<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Neolitik kalkışma arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/neolitik-kalkisma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/neolitik-kalkisma/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2020 07:08:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Günlük &#8211; 19 Ocak 2020, Pazar &#8211; Zihindar ve Hükümdar&#8217;ın ötesinde Şuurdar oturur</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2020/09/03/gunluk-19-ocak-2020-pazar-zihindar-ve-hukumdarin-otesinde-suurdar-oturur/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2020/09/03/gunluk-19-ocak-2020-pazar-zihindar-ve-hukumdarin-otesinde-suurdar-oturur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2020 07:08:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2020]]></category>
		<category><![CDATA[Ben]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hükümdar]]></category>
		<category><![CDATA[Körlemesine]]></category>
		<category><![CDATA[Neolitik kalkışma]]></category>
		<category><![CDATA[Nizam]]></category>
		<category><![CDATA[Nizamiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak 2020]]></category>
		<category><![CDATA[Operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Şuurdar]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[ulubirer]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[uyurgezer]]></category>
		<category><![CDATA[zihindar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=4966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ben diyeyim milyarıncı siz deyin trilyonuncu nesil son derece karmaşık, son derece yoğun, son derece dinamik bir şey, bir nesne, bir beden (dünya hakkında bir dünya) vasıtasıyla oluşmuş, anbean yeniden, yeniden oluşan bir etkileşimler, ilişkiler, deneyimler yumağıyım. Ben denilen şeyden söz ediyorum. Tabii arka planında kallavi bir tarih, kallavi bir coğrafya baskısıyla birlikte anti-doğa kültürel [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/09/03/gunluk-19-ocak-2020-pazar-zihindar-ve-hukumdarin-otesinde-suurdar-oturur/">Günlük &#8211; 19 Ocak 2020, Pazar &#8211; Zihindar ve Hükümdar&#8217;ın ötesinde Şuurdar oturur</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large is-style-default"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2020/02/gc3bcnlc3bck-9-c59eubat-2020-pazar.png?w=667" alt="" class="wp-image-3926" /></figure>



<p style="line-height:1.4;font-size:18px;">Ben diyeyim milyarıncı siz deyin trilyonuncu nesil son derece karmaşık, son derece yoğun, son derece dinamik bir şey, bir nesne, bir beden (dünya hakkında bir dünya) vasıtasıyla oluşmuş, anbean yeniden, yeniden oluşan bir etkileşimler, ilişkiler, deneyimler yumağıyım. Ben denilen şeyden söz ediyorum. Tabii arka planında kallavi bir tarih, kallavi bir coğrafya baskısıyla birlikte anti-doğa kültürel bir kibir, buyurganlık, zorbalık ve cehalet var. Bir itilmişlik, format atılma, şartlı, biçimli ve zamanlı hale getirilme&#8230; Evcil/esir düşürülme&#8230; Fiziksel gerçekliğe uymayan zihinsel bir düzenleme de diyebiliriz buna. Başka bir söyleyişle uzay-zamanın ortasında bu tümsekte (dünya) kendimizi hükümdar sanıyoruz ama aslında bir Zihindar&#8217;ın  (zihinselliğin) yansımasından başka bir şey değil ben dediğimiz şey. Yani Hükümdar, Zihindar&#8217;ın tezahürü, emir eri, tetikçisi&#8230; Dolayısıyla Zihindar da Hükümdar&#8217;ın uzantısı.</p>



<p style="line-height:1.4;font-size:18px;"> Zihin bir kap gibidir. Neyle dolarsa, doldurulursa onu sahneye yansıtır. Zihinlerimizin öyle ya da böyle, bir şekilde doldurulduğundan söz ediyorum. Kendi doğal haline bırakılsa belki bugün olmazsa olmaz dedeğimiz alet edavatımız olmayacaktı ancak yapılıp edildiğimiz insanbiçimsel gerçekliği, dünyayı, sistemi  kör ve uyurgezer bir şekilde yapıp ediyor da olmayacaktık. Böyle bir dünya nasıl olurdu, neye benzerdi bilmiyorum, ama bildiğim nizam verilmek üzere bir nizamiyeden geçirildiğimiz&#8230; Bir çerçeveye, şablona sokulma/sokma operasyonudur bu. Özellikle de son on-on iki bin yıldır, Neolitik  (Tarım) Devrim dediğimiz  kalkışmadan bu yana devam eden bir adam etme, sözde ilkelden  (ilk eldir o) modernliğe, uygarlığa doğru giden bir yola sokma operasyonu&#8230;  Bu yol tamamen zihinsel bir kurgudur. Tamam, gerçektir, gerçek olmasına ama hayalidir. Yanılsamadır. Diyeceğim böyle bir yol yok. Uygun adım marş, marş yürütülüyoruz yalnızca. Bütünden uzaklaşmanın, bütünsel (total) olandan koparılmanın tarihidir uygarlık tarihi&#8230; Evcileştirilip esir düşürülmenin. Hadım edilmenin, sıkı sıkı kundaklanıp ilkel&#8217;den modernliğe doğru bir yola şartlandırılmanın. İlerliyoruz, gelişiyoruz yanılsamasıyla kendi aklı, bilinci, içgüdüleri olan bedenin aklının, bilincinin, içgüdülerinin alınıp güdükleştirilerek savunmasız bırakılışı&#8230; Yerine bir zihinselliğin, Zihindar&#8217;ın tezahürü sözde Hükümdar &#8216;ben&#8217; denilen hayali ve kurgusal bir şeyin koyuluşu&#8230; Narkoz altında  (ilerleme, gelişme, büyüme) essah organların çıkarılıp yerine din, millet, mit, insanbiçimsel anlam, değer ve kurallar, kültür, gelenek ve görnekler gibi hayali ve kurgusal  şeylerin koyulmasından söz ediyorum. Zihinsel bir gerçekliğin, dünyanın, sistemin öyle ya da böyle köleleri yapılışımızdan. </p>



