Ulu’s workshop

Driftwood şeyler, palet şeyler, şiir şeyler, umut şeyler, gelecek şeyler… Öylesine, başıboş ve Hülya’lı.

Birkaç ısırık Yeryüzü Yeniği‘nden:

aşkı göndere çeken
en eski yeni gramerdir ter
Yunus bahçesidir
kalp ormanı, emek tarlası, vicdan otlağı

çıraklar ki kahramandır
alkışlamalı her birini
Nevyork’ta, Basmahane’de, Kordoba’da
barut mu, aha işte kalbim
dişlenmiştir
oradan fışkırır Hülya
beyaz badanalı ahlak, oradan
pembe panjurlu dirim, oradan

bakalım, neymiş derdi yabanarısının
dem almalı arasız çabasından karıncanın
sancak alıp ol yanımızda taşımalı
büyü değildir de nedir alev
ne yapıp edip korumalı
icap ettiğinde, edecektir illaki
gözünü kırpmadan ateşe
sözünü kırpmadan kağıda atılmalı
pek hicâzkar, pek mahir bir kuştur cesaret
bi gayret
kınalı ayakları görünce ah etmeyen üzüm gibi
şaraba yürümeli durmadan

yoldan çıkan başka bir yol arıyordur kendine
başka bir diyar, başka bir matematik
böyle bakmalı bir de, yaşamalı inadına
iyice öğrenmeli atomları, elektronları
protonlara çalışmalı
kuarklara varıp sormalı
hayat ne iştir kuzum diye