21 Nisan 2014
varyantların belirmesi, kaybolmak ki hüner ister
karıncalar tarafından tanınmak aha
dosdoğru kelebekleşmeler
ne birikip kalmak, ne plan, ne de acılaşmak
duvarda bir çatlak
öylesine, başıboş ve Hülya’lı bir sızıntı sol tarafımda
öz gürleşme
yaşamak, savurulup gitmektir
bu, kuşlarda ya da balıklarda da aynı
beni sana sürükleyen daima bir rüzgar var
Doğarken de, batarken (ölürken) de gerçek olmayan bütüne/bütün olmayan gerçeğe katılırız.
Doğum dışa ölmeke, ölüm içe doğmaktır.
21 Nisan 2012
Oluşlar var, aşk oluşlar, elden ele karanfil oluşlar, isyan taşıyan sokağa çıkışlar. Kendinde, kendi kendine, kendinle. Çarşılı, oyalı, ufka yürümeli. En kertenkeleli göğe bakarken. Koynunda koynunca koyun. Ama şey, ama şiir kırıldım, ama avlularda zerdali ağaçlı. Tıpkı organik aşk yapan karıncalar organizasyonu, yağmur diye gözlerinden düşmüş bir o kadar melekli.
Gelir her şey kendi biçimi kendi özüyle dünya kendine benzer.
sarksak eşyanın hiç taraflarına şiir üzerine şiir düzenlesek
dipteyim/tersinden bakarsanız yukarıda/ağrım hep turfanda/ kalbimi parlatırım sabah akşam halil rıfat’ta/hayat, maliyetini karşılamayan iş.