<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>T. S. Eliot arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/t-s-eliot/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/t-s-eliot/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jul 2024 08:54:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>İlk şiir ağrımdır Alfred Prufrock’un Aşk Şarkısı</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2024/03/26/ilk-siir-agrim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Mar 2024 16:47:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya'lı Kırlangıç Uşakları Sokağı]]></category>
		<category><![CDATA[Hülyal'lı Kızın Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzü Yeniği]]></category>
		<category><![CDATA[Alfred Prufrock’un Aşk Şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[aynalanmak]]></category>
		<category><![CDATA[kavisler]]></category>
		<category><![CDATA[kıvrımlarımız]]></category>
		<category><![CDATA[şiir ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[T. S. Eliot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=7541</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk şiir ağrımdır Alfred Prufrock’un Aşk Şarkısı*<br />
aynalanmalarımız var böyle<br />
beslenmelerimiz birbirimizle<br />
kıvrımlarımız, kavislerimiz.</p>
<p>*) T. S. Eliot</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2024/03/26/ilk-siir-agrim/">İlk şiir ağrımdır Alfred Prufrock’un Aşk Şarkısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk şiir ağrımdır Alfred Prufrock’un Aşk Şarkısı*<br />
aynalanmalarımız var böyle<br />
beslenmelerimiz birbirimizle<br />
kıvrımlarımız, kavislerimiz.</p>
<p>T. S. Eliot</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2024/03/26/ilk-siir-agrim/">İlk şiir ağrımdır Alfred Prufrock’un Aşk Şarkısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7541</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yap işini</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2020/02/07/yap-isini-2/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2020/02/07/yap-isini-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Feb 2020 13:16:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[doğumcul]]></category>
		<category><![CDATA[dökümcüler]]></category>
		<category><![CDATA[eliot]]></category>
		<category><![CDATA[kalbe su vermek]]></category>
		<category><![CDATA[madenciler]]></category>
		<category><![CDATA[şairler]]></category>
		<category><![CDATA[Salinger]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[T. S. Eliot]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Fikret]]></category>
		<category><![CDATA[tornacılar]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[yap işini]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü yeniği]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltin tavan kirişini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3914</guid>

					<description><![CDATA[<p>Usul usul ve aniden gelen bahar gibiyaratmanın ve cana kıymanın zamanı* gelirgelir zamanı kaybolmanın ve bulmanındünya sıçrama ister, doğumculzaman, yap işinihırpalanır ve kışkırtılırız burada kalmamak içingüneş, yap işinişenlik mi, size düşeryapın işinizi tornacılarmadenciler işinizi yapınuçurtmayı en iyi siz uçurursunuzdökümcüler, yontucular burayayapın işinizi şairlersizin işinizdir kalbe su vermekyap işini suişini yap yağmurrüzgâr, fırtına işini yapaşk mı, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/02/07/yap-isini-2/">Yap işini</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2020/02/yap-c4b0c59fini1.jpg?w=686" alt="" class="wp-image-3917" /></figure>



<p class="has-normal-font-size"><br>Usul usul ve aniden gelen bahar gibi<br>yaratmanın ve cana kıymanın zamanı* gelir<br>gelir zamanı kaybolmanın ve bulmanın<br>dünya sıçrama ister, doğumcul<br>zaman, yap işini<br>hırpalanır ve kışkırtılırız burada kalmamak için<br>güneş, yap işini<br>şenlik mi, size düşer<br>yapın işinizi tornacılar<br>madenciler işinizi yapın<br>uçurtmayı en iyi siz uçurursunuz<br>dökümcüler, yontucular buraya<br>yapın işinizi şairler<br>sizin işinizdir kalbe su vermek<br>yap işini su<br>işini yap yağmur<br>rüzgâr, fırtına işini yap<br>aşk mı, üzerinize yoktur, ustalar<br>yükseltin tavan kirişini**<br>işinizi yapın çiçekler<br>yoksa mutluluk yoktur<br>bilirim, aya hep itinayla bakarsın Hülya<br>göçmen bir kuş musun nesin<br>tartıda hep aşk gelen<br>yap işini Şiraz&#8217;ım<br>yap işini Kalecik Kara’m<br>toprak, işini yap<br>seni en iyi biz belleriz<br>ellerim, tut sapından çekicin<br>işini yap<br>kuşlar varsa gökyüzü<br>kalp varsa hayat<br>yap işini<br>işini yap tohum<br>devrim birden gelecek seziyorum<br>yerinde duramayan diplerin eşliğinde<br>ücralar, kuytular yapın işinizi<br>işte benim o harika yalnızlığım kertenkeleler<br>güneşleniyorlar bir şiirin başında<br>yukarısı mavi gök aşağısı yemyeşil ovalar<br>yapın işinizi<br>birader, işini yap<br>biraderlik dünyanın en eski yeni şiiri, bak<br>düşlerin en güzelini uçuyor kırlangıçlar<br>size yüksekler yakışır<br>çıkın yükseklere, yükseklere<br>yükselmeyen düşer***<br>şiirleyin bizi birbirimize<br>örücüler, yapın işinizi.</p>



