<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oluş arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/olus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/olus/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Jul 2024 10:40:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.3</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Oluş için grizgah ya da manifesto -Kendi kendine kendini dölle(ye)meyenler atılıp gider-</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2024/07/07/kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jul 2024 10:25:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzü Yeniği]]></category>
		<category><![CDATA[döllemek]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[grizgah]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[özyapım]]></category>
		<category><![CDATA[özyıkım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=7999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hem özyapım hem özyıkımdır insan<br />
her an kendi şölenini kutlayıp<br />
her an kendi yasını tutan.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2024/07/07/kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/">Oluş için grizgah ya da manifesto -Kendi kendine kendini dölle(ye)meyenler atılıp gider-</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Oluş için grizgah ya da manifesto</strong><br />
<strong>-Kendi kendine kendini dölle(ye)meyenler atılıp gider-</strong></p>
<p><strong><em>Fonda sıracalı ve alacalı bir neyin eşliğinde Koro:</em></strong></p>
<p>Hem özyapım hem özyıkımdır insan<br />
her an kendi şölenini kutlayıp<br />
her an kendi yasını tutan.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hayat, hayatta kalmaktan daha çok “… bir olanaklar alanı, seçim yapmaya (…) bir davettir.”<a href="#_ftn1" name="_ftnref1"><em><sup><strong>[1]</strong></sup></em></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnsan dünyayı ve kâinatı dışlayan bir içe kapanmıştır. Kendi kendine, kendini ‘içleyen’ bir dışarıdadır epeydir.</p>
<p>Kâinatın büyüsünü (kendi kendine, kendini soluyup, kendi kendine, kendini var edip var olan) dışarıda duran bir ‘efendiyle’, &#8216;otoriteyle&#8217; bozan insan kendi kendine, kendini, kendine (içeriden ve dışarıdan enerji akışlarının olmadığı kapalı bir alan) kapatıp kuşatmıştır.</p>
<p>Cyrano de Bergerac’ın <strong>L’Autre Monde, ou les états et empires de la lune du soleil</strong> adlı eserinde “bir ay filozofu Cyrano’ya dünyanın sonsuzluğundan, bu güzel ve düzen içinde çalışan koca evrenin kendi kendini yaratmış olduğunu da hayal edemeyen insan aklının <strong>Yaratılış</strong> <strong>düşüncesine</strong> başvurmak zorunda kaldığından” söz eder. Kendinde, kendi kendine, kendini var eden, var ettikçe de var olan ve var oldukça da var etmeye devam eden, yani durmayarak duran bir organizmayı hayal edemeyen insan, dizinin dibinden ayrılamadığı <strong>Yaratılış</strong> <strong>düşüncesine</strong> takılıp kalmıştır.</p>
<p>İnsanın, dışarının olmadığı bir içte/ içerinin olmadığı bir dışta -içerini ve dışarının ötesinde- oluştuğunun farkına varması sağlanmalıdır. Ancak ille de ikilikse buyurun, bir de buradan yakın, birgaripsigarayakış<strong>, </strong>fonda<strong> Schubert’in Piyanolu üçlüsü (</strong>Andante con moto, Piano Trio No. 2): Doğum dışa ölmekse ölüm içe doğmaktır.</p>
<p><strong>Schubert’in Piyanolu üçlüsü, </strong>çünkü, geçenlerde bir daha dinlerken, Marx, duyu organlarını çözümleyip insan-doğa içkinliğini “kulak,  sesli nesne müzikal olduğu zaman insanileşir” diye göstermişti,</p>
<p><em>Karşıt maddeden bir evde/karşıt güneşin vurduğu/karşıt bir masada /karşıt kahvaltımı yaparken/bütün ama gerçek/gerçek ama bütün olmayan/bir var bir yokşeyi atıştırdığımı/neysem, ne kadarsam/zihnimden yansıyarak/ bilincime, yani sahneye, perdeye çıkıp/gözlerimle tamamlanan uzay-zamanı yiyip içtiğimi </em>farkettim:</p>
<p><em>Böylelikle ben mümkün oluyordum/böylelikle rüzgâr esiyor, arabalar ilerliyor, yağmur yağıyordu/anahtar açıkken oluyordu bütün bunlar/zihin, bilinç, göz hattında dönüp duran bir trafik işte/bu kapalı devre sistemin/dalgalanma işlevini çökertip var ettiği/matematiksel bir kesitten başka bir şey değildi şu baktığım kaktüs/sahile kadar indiğimde/birer temsil olan evlerin, ağaçların, arabaların arasından/bir matematiği yürüyor/ağzını öptüğümde sarhoş edici bir matematikle kendimden geçiyordum/iç açılarının toplamı aşk olan tılsımlı bir geometriydin sen/önüme sonsuzluğun matematiğini koyuyordun daima/bir uzay-zamandan diğerine taşınıyor/faz geçişleri yapıyordum böylelikle /aşk halinden meşk haline/meşk halinden kuş haline/tatlı, ılık ve billurdan bir matematikti dokunduğum tenin/matematiği olmayan. </em></p>
<p><strong>Schubert’in Piyanolu üçlüsü</strong>’nde<strong> (</strong>Andante con moto, Piano Trio No. 2) piyano, keman ve çello üç ayrı kişidir ve bir yollu karşılaşmışlardır, rastlaşmalar güzeldir ve birbirleriyle muhabbete girişirler. Bu muhabbetten, bu etkileşimden anbean yeniden yapılanan bir örüntü oluşur. Ve bu örüntüler her seferinde bu üç enstrümanın toplamından daha fazla ve farklı konfigürasyonlardır. Tıpkı zihin, bilinç ve göz hattında işleyen trafiğin var ettiği örüntüler gibi. Bu yüzden tam tuttum, yakaladım derken bir anda avucumuzdan kayıp gider hayat, tam anladım derken başka bir şey oluverir.</p>
