Ne yapayım ben de böyle bir teşekkürüm dünyaya

Seken bir kurşunum babamın sıktığı / ne yapayım buradayım.

Bir bedende yaşıyorum. Tıpkı, ben olmayan diğer benler gibi. Şu tılsımlı, şu acayip kuarklar var ya bu işin asıl sorumlusu onlar. Onların sayesinde buradayım. Bir bildikleri olmalı ya da bana öyle geliyor. Kuarklar bir araya gelip nötron ve protonları oluşturuyor önce, yani çekirdeği. Sonra, çekirdeğin etrafında elektronlar turlamaya başlıyor, al sana atom. Atomlar ise birbirlerine bağlanarak molekülleri. Moleküller de dağları, gürül gürül akan nehirleri, kuşları, börtü böceği, yani etrafımda görüp işittiğim, dokunduğum, kokladığım, yediğim, içtiğim her şeyi. Gözyaşlarım dahil bütün şeyler, bütün nesne ve bedenler bu basit ve karmakarışık ilişkinin sonucu. Bay Pan Flüt, bir keresinde “bana bir ilişki ver, sana bir kâinat yaratayım” demişti.

Şöyle kalp irisi bir mana taneciği bulabilir miyim diye eşelendiğimdir

Uluer Aydoğdu
Kasım 2019, Mutlubaharlarevi, İzmir

Hayır, kendilerini daha büyük bir ben atomlara açan kutlu bir halktır kuarklar
atomlar geri mi kalır hiç, hayır
güzel atlarına atlayıp moleküllere katılırlar
hayır, etrafında gördüğün her şeyin yapım ve tamir işinde çalışıyor moleküller
hayır, şu lodos
şu taşın başında güneşlenen kertenkele
şu kokusunu içine çektiğin döş
avuçladığın toprak
işittiğin haykırışlar
dünya hakkında birer dünyadır
hayır, güneş sistemi hakkında bir sistemdir dünya
hayır, Samanyolu Gökadası hakkında bir adadır güneş sistemi
hayır, mehtaplı gecelerde hissedersin bazen
Sagittarius adlı kara delik hakkında bir deliktir Samanyolu Gökadası.

Hayır, evrenin içinde daha küçük evrenler var
hayır, bu küçük evrenlerin içinde daha küçükleri
hayır, sonsuza kadar sürüyor bu birbirini içeriye alıp alıp bütünleme süreci.

Evren, kendine benzer abicim.

Üvercinka, Aralık 2019, Sayı 62.

Kim yaptı bunları, atomlar

Uluer Aydoğdu

Güzel bahçeli seni koymuşlar buraya, bunu önüme
buyur etmişler işte kayısı ağaçlarını falan, kuşları, yağmuru
tamam, seni öpmedim henüz, atomların emri öperim de
valslar, tangolar, upuzun Ankara havaları, sızarım ve
sızdırırım ne varsam
neysem, ne kaldıysam
ikileme artık birle
sen yokken akşamlar şarabi ve buruk
her istikamete ayarlanabilirim, istikametler hoş gelmiş
yoldan çıkmalar hoş gelmiş, doğular batılar
işte kaybolmayalım diyedir bütün yörüngeler
sanmıyorum ki bir yere varacağım
varmak buranın işi değil
bir süre, sonra bir süre daha buradayım
atom altı tayfası ne derse o olacak
kanser falan
dağılıp gidiyoruz, bozunup gidiyoruz, savrulup
hayatımız yok ki bizim.

Bir halt değil bu
göğe bakmak falan hiç değil
iyisi mi biz gidip seviştirelim bedenlerimizi ölümü unutmak için
öyle umalım, ummak tehlikeli bir şey olsa da öyle yapalım
romantizm falan
ruhun değil bedenin kurtuluşuna inanalım.