<p class="has-normal-font-size">*T. S. Eliot<br>** Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar-Seymour/Bir Giriş, J. D. Salinger<br>***Tevfik Fikret.</p>



<p></p>



<p></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/02/07/yap-isini-2/">Yap işini</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2020/02/07/yap-isini-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3914</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (III)</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2019 13:42:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1977 Nobel Kimya Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[evcil düştük]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[Marx]]></category>
		<category><![CDATA[nietzsche]]></category>
		<category><![CDATA[sleepwalker]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Hawking]]></category>
		<category><![CDATA[T. S. Eliot]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[uyurgezer]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dengedeyken madde sleepwalker (uyurgezer)’dir Big Bang (Büyük Patlama), başlangıcın, tekilliğin, yani uzay-zaman eşsizliğinin (singularity) kanıtı sayılıyordu önceleri. Hatta, Stephen Hawking’in doktora tezi bu konudadır. Sonrasında ise bunun tam tersini düşünmeye başlayacak ve bu doğrultuda Stephen Hawking olacaktır. (http://aykiriakademi.com/dusunce-balonu/dusunce-balonu-gorus-analiz/herseyin-teorisi-burasi-sicrama-diyari-uluer-aydogdu) 1977 Nobel Kimya Ödüllü Ilya Prigogine de “Big Bang’i, termodinamik istikrarsızlığın herhangi bir noktası” olarak kabul eder. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (III)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong>Dengedeyken madde sleepwalker (uyurgezer)’dir</strong></h4>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Big Bang (Büyük Patlama), başlangıcın, tekilliğin, yani uzay-zaman eşsizliğinin (singularity) kanıtı sayılıyordu önceleri. Hatta, Stephen Hawking’in doktora tezi bu konudadır. Sonrasında ise bunun tam tersini düşünmeye başlayacak ve bu doğrultuda Stephen Hawking olacaktır. (<a href="http://aykiriakademi.com/dusunce-balonu/dusunce-balonu-gorus-analiz/herseyin-teorisi-burasi-sicrama-diyari-uluer-aydogdu">http://aykiriakademi.com/dusunce-balonu/dusunce-balonu-gorus-analiz/herseyin-teorisi-burasi-sicrama-diyari-uluer-aydogdu</a>)</p></blockquote>



<p class="has-medium-font-size">1977 Nobel Kimya Ödüllü Ilya Prigogine de “Big Bang’i, termodinamik istikrarsızlığın herhangi bir noktası” olarak kabul eder. Burada biraz daha eşelenecek olursam: Big Bang (Büyük Patlama), baharı karşı konulmaz kılan bir enerji birikiminin ilk anlarda müthiş bir tazyikle boşalıp zamanla giderek azalan hızlarda yayılıp dağılmasıdır. Kışın ya da uykudayken biriken enerji baharda patlar, öyle değil mi? Ama anlaşılacağı üzere ortada patlayan bir şey yoktur, az önce de söylediğim gibi ilk anlardaki boşalma öyle tazyiklidir ki bu yüzden patlama denmiştir. Simetri kırılması, düzen bozulmasıdır olan. Denge, uzak dengeye doğru bükülmüştür. Uykudan birden bire fırlar ayağa kalkarsın. Aslında ölünün dirilmesidir bir anlamda da, ama daha çok batımı takip eden doğumdur. Nitekim, Nietzsche de, “eğer, duyularımız yeterince iyi olsaydı uyuklayan bir kayalığın raks eden kaos olduğunu görürdük” diyerek dengenin aslında, aynı zamanda da uzak denge olduğunu söylemiştir. Düzen, mutlak bir düzen olmayıp için için ve dışın dışın kaostur da. Tersini düşünecek olursak, ah, evet azgın nehir de aynı zamanda düzenli ve dengede bir akıntıdır.</p>