<p>Peki, öyleyse hayatın en üstün nesnesi nedir? Lawrence, “edebiyatın en üstün nesnesi, gitmek, gitmek, kaçıp kurtulmak, ufku geçmek, başka bir hayata girmek” diyordu. Bu doğrultuda doğmak da batmak da (ölmek) burada kalmamak, oluşmak, yerinde durmamaktır. Örneğin, “İşte Melville, kendini pasifiğin ortasında nasıl bulduysa” biz de kendimizi varoluşun ortasında öyle buluruz. Tıpkı Melville gibi “ufuk çizgisini geçeriz” her defasında. Doğum, batım; batım, doğumdur, burada kalmamak, kaçış çizgisi yapmak, “yersizyurdsuzlaşmaktır.”  Bunun ne olduğunu bilmeden yaşamak, belki de en önemli sorunumuz.</p>
<p>Ölümden daha doğumcul/doğumdan daha ölümcül bir kaçış çizgisi yok. Yani, birbirlerini tersten ‘aynalarlar’. Birbirlerini dışarlayıp, dışarlayan her şeyde olduğu üzere birbirlerini bütünlerler. Tıpkı cana kıymak ve yaratmak gibi.</p>
<p>Doğuşup doğuşup ölüşür, ölüşüp ölüşüp doğuşuruz ve bu usuldendir ve varoluşsal bir ders.</p>
<p>Sınırlı sistemler sonsuz ikilikler üretir. Bu <em>İskambil Kâğıtları Kulesi</em>’ni yıkmak için aradan herhangi bir kâğıdı çekmek yeterli olacaktır.</p>
<p>Amacımız ikiliklerin ötesinde bütün, ama gerçek, gerçek ama bütün olmayanın, varoluşun çoklu anlamı.</p>
<p>Öyleyse yoldan çık, seni yolda tutan, sanki varılacak bir yer varmış gibi, yolun iki tarafındaki bariyerleri yık.</p>
<p>İyi ve kötü iki horgörüdür.</p>
<p>Mesele varmak değildir, çünkü varılacak bir yer yok. Varamamak -zarların yuvarlanıyor oluşu-, bundan daha varoluşsal bir eylem olamaz, bir yola indirgenmek değil, dünyaya yayılıp dünyanın bize yayılmasıdır, çapraz koşular, alıp kaçmalar, kaçırılıp alınmalar.</p>
<p>Dünyayı, kâinatı ve elbette kendini 1 (bir), ama bir dolu/ bir dolu 1 (bir) gibi düşün.</p>
<p>Her kim ki kendi kendine, kendi canına kıyarsa kendi kendine kendini yaratmış olur ve bu, hiç kuşkusuz her seferinde yeni bir dünyadır.</p>
<p>Daima varlıkla yokluk arasında olacağız. Bu ortada kalmak değil ortada oluş demektir. Bir dalgalanma düzeneği, kıyıya vurup kaçma aleti, tahterevalli.</p>
<p>Yapıp ettiklerim kadarım. Yapıp ettiklerim kadar yapılıp edilirim ancak tek başına da değilim. Yani kâinatın ve dünyanın bütün oyuncuları da işin içinde. O gerçek olmayan bütünü ya da bütün olmayan gerçeği ikna etmeliyim.</p>
<p>Gerçek olamayacak kadar bütün, bütün olmayacak kadar gerçek oluş.</p>
<p>Göçebelerin daima burada kalmama berraklığı! Durmayarak durma ya da burada kalmayarak bir ‘burada kalış’ var.</p>
<p>Bu bir girizgâh mı? Yıkımı yıkmak, bitmeyi bitirmek için. <em>Çünkü “… </em>küçük veya büyük bir grubun liderinden Amerika Birleşik Devletleri’nin Cumhurbaşkanına kadar, psikiyatrdan genel müdüre kadar, bunlar aşkınlık darbeleriyle iş görürler…” ve “… onlar mahvetme ve örgütleme görevlerini çiğ bir vahşetle yürütürler.”<a href="#_ftn2" name="_ftnref2"><sup>[2]</sup></a></p>
<p><strong><em>Aldı sözü </em></strong><strong><em>bir varoluş cini olduğundan hiç kuşku duymadığım Goethe; Mephisto eliyle Faust’ta:</em></strong></p>
<p><em>“Hep yadsıyan o ruhum ben!</em></p>
<p><em> Çünkü oluşan her şey,</em></p>
<p><em> Yok olmayı hak eder…” </em></p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1"><sup>[1]</sup></a>Henri Pousseur, SCAMBİ, adlı müzik parçasıyla ilgili olarak şunları söyler: “ SCAMBİ, bir müzik parçası olmaktan çok bir olanaklar alanı, seçim yapmaya açık bir davettir.&#8221; Açık Yapıt, Umberto ECO, Can Yayınları, İstanbul, 2001.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2"><sup>[2]</sup></a> Les années de démolition (Yıkım Yılları), F. Châtelet, s. 263/Kapitalizm ve Şizofreni 1, Gilles Deeuze – Felx Guattari, s. 10.</p>
<p>7 Temmuz 2014.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2024/07/07/kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/">Oluş için grizgah ya da manifesto -Kendi kendine kendini dölle(ye)meyenler atılıp gider-</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7999</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hiçinin dışavurumudur dünya</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/12/17/hicinin-siirevurumudur-dunya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Dec 2023 13:07:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya'lı Kırlangıç Uşakları Sokağı]]></category>
		<category><![CDATA[Hülyal'lı Kızın Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>
		<category><![CDATA[aşkavurum]]></category>
		<category><![CDATA[dışavurum]]></category>
		<category><![CDATA[hiç]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[şiirevurum]]></category>
		<category><![CDATA[umman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=7262</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yapıp ettiklerimin döküldüğü bir umman var beni yapıp eden oluş yanımı getirdim sana, hınca hınç direniş yanımı içeriyi dışarılayıp dışarıyı içerleyerek var’ı oy, oy tersinden bakarsan yok’u getirdim hiçinin dışavurumudur dünya ta içinin şiirevurumu, aşkavurumu&#8230; yapıp ettiklerimin döküldüğü bir umman var beni yapıp edenoluş yanımı getirdim sana, hınca hınç direniş yanımıiçeriyi dışarılayıp dışarıyı içerleyerekvar’ıoy, oytersinden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/12/17/hicinin-siirevurumudur-dunya/">Hiçinin dışavurumudur dünya</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Yapıp ettiklerimin döküldüğü bir umman var beni yapıp eden<br />
oluş yanımı getirdim sana, hınca hınç direniş yanımı<br />
içeriyi dışarılayıp dışarıyı içerleyerek<br />
var’ı<br />
oy, oy<br />
tersinden bakarsan yok’u getirdim<br />
hiçinin dışavurumudur dünya<br />
ta içinin<br />
şiirevurumu, aşkavurumu&#8230;</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">yapıp ettiklerimin döküldüğü bir umman var beni yapıp eden<br />oluş yanımı getirdim sana, hınca hınç direniş yanımı<br />içeriyi dışarılayıp dışarıyı içerleyerek<br />var’ı<br />oy, oy<br />tersinden bakarsan yok’u getirdim<br />hiçinin, ta içinin dışavurumudur dünya<br />şiirevurumu, aşkavurumu <a href="https://t.co/QDSAmF1KRK">pic.twitter.com/QDSAmF1KRK</a></p>
