<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>reign of terror arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/reign-of-terror/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/reign-of-terror/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Sep 2019 11:03:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Denizsuyukâsesi &#8211; YAZ 2019  SAYI 48 &#8211; Terör Kavramına Felsefi Bakış &#8211; Serhat Tuna</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/09/12/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-teror-kavramina-felsefi-bakis-serhat-tuna/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/09/12/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-teror-kavramina-felsefi-bakis-serhat-tuna/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Sep 2019 11:03:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Albert Camus]]></category>
		<category><![CDATA[başkaldıran insan]]></category>
		<category><![CDATA[denizsuyukâsesi]]></category>
		<category><![CDATA[denizsuyukâsesi yaz 2019]]></category>
		<category><![CDATA[felsefi bakış]]></category>
		<category><![CDATA[fransız devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[İoanna Kuçuradi]]></category>
		<category><![CDATA[reign of terror]]></category>
		<category><![CDATA[serhat tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Susan Sontag]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[terrere]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[William James]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Terör, terörist ve terörizm gibi kavramlar sadece ülkemizde değil, tüm dünyada sürekli gündem oluşturan ve hemen her ülkede yaşanan bir gerçek haline gelmiştir. Bir bakıma kitlesel savaşlar yerini günümüzde herhangi bir ülkenin herhangi bir şehrinde her an yaşanabilecek bombalama, araçlarla insanları ezme, bıçaklama ve daha birçok farklı yöntemlerle günlük yaşamlarını sürdüren masum sivillere yönelik eylemlere [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/09/12/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-teror-kavramina-felsefi-bakis-serhat-tuna/">Denizsuyukâsesi &#8211; YAZ 2019  SAYI 48 &#8211; Terör Kavramına Felsefi Bakış &#8211; Serhat Tuna</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/serhat-tuna.png?w=697" alt="" class="wp-image-3105" /></figure>



<p><strong>Terör, terörist ve terörizm gibi
kavramlar sadece ülkemizde değil, tüm dünyada sürekli gündem oluşturan ve hemen
her ülkede yaşanan bir gerçek haline gelmiştir. Bir bakıma kitlesel savaşlar
yerini günümüzde herhangi bir ülkenin herhangi bir şehrinde her an
yaşanabilecek bombalama, araçlarla insanları ezme, bıçaklama ve daha birçok
farklı yöntemlerle günlük yaşamlarını sürdüren masum sivillere yönelik
eylemlere bırakmıştır. Terör örgütlerinin adları ve yöntemleri zaman zaman
değişikliklere uğramakta, sadece örgütler değil “devlet terörü” gibi söylemlere
de sık rastlanmaktadır. Birçok bilim adamı, terör uzmanı terör üstüne
çalışmalar yapmakta, makaleler yazmakta ama esas noktayı pozitif bilim yapma
adına kaçırmaktadırlar. Terörün felsefi alt yapısı gözden kaçırılıp, arka
planda kavramların içerik ve işlevi gözardı edildikçe bu çalışmaların
yayımlanmış makale olmaktan öteye geçemeyeceği gerçeği değişmeyecektir. Kavramın
neyi ifade ettiğini bilmezseniz ya da ona muğlak bir tanım yüklerseniz kavram
yanıltıcı olabilir. William James</strong><a href="#_ftn1">[1]</a><strong> şöyle söyler: “Bir kavramı anlamak
için onun ne anlama geldiğini bilmelisiniz. Daima bir bu veya bunu soyut bir
parçası anlamına gelir ki ilk kez onunla algısal dünyada tanışıklık kurarız, ya
da böyle soyut parçaların bir toplanması anlamına gelir. Tüm kavramsal içerik
ödünç alınmıştır: Renk kavramının ne anlama geldiğini bilmek için kırmızı, mavi
veya yeşili görmüş olmalısınız;…” Şimdi terör kavramına bu çerçevede ele
alalım.</strong><strong></strong></p>