<p class="has-medium-font-size">Ancak, “Dengedeyken madde kördür, çünkü zamanın oku yoktur”. İlya Prigogine, dengedeyken maddenin sleepwalker (uyurgezer) olduğunu özellikle vurgular ki bu durumu ‘var, ama yok, yok ama var’ şeklinde de ifade edebiliriz. Kapalı sistemlerin durumu tam da budur. İçeriden ve dışarıdan enerji akışları engellendiği için sistem var olan uyku ya da uyurgezerlik ve körlük durumunu sürdürme eğilimindedir. Bu yüzden, uygarlığımızın etos’unun, yani “kültürel değerler sistemi”nin tahmin edileceği üzere “eleştiriyi körelten” bir karakter taşımasına hiç şaşırmamak gerekir. Oysa ucu açık sistemlerde madde uyanık ve yakın/uzak çevresiyle dayanışmaya, işbirliğine, mübadeleye açıktır. Aynı zamanda da çevresindeki farklı değerler sistemine sahip olan ‘öbekleşmeleri’, ‘toplamları’ var olan düzene karşı bir tehdit olarak algılayıp görüldüğü yerde ezilmelidir sistematiği içinde değerlendirmez. Değerlendirmez çünkü uyanık olduğu için körlemesine, uyurgezer bir şekilde hareket etmez, tam tersine yeniliklerin, “ölümcül sıçramaların” tam da Marx’ın vurguladığı üzere ayrı anlam, değer ve kurallar dizinine sahip olanlar arasındaki karşılaşmalardan, çarpışmalardan doğacağını bilir. Hiç kuşkusuz “yaratma cesaretidir” bu. Yaratmak için cana kıymak gerekir. Yerleşik, verili olanın canına kıymak sahayı, sahneyi boş, beyaz bir sayfa yapıp bilinci yaratmaya kışkırtacaktır. <em>Yaratmanın ve cana kıymanın zamanı gelecek / henüz zamanımız gelmedi</em> diyor şair<em> / </em>‘ilahi Eliot, daha ne zaman’ kabilesinden geliyorum ben.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (III)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3731</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Denizsuyukâsesi-YAZ 2019  SAYI 48-&#8220;Devrim&#8221;, o &#8220;güzel kız&#8221; gelecek, buralar yeniden şiirlik olacak, düşlük olacak, aşklık&#8230;</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 12:11:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1990]]></category>
		<category><![CDATA[Adakale sokak]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[Bedrettin]]></category>
		<category><![CDATA[Behçet Aysan]]></category>
		<category><![CDATA[borderline]]></category>
		<category><![CDATA[denizsuyukâsesi yaz 2019]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Engin Gençtan]]></category>
		<category><![CDATA[Ergin Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[eşik cini]]></category>
		<category><![CDATA[Gel]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Günçe]]></category>
		<category><![CDATA[Hüdhüd]]></category>
		<category><![CDATA[ibibik]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Gümüş]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Mühür]]></category>
		<category><![CDATA[nazım]]></category>
		<category><![CDATA[o güzel kız]]></category>
		<category><![CDATA[obsesyon]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[T. S. Eliot]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kadar Bir Çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Kaynar]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluş]]></category>
		<category><![CDATA[varoluş ve psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlı Büyücünün Memeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yunus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3227</guid>

