<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>zorba arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/zorba/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/zorba/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 10 Apr 2023 07:18:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Çoktan ölüsün</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/04/10/coktan-olusun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 07:18:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülyal'lı Kızın Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>
		<category><![CDATA[anti-doğa]]></category>
		<category><![CDATA[ben kaç tım]]></category>
		<category><![CDATA[Kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[ölüsün]]></category>
		<category><![CDATA[uzay-zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=6120</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 Nisan 2023/Pazartesi/Refikam Dört boyutlu uzay-zamana gömülüsün. Dahası dil denilen bu şudur, şu budur diye kibirli, buyurgan, yani zorba ve cahil bir kafesin içindesin. Kallavi bir tarih ve coğrafya baskısı ve anti doğa kültürel, mitsel, ideolojik, dinsel dayatmalarla inşa edilmiş hayali ve kurgusal bir benin var.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/04/10/coktan-olusun/">Çoktan ölüsün</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>10 Nisan 2023/Pazartesi/Refikam</p>
<blockquote><p>Dört boyutlu uzay-zamana gömülüsün. Dahası dil denilen bu şudur, şu budur diye kibirli, buyurgan, yani zorba ve cahil bir kafesin içindesin. Kallavi bir tarih ve coğrafya baskısı ve anti doğa kültürel, mitsel, ideolojik, dinsel dayatmalarla inşa edilmiş hayali ve kurgusal bir benin var.</p></blockquote>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/04/10/coktan-olusun/">Çoktan ölüsün</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6120</post-id><enclosure url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/fb-img-1677022774905.jpg" length="36125" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>İçindeymişim meğerse içimde olanın</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2020/03/26/icindeymisim-megerse-icimde-olanin/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2020/03/26/icindeymisim-megerse-icimde-olanin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2020 13:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[anti-doğa]]></category>
		<category><![CDATA[buyurgan]]></category>
		<category><![CDATA[girdap]]></category>
		<category><![CDATA[kaçoş çizgisi]]></category>
		<category><![CDATA[kibirli]]></category>
		<category><![CDATA[kısır döngü]]></category>
		<category><![CDATA[ne için]]></category>
		<category><![CDATA[nereye kadar]]></category>
		<category><![CDATA[Niels Bohr]]></category>
		<category><![CDATA[Quad]]></category>
		<category><![CDATA[rampa]]></category>
		<category><![CDATA[Rilke]]></category>
		<category><![CDATA[rousseau]]></category>
		<category><![CDATA[Samuel Beckett]]></category>
		<category><![CDATA[toplum sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=4087</guid>

					<description><![CDATA[<p>I’m so afraid of peoples’s words. They say everything so clearly: And this is called dog, and that is called house, And here is the beginning and the end is there. Rilke Kültür, yani anti-doğa, var olanın, mevcut ve hazır olanın etrafını kibirli olduğu kadar buyurgan, zorba, cahil anlam, değer ve kurallarla, simge ve imgelerle [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/03/26/icindeymisim-megerse-icimde-olanin/">İçindeymişim meğerse içimde olanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2020/03/ic3a7indeymic59fim-mec49ferse-ic3a7imde-olanc4b1n1.jpg?w=1024" alt="" class="wp-image-4098" /></figure>



<figure class="wp-block-pullquote" style="border-color:#cf2e2e;"><blockquote class="has-text-color has-very-dark-gray-color"><p>I’m so afraid of peoples’s words.</p><p>They say everything so clearly:</p><p>And this is called dog, and that is called house,</p><p>And here is the beginning and the end is there.  </p><cite>Rilke</cite></blockquote></figure>



<p class="has-medium-font-size">Kültür, yani anti-doğa, var olanın, mevcut ve hazır olanın etrafını kibirli olduğu kadar buyurgan, zorba, cahil anlam, değer ve kurallarla, simge ve imgelerle çevirip böylece kendini sözde güvenli bir alana kapatmaktan başka bir şey değil. İlk elden (ilkel) olanın dolaylanmasından söz ediyorum. İlk elden olanın yerine düşüncelere, inançlara, mitlere, şablonlara takılıp kalmış saplantılı,  nevrozlu bir gerçekliğin ikame edilmesinden. Dünyanın sorgulanmayan verili bir şeye, gerçekliğe indirgenmesinden. </p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Jean Jacques Rousseau</strong>, iyi bilinen kitabı <strong>Toplum Sözleşmesi</strong>&#8216;nde birisinin gelip bir arazi parçasının etrafını çevirerek burası benim demesinde sorun olmadığını; asıl sorunun diğerlerinin bunu kabul etmesinde olduğunu vurgular. Bizi mahveden de bu olmuştur. Toplum Sözleşmesi budur işte. Yapılıp edildiğimiz gerçekliği uyurgezer bir şekilde körlemesine biz yapıyoruz. Senin, benim dışavrumum toplum. Öyledir, buyuran dil de etrafımıza insanbiçimsel bir duvar örer. Çık çıkabilirsen artık. Henry Miller, Sexus’ta “insanı dünyadan ayıran bu büyük camdan yapılmış pencerenin yok olduğunu görmek istiyorum ben. Tekrar balık olabilmek” der, bütün mis kokulu çiçekler ona.</p>