<p style="line-height:1.4;font-size:18px;">Şu an olmakta olan tam da budur. Fiziksel gerçekliğe uyman zihinsel bir gerçekliğin büyümesini, gelişmesini sağlamaktan başka bir varlığımız yok. Yani var değiliz.  Daha doğrusu var, ama yok; yok, ama var bir boyutta dönüp duruyor, debelenip duruyor, çırpınıp duruyoruz. </p>



<p style="line-height:1.4;font-size:18px;">Bir girdap bu. İçeriden ve dışarıdan enerji akışlarının olmadığı kapalı bir kap. İlmeği olduğumuz ağ. Kapan. Tuzak. Yapılıp edildiğimiz gerçekliği, dünyayı, sistemi, bütünü yapıp ettiğimizin farkına varıp bunu kabul edinceye kadar Zihindar&#8217;ın birer uzvu ama sözde Hükümdar&#8217;lar olarak kör ve uyurgezer bir şekilde bu döngüde dönüp duracağız. </p>



<p style="line-height:1.4;font-size:18px;">Ah, evet Zihindar ve Hükümdar&#8217;ın ötesinde Şuurdar oturur. </p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/09/03/gunluk-19-ocak-2020-pazar-zihindar-ve-hukumdarin-otesinde-suurdar-oturur/">Günlük &#8211; 19 Ocak 2020, Pazar &#8211; Zihindar ve Hükümdar&#8217;ın ötesinde Şuurdar oturur</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2020/09/03/gunluk-19-ocak-2020-pazar-zihindar-ve-hukumdarin-otesinde-suurdar-oturur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4966</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2019 13:23:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aden]]></category>
		<category><![CDATA[akış]]></category>
		<category><![CDATA[becoming]]></category>
		<category><![CDATA[buyurgan]]></category>
		<category><![CDATA[cahil]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[dekadent]]></category>
		<category><![CDATA[evcil düştük]]></category>
		<category><![CDATA[flux]]></category>
		<category><![CDATA[hayat dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Miller]]></category>
		<category><![CDATA[insanbiçimsel]]></category>
		<category><![CDATA[John Zerzan]]></category>
		<category><![CDATA[kibirli]]></category>
		<category><![CDATA[kuarklar]]></category>
		<category><![CDATA[monolog]]></category>
		<category><![CDATA[Neolitik kalkışma]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[sexus]]></category>
		<category><![CDATA[sine qua non]]></category>
		<category><![CDATA[süreksiz akıl]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evcil düşürülmektense / düşmektense yok olmayı göze alabilen Neandertaller’dir benim atalarım “Akış (flux)”a, yani “oluş (becoming)”e katılan, kendini ona açan “olumlu”, “yaratıcı”, “hayat dolu” bir yapı parçacığı olarak mı hareket ediyorsun yoksa “çöküş (dekadent)” içinde “olumsuz”, “hasta” ve “süreksiz bir akıl” olarak mı? Soru bu ve hayati… Hayati, çünkü “içeriden ve dışarıdan enerji akışlarının” engellendiği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/12/evcil-dc3bcc59fc3bcrc3bclc3bcc59fc3bcmc3bczc3bcn-zorba-tarihi.png?w=462" alt="" class="wp-image-3723" width="347" height="631" /></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Evcil düşürülmektense / düşmektense yok olmayı göze alabilen Neandertaller’dir benim atalarım</strong></h4>



<p class="has-medium-font-size">“Akış (flux)”a, yani “oluş (becoming)”e katılan, kendini ona açan “olumlu”, “yaratıcı”, “hayat dolu” bir yapı parçacığı olarak mı hareket ediyorsun yoksa “çöküş (dekadent)” içinde “olumsuz”, “hasta” ve “süreksiz bir akıl” olarak mı?</p>