					<description><![CDATA[<p>Celali saçlarınla savrul tepele geç kanlı tarihi hayalin omuzlamakta kâinatı, gel gel ki Yunus gelsin, Mevlana gelsin, Nazım gelsin. Taraçalarında nadide ay ışıkları büyüten annem alnında hangi dille aktığını çözemediğim su ama onca isyanın içinde hemen tanırım seni, gel boylu boyunca tarihe uzanmış Bedrettin gelsin zaman ve mekandan tövbe uzak Behçet abi Sivas’ta hala çuha [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/">Denizsuyukâsesi-YAZ 2019  SAYI 48-&#8220;Devrim&#8221;, o &#8220;güzel kız&#8221; gelecek, buralar yeniden şiirlik olacak, düşlük olacak, aşklık&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Celali saçlarınla savrul</p>
<p>tepele geç kanlı tarihi</p>
<p>hayalin omuzlamakta kâinatı, gel</p>
<p>gel ki Yunus gelsin, Mevlana gelsin, Nazım gelsin.</p>
<p>Taraçalarında nadide ay ışıkları büyüten annem</p>
<p>alnında hangi dille aktığını çözemediğim su</p>
<p>ama onca isyanın içinde hemen tanırım seni, gel</p>
<p>boylu boyunca tarihe uzanmış Bedrettin gelsin</p>
<p>zaman ve mekandan tövbe uzak Behçet abi</p>
<p>Sivas’ta hala çuha çiçeği olarak dolaşan gelsin</p>
<p>Aysan, Aysan</p>
<p>bir büyü gibi sardı ruhumu süvarilerin, gel</p>
<p>Uğur Kaynar gelsin!</p>
<p>&nbsp;</p>

<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" class="wp-image-2678" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/2019-07-14-162037932196..jpg" alt="" /></figure>



<p>Yukarıdaki dizeler <strong>Mühür </strong>dergisinde (Temmuz-Ağustos 2007, sayı 15) yayımlanan <strong>Gel</strong> adlı şiirimden&#8230; Yo, hayır şiirden miirden söz etmeyeceğim. 80&#8217;lerin sonu, 90’ların başı Ankara’sından, Ankara’nın sokaklarında tanıdığım <strong>Uğur Kaynar</strong>’dan, Adakale Sokak’taki <strong>Sanat Kurumu</strong>’ndan, orada tanıştığımız <strong>Behçet </strong>ağabeyden (<strong>Aysan</strong>), <strong>Sivas Katliamı</strong>&#8216;ndan, <strong>Gümüş Tapınak</strong>&#8216;tan, <strong>Engin Geçtan</strong>&#8216;dan, <strong>Gülseren Günçe</strong> ve <strong>Ergin Günçe</strong>&#8216;den söz edeceğim.</p>



<p>Tarihte benzerlerini biliyoruz, 31 Mart’ı, Kubilay’ı, ama <strong>Sivas Katliamı</strong>, gemi azıya almış <strong>süreksiz aklın sürek avı</strong>’dır. Vahşi, barbar, zorba&#8230; Karşı devrim sürecinde nerelere geldiğimizi, yobazlığın nelere kadir olabileceğini yaşayarak öğrendik: Vahşetle yobazlığı, yobazlıkla cehaleti, cehaletle kibri ayırt edemediğimiz zamanları yaşıyoruz. <strong>Darwin</strong>, “ters evrim” diyordu. Beterin beteri anlamında, atı alıp cumhuriyeti yıkmaya girişmişlerdir. </p>



<p>90&#8217;ların başında <strong>Prospero Yayınları</strong>&#8216;nda çalışıyordum (Ah, canım ağabeyim <strong>İsmail Gençtürk, </strong>yolun açık olsun, <a href="http://yasamoykusu.com/biyografi-1309-Ismail_Gencturk"><strong>http://yasamoykusu.com/biyografi-1309-Ismail_Gencturk</strong></a>). Aynı zamanda da <strong>Ankara Sanat Kurumu</strong>’nun bültenini hazırlıyor ve kurum etkinliklerinin organizasyonuna yardım ediyordum. Yakın zamanda kaybettiğimiz ressam, öykücü, şair canım ağabeyim <strong>İsmail Gümüş</strong> (<strong><a href="https://www.biyografya.com/biyografi/10041)'d%C3%BC">https://www.biyografya.com/biyografi/10041)</a></strong> kurumun başkanıydı. Hemen hemen her gün Emek 2. Cadde&#8217;deki atölyesindeyim. Ressamların, yazarların, şairlerin buluşma yeriydi atölye. Gümüşten, şiirden, gelecek güzel günlerden bir <strong>tapınak</strong>&#8230; Hani, “Yükseltin tavan kirişlerini ustalar” diyor ya<strong> Salinger</strong>, <strong>Gümüş Tapınak</strong>&#8216;ta da varoluşun kirişleri, kolonları yükseltiliyordu. Dünyanın yapım ve tamir işine emek verenlere selam, saygı ve mis kokulu çiçekler.</p>