<p>&mdash; Uluer Aydoğdu/Yeryüzü Yeniği (@ulueraydogdu) <a href="https://twitter.com/ulueraydogdu/status/1736077071653146906?ref_src=twsrc%5Etfw">December 16, 2023</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/12/17/hicinin-siirevurumudur-dunya/">Hiçinin dışavurumudur dünya</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7262</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Oluşun varlığı</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/09/30/olusun-varligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2023 19:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Hülyal'lı Kızın Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[Kanat]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[Var]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=6986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kuş gibi kanat çırpıyor, kuş gibi şakıyor, kuş gibi yerinde duramıyor, yani kuş gibi davranıyorsa varoluştur o.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/09/30/olusun-varligi/">Oluşun varlığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuş gibi kanat çırpıyor, kuş gibi şakıyor, kuş gibi yerinde duramıyor, yani kuş gibi davranıyorsa varoluştur o.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/09/30/olusun-varligi/">Oluşun varlığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6986</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Oluşa yerleşmiş kuş diyorum sana, kuşa yerleşmiş oluş</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/07/07/superzerdust/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jul 2023 18:03:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[aforizma]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Hülyal'lı Kızın Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[süperzerdüşt]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanın Oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=6743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Oluşa yerleşmiş kuş diyorum sana, kuşa yerleşmiş oluş. Israrla geleceği gösteriyor zamanın oku, geleceği göstermiyorsa ona ne kuş, ne şiir, ne de aşk diyebiliyorum. Yarın yoksa madde kördür çünkü, uyurgezerdir, böyle buyuruyor Ilya Prigogine, zırzerdüşt’ur. Oluşa yerleşmiş kuş diyorum sana, kuşa yerleşmiş oluş. Israrla geleceği gösteriyor zamanın oku, geleceği göstermiyorsa ona ne kuş, ne şiir, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/07/07/superzerdust/">Oluşa yerleşmiş kuş diyorum sana, kuşa yerleşmiş oluş</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Oluşa yerleşmiş kuş diyorum sana, kuşa yerleşmiş oluş. Israrla geleceği gösteriyor zamanın oku, geleceği göstermiyorsa ona ne kuş, ne şiir, ne de aşk diyebiliyorum. Yarın yoksa madde kördür çünkü, uyurgezerdir, böyle buyuruyor Ilya Prigogine, zırzerdüşt’ur.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Oluşa yerleşmiş kuş diyorum sana, kuşa yerleşmiş oluş. Israrla geleceği gösteriyor zamanın oku, geleceği göstermiyorsa ona ne kuş, ne şiir, ne de aşk diyebiliyorum. Yarın yoksa madde kördür çünkü, uyurgezerdir, böyle buyuruyor Ilya Prigogine, zırzerdüşt’tur. <a href="https://t.co/hkeAqBKjm4">pic.twitter.com/hkeAqBKjm4</a></p>
<p>&mdash; Uluer Aydoğdu/Yeryüzü Yeniği (@ulueraydogdu) <a href="https://twitter.com/ulueraydogdu/status/1677079218855747585?ref_src=twsrc%5Etfw">July 6, 2023</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/07/07/superzerdust/">Oluşa yerleşmiş kuş diyorum sana, kuşa yerleşmiş oluş</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6743</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2019 13:23:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Aden]]></category>
		<category><![CDATA[akış]]></category>
		<category><![CDATA[becoming]]></category>
		<category><![CDATA[buyurgan]]></category>
		<category><![CDATA[cahil]]></category>
		<category><![CDATA[çöküş]]></category>
		<category><![CDATA[dekadent]]></category>
		<category><![CDATA[evcil düştük]]></category>
		<category><![CDATA[flux]]></category>
		<category><![CDATA[hayat dolu]]></category>
		<category><![CDATA[Henry Miller]]></category>
		<category><![CDATA[insanbiçimsel]]></category>
		<category><![CDATA[John Zerzan]]></category>
		<category><![CDATA[kibirli]]></category>
		<category><![CDATA[kuarklar]]></category>
		<category><![CDATA[monolog]]></category>
		<category><![CDATA[Neolitik kalkışma]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[sexus]]></category>
		<category><![CDATA[sine qua non]]></category>
		<category><![CDATA[süreksiz akıl]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<category><![CDATA[zorba]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evcil düşürülmektense / düşmektense yok olmayı göze alabilen Neandertaller’dir benim atalarım “Akış (flux)”a, yani “oluş (becoming)”e katılan, kendini ona açan “olumlu”, “yaratıcı”, “hayat dolu” bir yapı parçacığı olarak mı hareket ediyorsun yoksa “çöküş (dekadent)” içinde “olumsuz”, “hasta” ve “süreksiz bir akıl” olarak mı? Soru bu ve hayati… Hayati, çünkü “içeriden ve dışarıdan enerji akışlarının” engellendiği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/12/evcil-dc3bcc59fc3bcrc3bclc3bcc59fc3bcmc3bczc3bcn-zorba-tarihi.png?w=462" alt="" class="wp-image-3723" width="347" height="631" /></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Evcil düşürülmektense / düşmektense yok olmayı göze alabilen Neandertaller’dir benim atalarım</strong></h4>