<p class="has-medium-font-size">Soru bu ve hayati… Hayati, çünkü “içeriden ve dışarıdan enerji akışlarının” engellendiği son derece kibirli, buyurgan, zorba, yani emperyalist ve aynı zamanda da cahil (cahil’i burada bütünden / dünyadan kopmak, bütüne yabancılaşmak anlamında kullanıyorum), başka bir söyleyişle de insanbiçimsel anlam, değer ve kurallarıyla (tipik bir monologdur) kapalı bir sisteme dönüştüğümüz artık kılavuz istemeyen bir köy. Doğrusu, nesnel gerçekliğe uymayan zihinsel bir yapılanmamız, gerçekliğimiz var. Tamam, yapılanmamız gerçek, ama hayali ve kurgusal.&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Çöküş, kapalı sistemlerin olmazsa olmaz (sine qua non) geleceğidir. Oysa çevremizde gördüğümüz her şey ucu açık bir evrenin ürünüdür. Örneğin, kendilerini an be an daha büyük bir bütün, yani ‘ben’ atomlara açan kutlu bir halktır kuarklar. Yalnızca kuarklar mı? Değil elbette. Atomlar, moleküllere, moleküller çevremizde gördüğümüz şeylere, çevremizde gördüğümüz, işittiğimiz, dokunduğumuz, kokusunu içimize çekip yediğimiz, içtiğimiz şeyler ise dünyaya açar kendilerini. Başka bir söyleyişle bütün bu şeyler, nesneler, bedenler dünya hakkında birer dünyadır.</p>



<p class="has-medium-font-size">Kapalı sistemler ancak laboratuarlarda olur. Kim bilir belki de deneye tutulduğumuz ya da kendimizi deneye tuttuğumuz bir laboratuardır dünya, olamaz mı? Ve imkân ve kabiliyetlerini tüketinceye kadar evirilen kapalı sistemler sandığımızdan çok daha hızlı ve hayal edilmesi imkânsız sonuçlarıyla birdenbire çökerler. Henry Miller, Sexus’ta “insanı dünyadan ayıran bu büyük camdan yapılmış pencerenin yok olduğunu görmek istiyorum ben. Tekrar balık olabilmek” diyordu, anımsayalım. Aha işte John Zerzan da “mecbur tutulduğumuz ölüm seferi” dediği bu durumun, <em>iki milyar yıl Aden’de yaşadıktan sonra son on-on iki bin yıldır, Neolitik (Tarım) kalkışmasından bu yana, </em>özellikle şiddetini ve baskısını artırdığını sık sık vurgular<em>, </em>hürmetler<em>.</em></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3722</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Neolitik (Tarım) kalkışması</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/10/08/neolitik-tarim-kalkismasi/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/10/08/neolitik-tarim-kalkismasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Oct 2019 08:13:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aden]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Miller]]></category>
		<category><![CDATA[John Zerzan]]></category>
		<category><![CDATA[Kapalı kap]]></category>
		<category><![CDATA[neolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Neolitik kalkışma]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm Seferi]]></category>
		<category><![CDATA[sexus]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3423</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kapalı sistemler (kaplar) ancak laboratuarlarda olur. Kim bilir belki de deneye tutulduğumuz ya da kendimizi deneye tuttuğumuz bir laboratuardır dünya, olamaz mı? Ve imkân ve kabiliyetlerini tüketinceye kadar evirilen kapalı sistemler sandığımızdan çok daha hızlı ve hayal edilmesi imkânsız sonuçlarıyla birdenbire çökerler. Henry Miller, Sexus’ta “insanı dünyadan ayıran bu büyük camdan yapılmış pencerenin yok olduğunu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/10/08/neolitik-tarim-kalkismasi/">Neolitik (Tarım) kalkışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kapalı sistemler (kaplar) ancak laboratuarlarda olur. Kim bilir belki de deneye tutulduğumuz ya da kendimizi deneye tuttuğumuz bir laboratuardır dünya, olamaz mı? Ve imkân ve kabiliyetlerini tüketinceye kadar evirilen kapalı sistemler sandığımızdan çok daha hızlı ve hayal edilmesi imkânsız sonuçlarıyla birdenbire çökerler. </p>



<p>Henry Miller, Sexus’ta “insanı dünyadan ayıran bu büyük camdan yapılmış pencerenin yok olduğunu görmek istiyorum ben. Tekrar balık olabilmek” diyordu, anımsayalım. Aha işte John Zerzan da “mecbur tutulduğumuz ölüm seferi” dediği bu durumun, <em>iki milyar yıl Aden’de yaşadıktan sonra son on-on iki bin yıldır, Neolitik (Tarım) kalkışmasından bu yana, </em>özellikle şiddetini ve baskısını artırdığını sık sık vurgular<em>, </em>hürmetler<em>.</em></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/10/08/neolitik-tarim-kalkismasi/">Neolitik (Tarım) kalkışması</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/10/08/neolitik-tarim-kalkismasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3423</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