<p>&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3249" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/ismail-gc3bcmc3bcc59f-1.jpg?w=1024" alt="" />

</figure>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-2713" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/20190718_174341-151545834.jpg?w=576" alt="" /></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-2712" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/20190718_174242-1541665295.jpg?w=576" alt="" /></figure>
</div>
</div>



<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-2711" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/20190718_174313-23920044.jpg?w=576" alt="" width="288" height="512" /></figure>
</div>



<p>O sıralar neredeyse tam zamanlı serseriydim, varoluş huzursuzu, bahar zırzobu, gam seli, umum müdür akvaryum balığı, ağlarken balina&#8230; İngiliz Dili ve Edebiyatı okuduğum fakülteyi bitirmemek için bin şairden, düşünürden bin su getiriyordum. <em>Anksiyete</em> , <em>obsesyonlar</em> ve <em>borderline</em> gibi sıkıntılarım vardı. Tam da o günlerde önce <strong>Engin Geçtan</strong>&#8216;la ve hemen sonrasında da onun yönlendirmesiyle <strong>Gülseren Günçe</strong>&#8216;yle tanıştım.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img decoding="async" class="wp-image-3246" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/varoluc59f-ve-psikiyatri-1.jpg?w=395" alt="" width="198" height="364" /></figure>



<p><strong>Varoluş ve Psikiyatri</strong>, nelere kadirdir bilemezsiniz, eşik cinlerimden biridir, <a href="https://www.ensonhaber.com/biyografi/yazar/engin-gectan-kimdir">https://www.ensonhaber.com/biyografi/yazar/engin-gectan-kimdir</a>, saygımla.</p>



<p>Gülseren Günçe, <a href="http://pdr.education.ankara.edu.tr/gulseren-gunce/">http://pdr.education.ankara.edu.tr/gulseren-gunce/</a>, psikiyatrist ve Ergin Günçe’nin eşi, sevgili Dadal Günçe’nin annesi. Aynı zamanda da bir eşik cini olduğundan eminim. Yakalanıp dönüp durduğum girdabın farkına varıp esaslı ve zorlu bir ‘oluş hamlesi’ ile akışa, yani varoluşa döndüm sayesinde.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-899" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142419.jpg?w=574" alt="" /></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-897" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/20190413_142029.jpg?w=576" alt="" /></figure>
</div>
</div>



<p><strong>Yaşlı Büyücünün Memeleri</strong> (Yaşlı Büyücünün Memeleri, Prospero Yayınları, Ankara, 1994), tam da o günlerin toplamıdır. <strong>İsmail</strong> ağabeyi (<strong>Gençtürk</strong>) bir kere daha anayım, “<strong>hadi ilk kitabını çıkaralım</strong>” dediği gün ta buralara kadar büküldüm.</p>



<p>Nesnel/fiziksel gerçekliğe, yani varoluşa, akışa aykırı ve düşman anlam, değer ve kuralların yaşlı bir büyücünün memeleri gibi ne süt ne de zevk vermediğini, yeni bir meme bulmak gerektiğini düşünüyordum. Hâlâ da öyle. Tabii, daha önceleri şiirime giren <strong>T. S. Eliot</strong>‘un “yaratmanın ve cana kıymanın zamanı gelecek, henüz zamanımız gelmedi”, diye itelediği durmayarak durmaya, yani burada kalmayarak burada kalmaya alamet bir açıklıkta <strong>cana kıymaktan daha yaratıcı, yaratmaktan daha cana kıyıcı bir şey var mı, yok, gidiyorum</strong> diye kaçış çizgisi alıştırmaları yapıyordum epeydir.</p>