<p class="has-medium-font-size">“Akış (flux)”a, yani “oluş (becoming)”e katılan, kendini ona açan “olumlu”, “yaratıcı”, “hayat dolu” bir yapı parçacığı olarak mı hareket ediyorsun yoksa “çöküş (dekadent)” içinde “olumsuz”, “hasta” ve “süreksiz bir akıl” olarak mı?</p>



<p class="has-medium-font-size">Soru bu ve hayati… Hayati, çünkü “içeriden ve dışarıdan enerji akışlarının” engellendiği son derece kibirli, buyurgan, zorba, yani emperyalist ve aynı zamanda da cahil (cahil’i burada bütünden / dünyadan kopmak, bütüne yabancılaşmak anlamında kullanıyorum), başka bir söyleyişle de insanbiçimsel anlam, değer ve kurallarıyla (tipik bir monologdur) kapalı bir sisteme dönüştüğümüz artık kılavuz istemeyen bir köy. Doğrusu, nesnel gerçekliğe uymayan zihinsel bir yapılanmamız, gerçekliğimiz var. Tamam, yapılanmamız gerçek, ama hayali ve kurgusal.&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Çöküş, kapalı sistemlerin olmazsa olmaz (sine qua non) geleceğidir. Oysa çevremizde gördüğümüz her şey ucu açık bir evrenin ürünüdür. Örneğin, kendilerini an be an daha büyük bir bütün, yani ‘ben’ atomlara açan kutlu bir halktır kuarklar. Yalnızca kuarklar mı? Değil elbette. Atomlar, moleküllere, moleküller çevremizde gördüğümüz şeylere, çevremizde gördüğümüz, işittiğimiz, dokunduğumuz, kokusunu içimize çekip yediğimiz, içtiğimiz şeyler ise dünyaya açar kendilerini. Başka bir söyleyişle bütün bu şeyler, nesneler, bedenler dünya hakkında birer dünyadır.</p>



