<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>parsifal arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/parsifal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/parsifal/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2020 09:27:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Alacalandı mı üzüm durmaz yürür şaraba sonrası şiir kerim</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2020/08/12/alacalandi-mi-uzum-durmaz-yurur-saraba-sonrasi-siir-kerim/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2020/08/12/alacalandi-mi-uzum-durmaz-yurur-saraba-sonrasi-siir-kerim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2020 09:27:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Alacalandı]]></category>
		<category><![CDATA[Gurnemanz]]></category>
		<category><![CDATA[parsifal]]></category>
		<category><![CDATA[şarap]]></category>
		<category><![CDATA[ulubirer]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Uzaylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[Üzüm]]></category>
		<category><![CDATA[valery]]></category>
		<category><![CDATA[Wagner]]></category>
		<category><![CDATA[Youtube]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zaman burada uzaylaşıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=4552</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zamanın çocuklarıyız. Anne ve babalarımız da zamanın çocukları. Parsifal&#8217;da ne deniyordu: &#8220;Zaman, burada uzaylaşıyor.&#8221; Ah, evet, Valery’nin dediği gibi “zaman inşadır”.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/08/12/alacalandi-mi-uzum-durmaz-yurur-saraba-sonrasi-siir-kerim/">Alacalandı mı üzüm durmaz yürür şaraba sonrası şiir kerim</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-medium-font-size">Zamanın çocuklarıyız. Anne ve babalarımız da zamanın çocukları. Parsifal&#8217;da ne deniyordu: &#8220;Zaman, burada uzaylaşıyor.&#8221; Ah, evet, Valery’nin dediği gibi “zaman inşadır”.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-rich wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Parsifal: Gurnemanz&#039;s Narration -- René Pape" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/j3gJvyNrK88?feature=oembed&#038;enablejsapi=1" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/08/12/alacalandi-mi-uzum-durmaz-yurur-saraba-sonrasi-siir-kerim/">Alacalandı mı üzüm durmaz yürür şaraba sonrası şiir kerim</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2020/08/12/alacalandi-mi-uzum-durmaz-yurur-saraba-sonrasi-siir-kerim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4552</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kaostan düzen doğar</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Dec 2019 17:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[alev]]></category>
		<category><![CDATA[ayların en zalimi]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[büyük boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[capra]]></category>
		<category><![CDATA[davul]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[dirim]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[eliot]]></category>
		<category><![CDATA[fiziğin taosu]]></category>
		<category><![CDATA[frijot capra]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[Isablle Stengers]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaostan düzene]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa armağan]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[parsifal]]></category>
		<category><![CDATA[şivanın raksı]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[universe]]></category>
		<category><![CDATA[uzak denge]]></category>
		<category><![CDATA[valery]]></category>
		<category><![CDATA[weber]]></category>
		<category><![CDATA[yaratma]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bir düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[yok etme]]></category>