<p><strong>Ergin Günçe</strong>, 16 Ocak 1983’de Ankara’daki uçak kazasında aramızdan ayrıldı. <strong>Gülseren Günçe</strong>‘yi tanımamdan çok önce. Sonra bir gün <strong>Ergin Günçe</strong>‘nin <strong>Türkiye Kadar Bir Çiçek</strong> adlı kitabıyla <strong>Gülseren Günçe</strong>‘nin yanına gittim imzalatmak için: “<strong>Bu kitap gerçekten duygulu ve iyi iki insan arasında bir haberleşmedir bence. 6. 3. 1991</strong>”… Tarihe bakar mısınız, şimdi fark ettim, doğum günümde kendime böyle harika bir armağan vermişim.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3242" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/gc3bclseren-gc3bcnc3a7e-imza-1-e1568831528206.jpg?w=576" alt="" />
<figcaption><strong>&#8220;Bu kitap gerçekten duygulu ve iyi iki insan arasında bir haberleşmedir bence. <br />6. 3. 1991&#8243; </strong><br /><strong>Gülseren Günçe</strong></figcaption>
</figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3241" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/ergin-gc3bcnc3a7e-e1568831401723.jpg?w=673" alt="" />
<figcaption><strong>Türkiye Kadar Bir Çiçek, Ergin Günçe, Can Yayınları, İstanbul, 1988.</strong></figcaption>
</figure>
</div>
</div>



<p>Behçet ağabeyle (Aysan) <strong>Ankara Sanat Kurumu</strong>&#8216;nda tanıştım. Gümüş’ün Sanat Kurumu’ndaki odasındaki konuşmalarımızı hatırlıyorum. Dem aldığımı, büyü aldığımı, sancak aldığımı söylemeliyim. Saygılarımı yazıyorum.</p>



<p>2 Temmuz 1993’ten birkaç gün önce Gümüş&#8217;ün ısrarıyla, &#8220;bir de Behçet ağabeyinle konuş bakalım, ne diyecek&#8221;, diye muayenehanesine gittik. Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nin olduğu binadaki. Kısa da olsa bir süre konuştuğumuzu, <strong>Gülseren Günçe</strong>&#8216;den, sıkıntılarımdan söz ettiğimi hatırlıyorum. Başka bir meslektaşının işine karışmayacak kadar zarif ve erdemli birisi olduğu için fazla uzatmadı ama yanından ayrılırken bizi birkaç gün sonraki <strong>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği</strong> tarafından düzenlenecek olan <strong>Pir Sultan Abdal Şenlikleri</strong> için <strong>Sivas</strong>&#8216;a davet etti. O gün Gümüş’ün şekeri yükseldiği için gidemediğimizi hatırlıyorum. Hayatın bir bildiği vardır, ben ne bilirim!</p>



<p>Şiirin hiç taraflarına, kuytularına, ücralarına, enginlerine akın üzerine akın düzenlediğimiz günler&#8230; Gülsaçan bir adam, Festival İsmail abi, Bay Pan Flüt ve Nehirde Bahar&#8217;la birlikte… Aha işte gönlü şiir, gönlü aşk, gönlü türkü dolu <strong>Uğur Kaynar</strong>&#8216;la sık sık karşılaşıyorduk  savrulup sürüklenmelerimizde. Şiir kuşanıp şiir sallıyorduk sokaklarda, meydanlarda, meyhanelerde… Yerinde duramayan şiir, hayatın başına oturmuş hiçinden, dışından, uçlarından, tam ortasından, yanlarından, diplerinden birlikte atıştırmışlığımız çok olmuştur. Kendini anbean daha büyük ve kapsamlı şey, nesne, beden hayata, şiire, isyana açan kutlu bir halk tayfasındandır <strong>Uğur Kaynar</strong>. Abi, yolun açık olsun.</p>



<p>&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" class="wp-image-3243" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/uc49fur-kaynar-e1568831587938.jpg?w=800" alt="" />
<figcaption><a href="https://www.biyografya.com/biyografi/2565">https://www.biyografya.com/biyografi/2565</a></figcaption>
</figure>