<p class="has-medium-font-size">&#8220;Her şeyin bir kabul olarak değil, bir soru olarak anlaşılması gerektiğini&#8221; söylüyordu Nobel ödüllü Danimarkalı fizikçi <strong>Niels Bohr</strong>. Tabii, &#8220;bu şudur, şu budur&#8221; diye ahkam kesip doğal olanın etrafını çitlerle çevirmiş bir dilin (iletişimden çok dikte eder dil, buyurur ve kendinden emindir) içinde bunu yapmak çok zor. Verili bir dünya, gerçeklik o kadar içimize işlemiş ki&#8230; Zaten toplum da, dünyamız da senin, benim, hepimizin dışavurumu, yansıması, yukarıda söylemiştik. </p>



<p class="has-medium-font-size">Bir eşik cini olduğundan hiç kuşku duymadığım <strong>Rilke</strong>, bakın:<br>&nbsp;<br>I’m so afraid of peoples’s words.<br>They say everything so clearly:<br>And this is called dog, and that is called house,<br>And here is the beginning and the end is there, </p>



<p class="has-medium-font-size">yani,</p>



<p class="has-medium-font-size"><em>İnsanların sözlerinden çok korkuyorum<br>Her şey o kadar açık ve net ki onlar için:<br>Örneğin bu köpek, şu ev diyorlar,<br>İşte burası başlangıç, şurası da son</em>.</p>



<p class="has-medium-font-size">diyor.<br> <br>Ah fırlatma rampam benim, kaçış çizgim  aldım kalp hizama koydum seni, akıl hizama, kaçış çizgisi hizama, sen çok yaşa emi!</p>



<p class="has-medium-font-size">Anbean yeni, diri ve doğal olanı, şimdi,  burada gürül gürül ve doludizgin akanı seçtim ben. Var olmaktan söz ediyorum, mevcut ve hazır olmaktan. </p>



<p class="has-text-align-left has-medium-font-size"><strong>Quad</strong> (Hangi Noktaya ya da Nereye Kadar?), 1980 yılında, <strong>Samuel Beckett</strong> tarafından yazılıp ertesi yıl da televizyon için çekilmiş bir oyun. Oyunda, “belirli bir koreografik düzene sahip (…) olay mahali” bir karedir ve ‘sınırlı değerler sistemine’ karşılık gelir. Dört oyuncu vardır ve bunlar (1, 2, 3, 4), her biri kendi belirli güzergâhlarında ilerleyerek verili alanı arşınlar. Bizler de tıpkı Quad oyununda olduğu gibi sahneye girip verili bir alanı, dünyayı sorgulamadan, öylece kabul edip yaşıyor (?) ve ayrılıyoruz. Oyuncular değişiyor, seriler başlayıp bitiyor ama verili alan hiç değişmiyor. Yapılıp edildiğimiz,  içinde dönüp, çırpınıp, debelenip durduğumuz gerçekliği/dünyayı yapıp ediyoruz çünkü. Şu an olmakta olan tam da bu. Ve bitecek, sonlanacak gibi görünmüyor. Peki, <strong>ne için</strong> ve <strong>nereye kadar</strong>?     </p>



<p class="has-medium-font-size">İçinde olduğumuz gerçeklik içimizde. <strong>İçindeymişim meğerse içimde olanın.</strong> Uyurgezer bir şekilde körlemesine yapıp ediyorum işte yapılıp edildiğim gerçekliği. </p>



<p class="has-medium-font-size">Var olanı, gerçekliği yargılamadan, karşılaştırma, yani olumlama ve değilleme yapmadan olduğu gibi, tek parça bir bütün olarak fark ettiğimde ise bir fark eden olurum.  İçinde dönüp, debelenip, çırpınıp durduğum bu girdaptan uyanıp/dirilip doludizgin akan nehre/varoluşa dönerek var olurum. Var olmak, var olanı bir bütün olarak fark etmek, onu olduğu gibi bilmektir. </p>



<p class="has-medium-font-size">Var olanı, gerçeği, kendini bilmiyorsan var, mevcut ve hazır olduğunu kimse söyleyemez. &#8220;Mevcudiyetten sürgünlük&#8221; diyor bu duruma John Zerzan. Nizam verilmek üzere ne idüğü aslında belirli bir &#8216;ilerleme şablonu&#8221; uyarınca itile kakıla geçirildiğimiz bir nizamiyeden başka bir şey değil uygarlaşmak, modernleşmek. Zerzan&#8217;ın saptamasıyla “mecbur tutulduğumuz ölüm seferi”&#8230;&nbsp;Bazen bir &#8220;deh&#8221; demenin kafi olduğu. </p>