		<category><![CDATA[zaman burada uzaylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[zaman inşadır]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanın Oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Frijot Capra’nın Fiziğin Tao’su (Fritjof Capra, Türkçesi: Kaan H. Ökten, Arıtan Yayınevi, İstanbul, 1991) adlı kitabının alt başlığı ilginçtir: Şiva’nın Raksı.&#160; Atom altı parçacıkların dansını Hint tanrısı Şiva’nın raksına benzeten Capra’nın, öncesinde yazdığı Şiva‘nın Raksı, adlı makalesinden çıkmıştır bu kitap (Yeni Bir Düşünce, Fritjof Capra, Türkçesi: Mustafa Armağan, Ağaç Yayıncılık, İstanbul, 1992). Dansla kaos arasında [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/">Kaostan düzen doğar</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/12/kaos-ters-dc3b6nmc3bcc59f-dc3bczendir.png?w=675" alt="" class="wp-image-3665" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Frijot Capra’nın <strong>Fiziğin Tao’su</strong> (Fritjof Capra, Türkçesi: Kaan H. Ökten, Arıtan Yayınevi, İstanbul, 1991) adlı kitabının alt başlığı ilginçtir: Şiva’nın Raksı.&nbsp; Atom altı parçacıkların dansını Hint tanrısı Şiva’nın raksına benzeten Capra’nın, öncesinde yazdığı <strong>Şiva‘nın Raksı</strong>, adlı makalesinden çıkmıştır bu kitap (Yeni Bir Düşünce, Fritjof Capra, Türkçesi: Mustafa Armağan, Ağaç Yayıncılık, İstanbul, 1992). Dansla kaos arasında doğrudan bir ilişki kurulabilir mi bilmiyorum ama Prigogine’den yola çıkarak dengedeyken kör olan maddenin uzak dengede uyanıp yakın / uzak çevresiyle dayanışmalara, işbirliğine giriştiğini biliyoruz. Ve burada bir düzen kırılması söz konusudur. Dengedeyken gerilen düzen büyük bir patlamayla (Big Bang) yayılıp dağılmaya başlar ki bu duruma uzak denge ya da kaos deriz. &nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Diğer yandan <strong>Kaostan Düzene</strong>’de Weber, Prigogine’ye “Şimdi bilim, Şiva’nın dansıyla sembolize edilebilir mi?”, diye sorar. Prigogine, “Evet, Hintli bir arkadaşımdan, Şiva’nın bir elinde bir müzik aletini, bir davulu; diğerinde ise bir alevi tuttuğunu duymuştum. Alev, yok etme; davul ise yaratmadır. Ruh, hem yok etmeyi hem de yaratmayı birleştiriyor”, diye cevap verir. Weber’in, Lama Goinda gibi Budist bilim insanlarından aktardığı üzere “… Şiva’nın dönüştürmeci kozmolojideki dinamik prensip olarak algılanmasıyla” Prigogine ve Stengers’in “kaostan düzen doğar” şeklindeki yaratıcı kâinatının birbirinden çok da uzak olmadığını söylemek mümkün.</p>



<p class="has-medium-font-size">Valery’nin dediği gibi “zaman inşadır”. Burada ilginç bir bilgi verebiliriz: Doğumları, yani inşaları uzun süren şeylerin ölümleri de uzun sürer. Bu şeyler görece olarak katı, sert ve hareketsiz görünen şeylerdir. Bir başka deyişle düzenli, dengede şeylerden, nesnelerden, bedenlerden söz ediyoruz. Örneğin dağlar, kayalıklar. Ancak dışın dışın olmasa da için için gıvışdayıp raks ettiklerini söyleyebiliriz. Şunu söylemeye çalışıyorum: Düzen ile kaos iç içedir. Mutlak, yüzde yüz bir düzen olmadığı gibi mutlak, yüzde yüz kaos da yoktur. Mutlak bir denge, yüzde yüz bir denge olsaydı hiçbir şey olmazdı, olmazdım, olmazdınız. Düzen kaosa bükülürken kaostan da düzen doğar. Şu anda kendi bedenlerimiz dahil etrafımızda gördüğümüz, işittiğimiz, dokunduğumuz, kokusunu içine çekip yediğimiz içtiğimiz her şey, her nesne dengedeyken gerilen enerjinin devasa bir tazyikle boşalıp yayılmasının, dağılmasının ürünü. Yukarıda demiştik Big Bang (Büyük Patlama) diye. Böyle denmesinin nedeni baştaki tazyikin şiddetinden dolayı. Değilse patlayan bir şey falan yok. Belki, ‘baharı karşı konulmaz kılan bir enerji biriktirir doğa, kışın’ dersem daha iyi anlaşılır. Ah, evet “ayların en zalimi” bu yüzden “Nisan”dır. Bana ne diyemezsin! Uyanıp ayağa kalkar, yani dirilirsin. Aha işte küçük bir büyük patlama.