Yolunda gitmeyen süreçler ve varoluşsal kimi şifreler (III)

Varoluşsal kimi şifreler

Uluer Aydoğdu

Rollo May, Yaratma Cesareti, adlı eşiz kitabında, ‘Yolunda Gitmeyen Süreçler’in varolan yapıya genellikle bir tehdit olarak alımlanarak ‘görüldüğü yerde ezilmeli” şeklinde bir anlayışla değerlendirildiğini vurgular. Pek denenmeyen, kabul görmeyen ayrıksı da diyebileceğimiz diğer bir anlayışa göre ise ‘Yolunda Gitmeyen Süreçler’ yaratıcı ve yenilikçi süreçlerin kaynağı olabilir. Hatta biraz daha ileri giderek ‘Yolunda Gitmeyen Süreçler’in var olan sistem tarafından var edildiğini, yaratıldığını düşünecek olursak, böyle bir keşifle, varoluşsal kimi şifreleri çözmeye biraz daha yakınlaşmış oluruz. Çünkü ‘Yolunda Gitmeyen Süreçler’i doğanın kurduğu cümleler olarak okuyabilirsek dünyanın, giderek kâinatın bizle diyalog içinde olduğunu söylemek sanırım abartı olmayacaktır. Ancak, öyle görünüyor ki, biz doğayla gerçek bir diyalog kurmaktansa kendimize göre, bize uygun bir doğanın peşindeyiz. Sorularımıza bize göre yanıtlar vermesini bekliyoruz doğadan. Oysa “Her gerçek diyalogda olduğu gibi yanıtlar çoğunlukla beklenene uymaz.” İşte, ‘görüldüğü yerde ezilmeli’ şeklinde algılanan ‘Yolunda Gitmeyen Süreçler’e bu şekilde bakarak belki de bindiğimiz dalı kesiyoruzdur. Hatta doğayı hayal kırıklığına uğrattığımızı bile söylemek mümkün. Yaratıcı ve yenilikçi olabilecek süreçlerin daha ilk baştan ortadan kaldırıldığını düşünsenize!