<p class="has-medium-font-size">Kapalı sistemler ancak laboratuarlarda olur. Kim bilir belki de deneye tutulduğumuz ya da kendimizi deneye tuttuğumuz bir laboratuardır dünya, olamaz mı? Ve imkân ve kabiliyetlerini tüketinceye kadar evirilen kapalı sistemler sandığımızdan çok daha hızlı ve hayal edilmesi imkânsız sonuçlarıyla birdenbire çökerler. Henry Miller, Sexus’ta “insanı dünyadan ayıran bu büyük camdan yapılmış pencerenin yok olduğunu görmek istiyorum ben. Tekrar balık olabilmek” diyordu, anımsayalım. Aha işte John Zerzan da “mecbur tutulduğumuz ölüm seferi” dediği bu durumun, <em>iki milyar yıl Aden’de yaşadıktan sonra son on-on iki bin yıldır, Neolitik (Tarım) kalkışmasından bu yana, </em>özellikle şiddetini ve baskısını artırdığını sık sık vurgular<em>, </em>hürmetler<em>.</em></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (I)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-i/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3722</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dengedeyken uzak dengeye, uzak dengedeyken dengeye koşturan kararsızlıkta kararlı bir organizmadır kâinat</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/07/30/dengedeyken-uzak-dengeye-uzak-dengedeyken-dengeye-kosturan-kararsizlikta-kararli-bir-organizmadir-kainat/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/07/30/dengedeyken-uzak-dengeye-uzak-dengedeyken-dengeye-kosturan-kararsizlikta-kararli-bir-organizmadir-kainat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2019 11:59:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[akış]]></category>
		<category><![CDATA[being]]></category>
		<category><![CDATA[biçim]]></category>
		<category><![CDATA[Çince]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[distant equilibrium]]></category>
		<category><![CDATA[equilibrium]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kanat]]></category>
		<category><![CDATA[kararlı]]></category>
		<category><![CDATA[kararsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[not parts]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[organizma]]></category>
		<category><![CDATA[parçalar]]></category>
		<category><![CDATA[relationship]]></category>
		<category><![CDATA[relationships]]></category>
		<category><![CDATA[Sanskiritçe]]></category>
		<category><![CDATA[Sanskrit]]></category>
		<category><![CDATA[uzak denge]]></category>
		<category><![CDATA[varlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=2916</guid>