&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Parsifal’da ne deniyordu: “Zaman, burada uzaylaşıyor”.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/">Kaostan düzen doğar</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3664</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kendi kendine, kendini yaratan evren</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/04/14/kendi-kendine-kendini-yaratan-evren/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/04/14/kendi-kendine-kendini-yaratan-evren/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Apr 2019 06:34:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[molloy]]></category>
		<category><![CDATA[parsifal]]></category>
		<category><![CDATA[randomgame]]></category>
		<category><![CDATA[randomgrammar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=814</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluer Aydoğdu Mutlubaharlarevi, İzmir Gelişigüzel oyun (random game) şudur, bir, dünya/kainat/hayat düz, doğrusal, çizgisel (linear)&#160; bir hattı takip etmez, iki, ilerlemek, her şey çok güzel olacak, “kaygılanma, mutlu ol”, bunlar hikâyedir ve elimizde dalgalanmalardan, faz geçişlerinden, sendelemelerden, savrulup sürüklenmelerden başka bir şey yok, üç, hayat, denge dışı dağıtıcı bir süreçtir, dissipative, kendi kendine, kendini var [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/04/14/kendi-kendine-kendini-yaratan-evren/">Kendi kendine, kendini yaratan evren</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Uluer Aydoğdu</strong></p>



<p><strong>Mutlubaharlarevi, İzmir</strong></p>



<p>Gelişigüzel oyun (random game) şudur, bir, dünya/kainat/hayat düz,
doğrusal, çizgisel (linear)&nbsp; bir hattı takip etmez, iki, ilerlemek, her
şey çok güzel olacak, “kaygılanma, mutlu ol”, bunlar hikâyedir ve elimizde
dalgalanmalardan, faz geçişlerinden, sendelemelerden, savrulup sürüklenmelerden
başka bir şey yok, üç, hayat, denge dışı dağıtıcı bir süreçtir, dissipative,
kendi kendine, kendini var ettikçe var olup var oldukça da kendi kendine
kendini var eden self-organization, dört.<br>
<br>
Sağlıklıyken bir’dir (1) insan, tek parça deriz ya, öyle, yekpare bir bütün.
Ancak bu bütün gerçek değildir, Adorno’nun deyişiyle “Bütün, gerçek
olmayandır”. Pekiyi ve güzel; “bütün gerçek değilse”, gerçek/ler de bütün
değildir öyleyse. Burada, Bütün Olmayan Gerçek’ler’e, Gerçek Olmayan Bütün’ün
ters dönmüş hali demek mümkün. Şunu söylemeye çalışıyorum: Gerçek Olmayan Bütün
ile Bütün Olmayan Gerçek/ler arasında son derece karmaşık, dinamik ve doğrusal
olmayan bir geri besleme trafiği vardır. Benim de bu yazıda yapmaya çalıştığım gözlemlediğim
dünyadaki bir araya gelme, yapılanma ilkelerini keşfetmek. Bütün yapılanmalar
(formlar) “parçaların değil ilişkilerin bir araya gelmiş şeklidir.” Parsifal’de
dendiği gibi “zaman burada uzaylaşıyor”ken her şeyin karşılıklı olarak
birbirleriyle rastlaşıp, karşı karşıya gelip, çarpışıp yapıp ettiği bir Bütün
tarafından yapılıp edildiği bir örgütlenmeden söz ediyorum. Bütün yapıp
ettiklerimizin yapılıp edilme, bütün yapılıp edilmelerimizin yapıp etme
olduğundan. Tam da bu yüzden; bir (1),ikidir, değilse yoktur, hiç. Burada bir
uğrak yerimiz daha olacak: Beckett: Belki de Molloy’un dediği gibi bütün diye
bir şey yok, ya da ancak her şey sona erdikten sonra var. Bu argümanı ters
çevirerek pekala şöyle de diyebiliriz: Belki de bütün diye bir şey var, ya da
ancak her şey başlamadan önce yok. <br>
<br>
Başta her şey bütündü<br>
annemin memeleri, gökyüzü, kuşlar. </p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/04/14/kendi-kendine-kendini-yaratan-evren/">Kendi kendine, kendini yaratan evren</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/04/14/kendi-kendine-kendini-yaratan-evren/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">814</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