<p></p>



<p><strong>I- Terör Kavramı</strong></p>



<p>Amerika Birleşik Devletlerinin Pearl
Harbor’dan sonra kendi ülke toprakları üstünde yaşadığı en büyük saldırı ve
yıkım 11 Eylül 2001’de yaşandı. İnsanlık tarihinde “terörle savaş” kavramı da
asıl bu noktadan sonra yerini aldı. Igor Primoratz “Terrorism” başlıklı
makalesinde 11 Eylül’den önce terörizm konusunun felsefe tartışmalarında çok da
fazla yer almadığını, ancak bu saldırıdan sonra bu kavramın felsefe gündeminde
yer aldığını söylemektedir. Ancak Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin “Terörü bir
olgu olarak değerlendirip nasıl ortaya çıktığını, geliştiğini, bir metod haline
geldiğini görüp ona göre tedbir almalı… Terörizm çağımızda uluslararası bir
olgudur, ama dünyada resmi bir terör tanımı yok. Çünkü bu devletlerin işine
gelmiyor. Terör, sadece bir siyasal mesele olarak kabul edilemez; onu, hiç
şüphe yok bir tarihsel ve felsefe arka plan üzerinden okumak gerekir… Daha önce
de yazmıştım, ama şimdi tam sırası gelmişken tekrarlamak istiyorum: Terörü bir
felsefi problem olarak en kuşatıcı bağlamda temellendiren düşünür, Albert
Camus’dur.” sözleriyle ifade etmeye çalıştığı Terörizm ve Felsefe konusundaki
düşüncelerinde, Primoratz’ın aksine Camus’da felsefi anlamda terör kavramının
ayrıntılı olarak verildiğini görmekteyiz.</p>



<p>Albert Camus <strong><em>Başkaldıran</em></strong> İnsan adlı
eserinde terörü “Bireysel Yıldırıcılık”, “Devlet Yıldırıcılığı ve Usdışı
Yıldırı” ve “Devlet Yıldırıcılığı ve Ussal Yıldırı” bölümlerinde ayrıntılı
olarak ele almıştır. Camus eserinin girişinde şöyle der: “Bir tutku cinayetleri
vardır, bir de mantık cinayetleri. Aralarındaki sınır belirsizdir. Ama ceza
yasası oldukça elverişli bir biçimde, kasıt kavramıyla ayırır bunları
birbirinden. Kasıt ve kusursuz cinayet çağında yaşıyoruz.” Camus’nun “kasıt ve
kusursuz cinayet çağında yaşıyoruz” sözlerinde bir bakıma terörü görüyoruz.
“Mantık cinayetleri” kavramına ise canlı bombaları örnek verebiliriz. Bu
noktada gözden kaçırılmaması gereken husus, Camus’nun 1950’lere kadar olan
süreç için belirleyici bir rol oynayabileceğidir. Camus Bireysel Yıldırıcılık
adlı bölümün oldukça uzun bir şekilde 1878 yılında Rus terörizminin nasıl
doğduğunu ve devrime giden süreci ele alır.</p>



<p>Terör kelimesi Fransızca’dan gelmektedir.
Kökeni ise Latince “terrere”dir. Aslında ilk kez Fransız ihtilalinde “reign of
terror”&nbsp;şeklinde kullanılmıştır.
Kelimenin o dönem için taşıdığı anlamla, günümüzde taşıdığı anlam oldukça
farklıdır. O dönemde, demokrasi ve eşitliğin korunması adına her türlü baskı ve
şiddetin uygulanması gerektiğini ifade etmekteydi. Ama asıl ilginç olan nokta
hala resmi bir tanımın ortaya konmamış olmasıdır.</p>