<p class="has-medium-font-size">  <br>&nbsp;<br></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/03/26/icindeymisim-megerse-icimde-olanin/">İçindeymişim meğerse içimde olanın</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2020/03/26/icindeymisim-megerse-icimde-olanin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4087</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2019 13:23:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aden]]></category>
		<category><![CDATA[akış]]></category>
		<category><![CDATA[becoming]]></category>
		<category><![CDATA[buyurgan]]></category>
		<category><![CDATA[cahil]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[dekadent]]></category>
		<category><![CDATA[evcil düştük]]></category>
		<category><![CDATA[flux]]></category>
		<category><![CDATA[hayat dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Miller]]></category>
		<category><![CDATA[insanbiçimsel]]></category>
		<category><![CDATA[John Zerzan]]></category>
		<category><![CDATA[kibirli]]></category>
		<category><![CDATA[kuarklar]]></category>
		<category><![CDATA[monolog]]></category>
		<category><![CDATA[Neolitik kalkışma]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[sexus]]></category>
		<category><![CDATA[sine qua non]]></category>
		<category><![CDATA[süreksiz akıl]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evcil düşürülmektense / düşmektense yok olmayı göze alabilen Neandertaller’dir benim atalarım “Akış (flux)”a, yani “oluş (becoming)”e katılan, kendini ona açan “olumlu”, “yaratıcı”, “hayat dolu” bir yapı parçacığı olarak mı hareket ediyorsun yoksa “çöküş (dekadent)” içinde “olumsuz”, “hasta” ve “süreksiz bir akıl” olarak mı? Soru bu ve hayati… Hayati, çünkü “içeriden ve dışarıdan enerji akışlarının” engellendiği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/12/evcil-dc3bcc59fc3bcrc3bclc3bcc59fc3bcmc3bczc3bcn-zorba-tarihi.png?w=462" alt="" class="wp-image-3723" width="347" height="631" /></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Evcil düşürülmektense / düşmektense yok olmayı göze alabilen Neandertaller’dir benim atalarım</strong></h4>



<p class="has-medium-font-size">“Akış (flux)”a, yani “oluş (becoming)”e katılan, kendini ona açan “olumlu”, “yaratıcı”, “hayat dolu” bir yapı parçacığı olarak mı hareket ediyorsun yoksa “çöküş (dekadent)” içinde “olumsuz”, “hasta” ve “süreksiz bir akıl” olarak mı?</p>



<p class="has-medium-font-size">Soru bu ve hayati… Hayati, çünkü “içeriden ve dışarıdan enerji akışlarının” engellendiği son derece kibirli, buyurgan, zorba, yani emperyalist ve aynı zamanda da cahil (cahil’i burada bütünden / dünyadan kopmak, bütüne yabancılaşmak anlamında kullanıyorum), başka bir söyleyişle de insanbiçimsel anlam, değer ve kurallarıyla (tipik bir monologdur) kapalı bir sisteme dönüştüğümüz artık kılavuz istemeyen bir köy. Doğrusu, nesnel gerçekliğe uymayan zihinsel bir yapılanmamız, gerçekliğimiz var. Tamam, yapılanmamız gerçek, ama hayali ve kurgusal.&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Çöküş, kapalı sistemlerin olmazsa olmaz (sine qua non) geleceğidir. Oysa çevremizde gördüğümüz her şey ucu açık bir evrenin ürünüdür. Örneğin, kendilerini an be an daha büyük bir bütün, yani ‘ben’ atomlara açan kutlu bir halktır kuarklar. Yalnızca kuarklar mı? Değil elbette. Atomlar, moleküllere, moleküller çevremizde gördüğümüz şeylere, çevremizde gördüğümüz, işittiğimiz, dokunduğumuz, kokusunu içimize çekip yediğimiz, içtiğimiz şeyler ise dünyaya açar kendilerini. Başka bir söyleyişle bütün bu şeyler, nesneler, bedenler dünya hakkında birer dünyadır.</p>



<p class="has-medium-font-size">Kapalı sistemler ancak laboratuarlarda olur. Kim bilir belki de deneye tutulduğumuz ya da kendimizi deneye tuttuğumuz bir laboratuardır dünya, olamaz mı? Ve imkân ve kabiliyetlerini tüketinceye kadar evirilen kapalı sistemler sandığımızdan çok daha hızlı ve hayal edilmesi imkânsız sonuçlarıyla birdenbire çökerler. Henry Miller, Sexus’ta “insanı dünyadan ayıran bu büyük camdan yapılmış pencerenin yok olduğunu görmek istiyorum ben. Tekrar balık olabilmek” diyordu, anımsayalım. Aha işte John Zerzan da “mecbur tutulduğumuz ölüm seferi” dediği bu durumun, <em>iki milyar yıl Aden’de yaşadıktan sonra son on-on iki bin yıldır, Neolitik (Tarım) kalkışmasından bu yana, </em>özellikle şiddetini ve baskısını artırdığını sık sık vurgular<em>, </em>hürmetler<em>.</em></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3722</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
