure class="tiled-gallery__item"><img decoding="async" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?strip=info&#038;w=600 600w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?strip=info&#038;w=900 900w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?strip=info&#038;w=1200 1200w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?strip=info&#038;w=1500 1500w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?strip=info&#038;w=1800 1800w,https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?strip=info&#038;w=2000 2000w" alt="" data-height="5312" data-id="897" data-link="http://ulueraydogdu.com/20190413_142029/" data-url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg" data-width="2988" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg" /></figure></div></div></div></div>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/24/yolunda-gitmeyen-surecler-ve-varolussal-kimi-sifreler-iv/">Yolunda gitmeyen süreçler ve varoluşsal kimi şifreler (IV)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/07/24/yolunda-gitmeyen-surecler-ve-varolussal-kimi-sifreler-iv/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2814</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