					<description><![CDATA[<p>Varlık, Çincede oluş, akış demektir. Sanskiritçede biçim sözcüğü yerine ilişki sözcüğü var. Parçaların değil ilişkilerin bir araya gelişiyiz.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/30/dengedeyken-uzak-dengeye-uzak-dengedeyken-dengeye-kosturan-kararsizlikta-kararli-bir-organizmadir-kainat/">Dengedeyken uzak dengeye, uzak dengedeyken dengeye koşturan kararsızlıkta kararlı bir organizmadır kâinat</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Varlık, Çincede oluş, akış demektir. Sanskiritçede biçim sözcüğü yerine ilişki sözcüğü var. Parçaların değil ilişkilerin bir araya gelişiyiz.  </p></blockquote>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/30/dengedeyken-uzak-dengeye-uzak-dengedeyken-dengeye-kosturan-kararsizlikta-kararli-bir-organizmadir-kainat/">Dengedeyken uzak dengeye, uzak dengedeyken dengeye koşturan kararsızlıkta kararlı bir organizmadır kâinat</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/07/30/dengedeyken-uzak-dengeye-uzak-dengedeyken-dengeye-kosturan-kararsizlikta-kararli-bir-organizmadir-kainat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2916</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Oluş için grizgah-Kendi kendine kendini dölle(ye)meyenler atılıp gider-</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/06/30/olus-icin-grizgah-kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/06/30/olus-icin-grizgah-kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Jun 2019 20:05:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Châtelet]]></category>
		<category><![CDATA[Cyrano de Bergerac]]></category>
		<category><![CDATA[Deleuze]]></category>
		<category><![CDATA[Faust]]></category>
		<category><![CDATA[Goethe]]></category>
		<category><![CDATA[göynüm]]></category>
		<category><![CDATA[Henri Pousseur]]></category>
		<category><![CDATA[Kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Lawrence]]></category>
		<category><![CDATA[Les annees de demolition]]></category>
		<category><![CDATA[Marx]]></category>
		<category><![CDATA[Melville]]></category>
		<category><![CDATA[Oluş]]></category>
		<category><![CDATA[özyapım]]></category>
		<category><![CDATA[özyıkım]]></category>
		<category><![CDATA[rastlaşmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Scambi]]></category>
		<category><![CDATA[Şizofreni]]></category>
		<category><![CDATA[Umberto Eco]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=2513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluer Aydoğdu Fonda sıracalı ve alacalı bir neyin eşliğinde Koro: Hem özyapım hem özyıkımdır insan her an kendi şölenini kutlayıp her an kendi yasını tutan. Hayat, hayatta kalmaktan daha çok “… bir olanaklar alanı, seçim yapmaya (…) bir davettir.”[1] Cyrano de Bergerac’ın L’Autre Monde, ou les états et empires de la lune du soleil adlı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/06/30/olus-icin-grizgah-kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/">Oluş için grizgah-Kendi kendine kendini dölle(ye)meyenler atılıp gider-</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading" style="text-align:center;">Uluer Aydoğdu</h1>