<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/">Denizsuyukâsesi-YAZ 2019  SAYI 48-&#8220;Devrim&#8221;, o &#8220;güzel kız&#8221; gelecek, buralar yeniden şiirlik olacak, düşlük olacak, aşklık&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/09/19/denizsuyukasesi-yaz-2019-sayi-48-devrim-o-guzel-kiz-gelecek-buralar-yeniden-siirlik-olacak-uluer-aydogdu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3227</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yap işini</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/07/15/yap-isini/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/07/15/yap-isini/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jul 2019 19:55:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[doğumcul]]></category>
		<category><![CDATA[kalbe su vermek]]></category>
		<category><![CDATA[kalecik karam]]></category>
		<category><![CDATA[madenciler]]></category>
		<category><![CDATA[örücüler]]></category>
		<category><![CDATA[Saligner]]></category>
		<category><![CDATA[şenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[şiirleyin]]></category>
		<category><![CDATA[şirazım]]></category>
		<category><![CDATA[T. S. Eliot]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Fikret]]></category>
		<category><![CDATA[tornacılar]]></category>
		<category><![CDATA[ustalar]]></category>
		<category><![CDATA[yap işini]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü yeniği]]></category>
		<category><![CDATA[yontucular]]></category>
		<category><![CDATA[yükseltin tavan kirişini]]></category>
		<category><![CDATA[Zımba Kitap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=2690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluer Aydoğdu Usul usul ve aniden gelen bahar gibiyaratmanın ve cana kıymanın zamanı* gelirgelir zamanı kaybolmanın ve bulmanındünya sıçrama ister, doğumculzaman, yap işinihırpalanır ve kışkırtılırız burada kalmamak içingüneş, yap işinişenlik mi, size düşeryapın işinizi tornacılarmadenciler işinizi yapınuçurtmayı en iyi siz uçurursunuzdökümcüler, yontucular burayayapın işinizi şairlersizin işinizdir kalbe su vermekyap işini suişini yap yağmurrüzgâr, fırtına işini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/15/yap-isini/">Yap işini</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading" style="text-align:center;">Uluer Aydoğdu</h1>



<p></p>



<p>Usul usul ve aniden gelen bahar gibi<br>yaratmanın ve cana kıymanın zamanı* gelir<br>gelir zamanı kaybolmanın ve bulmanın<br>dünya sıçrama ister, doğumcul<br>zaman, yap işini<br>hırpalanır ve kışkırtılırız burada kalmamak için<br>güneş, yap işini<br>şenlik mi, size düşer<br>yapın işinizi tornacılar<br>madenciler işinizi yapın<br>uçurtmayı en iyi siz uçurursunuz<br>dökümcüler, yontucular buraya<br>yapın işinizi şairler<br>sizin işinizdir kalbe su vermek<br>yap işini su<br>işini yap yağmur<br>rüzgâr, fırtına işini yap<br>aşk mı, üzerinize yok, ustalar<br>yükseltin tavan kirişini**<br>işinizi yapın çiçekler<br>yoksa mutluluk uzak bir ülke<br>aya senin gibi itinayla bakan kimse yok Hülya<br>göçmen bir kuş musun nesin<br>tartıda hep aşk gelen<br>yap işini Şiraz&#8217;ım<br>yap işini Kalecik Kara’m<br>toprak, işini yap<br>seni en iyi biz belleriz<br>ellerim, tut sapından çekicin<br>işini yap<br>kuşlar varsa gökyüzü<br>kalp varsa hayat<br>yap işini<br>işini yap tohum<br>devrim birden gelecek seziyorum<br>yerinde duramayan diplerin eşliğinde<br>ücralar, kuytular yapın işinizi<br>işte benim o harika yalnızlığım kertenkeleler<br>güneşleniyorlar bir şiirin başında<br>yukarısı mavi gök aşağısı yemyeşil ovalar<br>yapın işinizi<br>birader, işini yap<br>kardeşlik dünyanın en eski yeni şiiri, bak<br>düşlerin en güzelini uçuyor kırlangıçlar<br>size yüksekler yakışır<br>çıkın yükseklere, yükseklere<br>yükselmeyen düşer***<br>şiirleyin bizi birbirimize<br>örücüler, yapın işinizi.</p>



<p>*) T. S. Eliot</p>



<p>**) Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar &#8211; Seymour / Bir giriş, J.D. Salinger</p>



<p><br />***) Tevfik Fikret.</p>



<figure class="wp-block-image is-resized"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/04/mutlubaharlarev.jpg10.jpg?w=574" alt="" class="wp-image-1400" width="287" height="513" /></figure>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/15/yap-isini/">Yap işini</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/07/15/yap-isini/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2690</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