<p>Terör, terörizm, terörist gibi
kavramlar her devletin işine geldiği gibi tanımlandığını söylersek çok da
yanlış bir şey söylemiş olmayız. Örneğin, ABD Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin
Komutanlığı istihbarat birimlerince 15 Ağustos 2005 yılında yayınlanan “Terrorism”&nbsp;başlıklı raporda terörizmin tarihsel
gelişimi ele alınır. Raporda, terörizmin İlkçağ’dan beri varolan bir olgu
olduğu, Romalıların “sicarii” dedikleri, Türkçeye hançerli adamlar diye
çevirebileceğimiz, grubun Roma işgal kuvvetlerine karşı terörist eylemde
bulundukları, daha sonraları Haçlı seferleri sırasında Şii İslam grupları
tarafından düşman liderlerini hedefleyen çeşitli saldırıların düzenlendiğinden
söz edilmektedir. Rapor eski çağlarda yaşanan bu tip eylemlerin günümüz
terörist eylemleriyle ilintili olduğunu, 20. yüzyılın soğuk savaş döneminde de
Sovyetler Birliği’nin dünyadaki devrimci hareketlere dolaylı ya da dolaysız
destek verdiğini, komünist olmayan ülkelere kendi politik sistemini ihraç etme
amacıyla dünya çapında şiddet ve terör olaylarının temel sebebi olduğunu ileri
sürmektedir. Yine aynı raporda modern terörizm çağının da 1968 yılında FKÖ
(Filistin Kurtuluş Örgütü) tarafından gerçekleştirilen Tel Aviv-Roma uçağının
kaçırılma eylemiyle başladığı söylenmektedir. 1970’li ve 80’li yıllarda
Sovyetler Birliği’nin çeşitli grup ve bireylere maddi desteğin yanı sıra silah
ve cephane sağladığı KGB ve GRU (Doğu Alman Gizli Servisi) tarafından
istihbarat işbirliği yapıldığını, özellikle Doğu Almanya ve Çekoslovakya’da
kamplarda eğitim verildiği, Libya gibi radikal rejimlere sahip ülkelere silah
verildiği ileri sürülmektedir. </p>



<p>Günümüzde ise, terörizmin Sovyetler
Birliği’nin çöküşüyle bir evrim sürecine girdiğini, 1980’li yıllarda tüm
terörist oluşumların ancak %3’ü olan radikal İslami grupların 1995’lerde
%46’lara çıktığı ve artarak da devam ettiği belirtilmektedir. Global ekonomi ve
gelişen iletişim teknolojileriyle terörizmin anlamının ve taktiklerinin de
değiştiği, radikal islami terör örgütlerinin yanısıra, küreselleşme karşıtı,
çevreci örgütlenmelerin de devrimci ideolojilerin yerini aldığı iddia
edilmektedir. Rapor özetle terörizmin politik çatışmalarda bireyler tarafından
olduğu kadar devletler tarafından da kullanılan özel bir taktik, dolayısıyla da
terörizmin politik bir sorun olduğunu söylemektedir.</p>



<p>Görüldüğü üzere, rapor terörizmi
sadece politik kaygılar üzerinden tanımlamaya ve tarihsel arkaplanını vermeye
çalışmaktadır ki bu durum İoanna Kuçuradi’nin şu söyledikleriyle çelişmektedir:
“Terör, sadece bir siyasal mesele olarak kabul edilemez; onu, hiç şüphe yok bir
tarihsel ve felsefe arka plan üzerinden okumak gerekir.” Bu noktada
Kuçuradi’nin terör tanımı da önemlidir: “Terör, örgütlü bir grupun, psikolojik
baskı yoluyla siyasal/ideolojik istediklerini dolaylı olarak kabul ettirmek
için; bu istediklerinin gerçekleşmesine engel oluşturduğunu düşündüğü kimseleri
korkutmak, yıldırmak ya da safdışı etmek için; veya doğrudan doğruya öç almak
için, sistematik bir biçimde gerçekleştirdiği ya da gerçekleştirmekle tehdit
ettiği, bazı insan haklarını çiğneyen ya da kamu veya özel mülke önemli
sayılabilecek zararlar veren şiddet eylemleridir.”</p>