<p style="text-align:right;"><strong><em>Fonda sıracalı ve alacalı bir neyin
eşliğinde Koro:</em></strong><em></em></p>



<p style="text-align:right;"><em>Hem özyapım hem özyıkımdır insan</em></p>



<p style="text-align:right;"><em>her an kendi şölenini kutlayıp</em></p>



<p style="text-align:right;"><em>her an kendi yasını tutan.</em></p>



<p>Hayat,
hayatta kalmaktan daha çok “… bir olanaklar alanı, seçim yapmaya (…) bir
davettir.”<a href="#_ftn1"><em><strong>[1]</strong></em></a></p>



<p>Cyrano de Bergerac’ın <strong>L’Autre Monde, ou les états et empires de la lune du soleil</strong> adlı
eserinde “bir ay filozofu Cyrano’ya dünyanın sonsuzluğundan, bu güzel ve düzen
içinde çalışan koca evrenin kendi kendini yaratmış olduğunu da hayal edemeyen
insan aklının <strong>Yaratılış</strong> <strong>düşüncesine</strong> başvurmak zorunda
kaldığından” söz eder. <br></p>



<p><strong>Marx</strong>, duyu organlarını çözümleyip insan-doğa içkinliğini “kulak, sesli nesne müzikal olduğu zaman insanileşir” diye gösterir bize. Örneğin, <strong>Schubert’in Piyanolu üçlüsü</strong>’nde<strong> (</strong>Andante con moto, Piano Trio No. 2) piyano, keman ve çello üç ayrı şey, nesne, bedendir ve karşılaşmış, rastlaşmışlardır. Rastlaşmak, kapıp çalmaktır birbirini.</p>



<p>Hayat oyundur, gelişigüzel ve<br>öylesine, başka nedir ki ağzın<br>gelir ağzımdan öper<br>acayip güzel olur dünya<br>rastlaşmalar güzeldir<br>yosun güzeldir, aşk güzel<br>dinamitlemeli bekleme salonlarını<br>zarların havada yuvarlanışı güzeldir<br>gelecek güzel günleri beklersiniz siz<br>başıboş ve hülyalı yaşarım ben rastgele<br>tekerleği patlamış araba gibidir gelecek<br>gelir ellerin ya da kış<br>alnıma yanaşan gemiler de güzeldir ayrılanlar da<br>göynüm ortada, birkaç damla yağmur eder mi bilmem<br>kırdığım kalplerden özür dilerim.</p>



