<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mahzun doğan arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/mahzun-dogan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/mahzun-dogan/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Sep 2023 04:02:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Hayal/et, hiç bitmeyecek çünkü</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/09/29/hayal-et/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Sep 2023 04:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[çünkü]]></category>
		<category><![CDATA[et]]></category>
		<category><![CDATA[gelenek]]></category>
		<category><![CDATA[hayal]]></category>
		<category><![CDATA[mahzun doğan]]></category>
		<category><![CDATA[söz]]></category>
		<category><![CDATA[uçar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=6973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Söz Uçar Hazırlayan: Mahzun Doğan Program No: 27 / Tarih: 5 Temmuz 2005 Konu: Şiir ve Gelenek Merhaba! Bir toplumda, geçmişten bu güne, yüzyılları aşarak yaşayagelmiş, dolayısıyla da saygın bir yerde tutulan kültürel kalıtlara gelenek diyoruz. Edebiyatta da gelenekler vardır. Bugün roman, öykü, şiir yazanlar, edebiyatın geçmişindeki birikimleri, akımları, artık klasik olmuş yazarların ürünlerini bilmek, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/09/29/hayal-et/">Hayal/et, hiç bitmeyecek çünkü</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Söz Uçar<br />
Hazırlayan: Mahzun Doğan<br />
Program No: 27 / Tarih: 5 Temmuz 2005<br />
Konu: Şiir ve Gelenek</p>
<p>Merhaba!<br />
Bir toplumda, geçmişten bu güne, yüzyılları aşarak yaşayagelmiş, dolayısıyla da saygın bir yerde tutulan kültürel kalıtlara gelenek diyoruz. Edebiyatta da gelenekler vardır. Bugün roman, öykü, şiir yazanlar, edebiyatın geçmişindeki birikimleri, akımları, artık klasik olmuş yazarların ürünlerini bilmek, yazdıklarını adeta onlarla sınamak gereksinimi duyarlar. Bundandır ki, günümüz edebiyatına geleneğin etkisi ve gelenekten yararlanma konusu hep tartışılmıştır. Biz de bu hafta, şiir ve gelenek üzerinde duracağız. Elbette, kuramsal bir tartışmaya girecek değiliz. Biz, Türk edebiyatında iz bırakmış şairleri ustası kabul eden, bunu şiirlerinde yansıtan şairlerin kitaplarının sayfalarında dolaşarak, geleneğin izlerini sizlerle paylaşacağız.<br />
***<br />
“hatırladıkça<br />
Daha neler çıkacak neler<br />
Teslim et kendini rüzgâra<br />
Gövden direnmesin<br />
Yol<br />
Yürüdükçe senin<br />
O büyük ve biricik şiir<br />
Git”<br />
Uluer Aydoğdu, “Hatırladıkça” adlı şiirinde böyle diyor. “hayyam sularda yıkan / dadaloğlu’nda yıkan” diye sürdürüyor dizelerini. Hayyam’ı, Dadaloğlu’nu anımsıyor ve anımsatıyor. Onun dizelerine konuk ettiği o kadar çok şair var ki! Usta bellediği, etkilendiği, sevdiği şairlerin adlarını anmaktan mutluluk duyuyor. Çünkü, “Yol yürüdükçe senin” diyen şair, şiiri de uzun bir yol olarak görüyor&#8230; Saydığı şairleri ise, bu yolda dost belliyor kendine&#8230; Hangi yüzyılda, hangi coğrafyada yaşamış olurlarsa olsunlar&#8230;<br />