<p>Kanımca bu rapor, ABD’nin olayları
sadece kendi penceresinden ele alarak kendini mağdur olan ve bu işten en çok
zarar gören bir devlet yerine koyma çabasından yola çıkarak hazırlanmıştır.
Eğer Sovyetler Birliği Eğitim-Doktrin Komutanlığı tarafından hazırlanmış bir
rapor olsaydı -ki olması çok da zayıf bir ihtimal değil (nedense hemen her
ülkenin silahlı kuvvetleri bünyesinde bir eğitim-doktrin komutanlığı kuruluşu
vardır)- o raporda da mağdur Sovyetler Birliği ele alınacaktı.</p>



<p>Sosyal Bilimler, terörizm kavramını
nedenleri ve sonuçları bağlamında ele alır. Tarih bilimi ise terörizmin zaman
içinde geçirdiği değişimler ve geçmişteki izleri üzerinde odaklanır. Felsefenin
ise iki temel sorusu vardır. İlki kavramsaldır: ”Terör nedir?” İkincisi ise
ahlak açısından ele alınır: “Terörizm ahlaksal açıdan haklı çıkarılabilir mi?”
Kavramsal açıdan ele alındığında, daha çok şiddetin bir biçimi olarak
düşünülür. Terör kimi tanımlarda şiddetin temel amacı olarak verilir ve
çoğunlukla da siyasal/ideolojik doğrultuda yürütülen bir yıldırmadır.<br></p>



<hr class="wp-block-separator" />



<p><a href="#_ftnref1">[1]</a> Kaynak Metin: Some
Problems of Philosophy, A Beginning of an Intoduction to Philosophy, by William
James, Longmans, Green, and Co., Fourth Avenue &amp; 30th Street, New York,
1916</p>



<p> Yazının tamamını aşağıdaki linkten PDF olarak okuyabilirsiniz.) </p>



<div class="wp-block-file"><a href="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/terc3b6r-kavramc4b1na-felsefi-bakc4b1c59f.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Terör Kavramına Felsefi Bakış</a><a href="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/terc3b6r-kavramc4b1na-felsefi-bakc4b1c59f.pdf" class="wp-block-file__button" download>İndir</a></div>



<p class="has-text-color has-large-font-size has-vivid-red-color"><strong>Serhat Tuna</strong></p>



<p>Marmara Üniversitesi, Eğitim
Fakültesi İngilizce Öğretmenliğinden mezun olan Serhat Tuna, Deniz
Kuvvetlerinde Öğretmen Subay olarak görev yapmış ve 2004 yılında emekli
olmuştur. Daha çok müfredat geliştirme ve eğitim uygulamalarından sorumlu
olarak görev yapan Dr. Tuna, Maltepe Üniversitesinde İnsan Bilimleri, Psikoloji
ve Felsefe yüksek lisans, yine aynı üniversitede Dil Felsefesi üzerine doktora
yapmıştır. 2004-2011 tarihleri arasında İstanbul Özel Marmara Kolejinde Yabancı
Diller Bölüm Başkanı olarak çalıştıktan sonra, 2011 yılında İzmir’e
yerleşmiştir. 2011 yılından günümüze Yabancı dil eğitimi yayıncılığında, Eğitim
Danışmanı, Öğretmen Eğitmeni ve Eğitim Koordinatörü olarak iş hayatına devam
etmektedir.</p>



<p></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/09/12/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-teror-kavramina-felsefi-bakis-serhat-tuna/">Denizsuyukâsesi &#8211; YAZ 2019  SAYI 48 &#8211; Terör Kavramına Felsefi Bakış &#8211; Serhat Tuna</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/09/12/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-teror-kavramina-felsefi-bakis-serhat-tuna/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3104</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