<p>Peki, edebiyatın en üstün nesnesi nedir? Lawrence, “edebiyatın en üstün nesnesi, gitmek, gitmek, kaçıp kurtulmak, ufku geçmek, başka bir hayata girmek” diyordu. Örneğin, “İşte Melville, kendini pasifiğin ortasında nasıl bulduysa” biz de kendimizi varoluşun ortasında öyle buluruz.  </p>



<p>Ölümden daha doğumcul, doğumdan daha ölümcül bir kaçış çizgisi yoktur. Yani, birbirlerini tersten ‘aynalarlar’. Birbirlerini dışarlayıp, dışarlayan her şeyde olduğu üzere birbirlerini bütünlerler. Tıpkı cana kıymak ve yaratmak gibi. </p>



<p>Doğuşup
doğuşup ölüşür, ölüşüp ölüşüp doğuşuruz ve bu, varoluşsal bir derstir. </p>



<p>Sınırlı
sistemler sonsuz ikilikler üretir. Bu <em>İskambil
Kâğıtları Kulesi</em>’ni yıkmak için aradan herhangi bir kâğıdı çekmek yeterli
olacaktır. Kötülüğü mu yok etmek istiyorsun, iyiliği ortadan kaldır öyleyse.</p>



<p>Daima varlıkla yokluk arasında olacağız. Bu, ortada kalmak değil ortada oluş demektir. Bir dalgalanma düzeneği, kıyıya vurup kaçma aleti, tahterevalli. </p>



<p>Göçebelerin daima burada kalmama berraklığı! Durmayarak durma ya da burada kalmayarak burada kalma&#8230;</p>



<p>Girizgâh mı? Yıkımı yıkmak, bitmeyi bitirmek için.<em> Çünkü “… </em>küçük veya büyük bir grubun liderinden Amerika Birleşik Devletleri’nin Cumhurbaşkanına kadar, psikiyatrdan genel müdüre kadar, bunlar aşkınlık darbeleriyle iş görürler…” ve “… onlar mahvetme ve örgütleme görevlerini çiğ bir vahşetle yürütürler.”<a href="#_ftn1"><sup>[2]</sup></a><br></p>



<p style="text-align:right;"><strong><em>Aldı sözü </em></strong></p>



<p style="text-align:right;"><strong><em>bir varoluş cini
olduğundan hiç kuşku duymadığım Goethe; Mephisto eliyle Faust’ta:</em></strong></p>



<p style="text-align:right;"><em>“Hep
yadsıyan o ruhum ben!</em></p>



<p style="text-align:right;"><em>&nbsp;Çünkü oluşan her şey,</em></p>



<p style="text-align:right;"><em>&nbsp;Yok olmayı hak eder…”</em><em> </em></p>



<p></p>



<hr class="wp-block-separator" />



<p><a href="#_ftnref1">[1]</a>Henri Pousseur,
SCAMBİ, adlı müzik parçasıyla ilgili olarak şunları söyler: “ SCAMBİ, bir müzik
parçası olmaktan çok bir olanaklar alanı, seçim yapmaya açık bir
davettir.&#8221; Açık Yapıt, Umberto ECO, Can Yayınları, İstanbul,
2001.</p>



<p><a href="http://ulueraydogdu.com/wp-admin/post.php?post=2513&amp;action=edit#_ftnref1">2]</a> Les années de démolition (Yıkım Yılları), F. Châtelet, s. 263/Kapitalizm ve Şizofreni 1, Gilles Deleuze – Felx Guattari, s. 10.  </p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/wordpressss.jpg?w=677" alt="" class="wp-image-1220" width="282" height="427" /></figure>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/06/30/olus-icin-grizgah-kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/">Oluş için grizgah-Kendi kendine kendini dölle(ye)meyenler atılıp gider-</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/06/30/olus-icin-grizgah-kendi-kendine-kendini-dolleyemeyenler-atilip-gider/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2513</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