Şiir, büyük bir yolculuktur çünkü&#8230;Böyle bir yolculuğa çıkılır da şiirler ve şairlere uğramadan geçilir mi?.. Uğrayıp uğultulu ormanlara, pınarlarından bir tas su içilmez mi? Lamartin’den Hölderlin’e, Nerval’den Eliot’a, Nâzım Hikmet’den Karacaoğlan’a, Pir Sultan’dan Köroğlu’na dek değişik zamanlarda, değişik coğrafyalarda yaşamış şairleri anar, dizelerini onların dizeleriyle buluşturur Uluer Aydoğdu. Ve o büyük ummana, şiir toprağına ayak basıp iz bırakmış şairleri şiirine konuk eder, onların geniş ufuklarından ilham alır. Elsa’nın gözleriyle bakıp anımsar Aragon’u. Mitolojik öyküler, ılık bir rüzgârın eşliğinde, rahat adımlarla dolaşır şairin dizelerinde&#8230;<br />
***<br />
Uluer Aydoğdu, 1964 yılında Tekirdağ, Saray’da merhaba demiş dünyaya. Şiir onda büyük bir tutku. Ancak, az yayımlatıyor. İlk kitabı 1994 yılında ulaştı okurlara. On bir yıl sonra ikinci kitabı yayımlandı. “Hayâl/Et Hiç Bitmeyecek Çünkü”, adlı kitap, Pervaz Yayınları’ndan ulaştı okurlara.<br />
Belli ki şair, boşa harcamamış zamanı, yaşamın gizine ve şiire çalışmış bunca yıl. Yeni kitabında, çeşitli tarih ve coğrafyalarda dolaşan bir gezgin, bir ermiş olarak karşımıza çıkıyor. Çölde yürüyen bir bedevi gibi&#8230; Ayak izlerini takip etmek kalıyor bize. Hayâl ederek tüm tarihi, tüm coğrafyayı gezmenin mümkün olduğunu hissettiriyor. Çünkü o, aşkın coğrafyasından çıkmıştır yola, hakikati aşkta bulmuştur.<br />
“vaktimizi harcadık<br />
ama uzatır bu bizi bir kuşun uçuşuna<br />
ama doğru söylüyorum uzatır bu bizi tanrıya<br />
aşk hakikatin seğiren sağrısı”<br />
Böyle der ve “Aşkın sihirli iğnesi damağında”, çıkar yollara. Çöllerden geçer, masallarda konaklar. Ötelerden bahseder, aslını aramaya koyulur. Öte, neresidir? Kendinden çıkarak başlar ötekini ve öteleri aramaya. Batıdan doğuya döner yüzünü yavaş yavaş&#8230; Doğulu bir derviş gibidir. Kocaman bir geleneği almıştır arkasına. Geçmişin gölgesini geleceğe düşürmek ister&#8230; Başarır da&#8230;<br />
“Yolcu” şiirindeki, “kanma sakın / vardığını söyleyenlere / hep yolcusun” dizeleriyle yaşamı uzun bir yolculuk olarak gördüğünü sezdirir bize. Durmak yoktur, küçük molalar vardır sadece. Hiç bitmeyecek olan aşk mıdır, yoksa aşkla çıkılan yolculuklar mı? Şaire kulak verdikçe, bu soruları yüksek sesle sormadan edemezsiniz. Ne yolculuklar bitecektir, ne de aşk. Umut var olduğu sürece&#8230;<br />
“göller ahmet haşim için de<br />
sır<br />
kan<br />
yoldasın<br />
aryalar söylüyorsun ilahiler<br />
-ben teşrifatçıyım arkamdan gelin<br />
şehirler var bilmediğin gitmediğin tatmadığın<br />
acılar, onları yalayıp yutuyorsun<br />
tam bitti derken yeniden</p>
<p>hiç bitmeyecek çünkü<br />
aşk<br />
ve<br />
acı</p>
<p>büyüteceksin<br />
kendini<br />
böyle böyle”<br />
***<br />
Uluer Aydoğdu’nun ikinci şiir kitabıyla başladık programımıza. Yeni bir şiir kitabının sayfalarını aralamadan önce, 2001 yılında aşkın peşinden gittiği İzmir’de yaşayan şairin, “Denizsuyukâsesi” adlı bir fanzin de yayınladığını duyuralım.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/09/29/hayal-et/">Hayal/et, hiç bitmeyecek çünkü</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6973</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
