Bir bilinç gezintisi / Her Şeyin Teorisi / Singularity

Bir zamanlar yıldızın birinde tılsımlı bir kuarktın, aşağıyı ve yukarı kuarklarla birlikte ‘atom ve molekül yapım işi’nde çalışıyordun. Bir Pazar sabahı bir dağ yamacında bir eğrelti otu olarak salındığını hatırlıyorsun. Bir kuzgundun 1800’lı yıllarda, Poe’nin şiirine doğru süzülüşünü, dalışını hatırlıyorsun. Dahası var: Eşik cini tayfasından Krilov’un (Ecinniler) “insan ölümden korkmadığı gün özgür olacak” diye bu dünyadan salıverilme pelerinini üzerine giydirişini hatırlıyorsun. Aldı varoluş cini olduğundan hiç kuşku duymadığın Mephisto, Goethe eliyle: “Hep yadsıyan o ruhum ben/ çünkü oluşan her şey,/ yok olmayı hak eder” diye/ uçsuz bucaksız bir ovayı/ pat’tadan önüne bırakıvermişti bir sabah/ bunu hatırlıyorsun/ o ovada gezinirken/ “doğum, dışa ölmekse/ içe doğmaktır ölüm”, demiştin sen de. Sonraları, karanlık ve dar bir geçitten geçerek bu rahme geldiğini fark ettin -rahimden rahme-, o sırada yaşadığın sürtünmeyi, karanlığı, itilip kakılmayı hatırlıyorsun. Dünyaya geldiğinde ilk nefesi alınca oksijenin ciğerini nasıl yaktığını… Boğulmuştun, ama doğru söylüyorsun hakikaten boğulmuştun, öyledir insan boğularak doğar boğularak ölür.

http://aykiriakademi.com/dusunce-balonu/dusunce-balonu-gorus-analiz/herseyin-teorisi-burasi-sicrama-diyari-uluer-aydogdu

Burası sıçrama diyarı aşkın sapağına, uğur böceğinin yanına, huzur ağacının gölgesine

Bir zamanlar yıldızın birinde tılsımlı bir kuarktın, diğerleriyle birlikte ‘atom ve molekül yapım işi’nde çalışıyordun. Bir nehrin kenarında eğrelti otu olarak salındığını hatırlıyorsun.  Bir kuzgundun 1800’lı yıllarda, Poe’nin şiirine (Raven) doğru süzülüşünü…

Şöyle kalp irisi bir mana taneciği bulabilir miyim diye eşelendiğimdir

Uluer Aydoğdu
Kasım 2019, Mutlubaharlarevi, İzmir

Hayır, kendilerini daha büyük bir ben atomlara açan kutlu bir halktır kuarklar
atomlar geri mi kalır hiç, hayır
güzel atlarına atlayıp moleküllere katılırlar
hayır, etrafında gördüğün her şeyin yapım ve tamir işinde çalışıyor moleküller
hayır, şu lodos
şu taşın başında güneşlenen kertenkele
şu kokusunu içine çektiğin döş
avuçladığın toprak
işittiğin haykırışlar
dünya hakkında birer dünyadır
hayır, güneş sistemi hakkında bir sistemdir dünya
hayır, Samanyolu Gökadası hakkında bir adadır güneş sistemi
hayır, mehtaplı gecelerde hissedersin bazen
Sagittarius adlı kara delik hakkında bir deliktir Samanyolu Gökadası.

Hayır, evrenin içinde daha küçük evrenler var
hayır, bu küçük evrenlerin içinde daha küçükleri
hayır, sonsuza kadar sürüyor bu birbirini içeriye alıp alıp bütünleme süreci.

Evren, kendine benzer abicim.

Üvercinka, Aralık 2019, Sayı 62.

Mualla

Uluer Aydoğdu

İzmir körfezi bana bakıyor Mualla
yumuşacık oluyor akşam birdenbire
ılık sular dökülüyor tenime
yayıyorsun aşkını, ilmeğini, kahrını
dinle bak
kalbim atmaya başladı yeniden
kuark, kuark, kuark.

Bir kertenkeleye rastladım geçenlerde
ondan bana
benden ona bir şefkat aktı
senle göz göze geldim
kırlangıç sürüsü uçuyor sandım tabii
uzanıp çaldım çığlıklarını.

Sıracalıyım
hafif meşrebim
alacalı
şuuraltımdan kalkan her gemi
cinnet taşıyor sana Mualla.

Daha bir güzelleşiyorsun saçlarını kurularken
kırılıyor dallar meyveden
kırları bir araya toplasam
çardakları, billurları
bir Mualla etmez.

Yağmurlar ne ola ki!

Arkana bakma Mualla
ser kayısılarını
kurusunlar güneşte
göster memelerini
çıldırayım.

Yeryüzü Yeniği, Zımba Kitap, Bursa, 2013.