<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>big bang arşivleri - Uluer Aydoğdu</title>
	<atom:link href="https://ulueraydogdu.com/etiket/big-bang/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ulueraydogdu.com/etiket/big-bang/</link>
	<description>Kalbim, kaburgalarımın arasında minik bir gök cismi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Oct 2023 00:02:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">183529364</site>	<item>
		<title>Varoluşsal zorunluluk</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/10/19/varolussal-zorunluluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 00:02:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Büyük Resim]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[Tweet]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[çarşaf]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluşsal]]></category>
		<category><![CDATA[zorunluluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=7059</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı, hikayesi olmaz. Denge, bu yüzden uzak dengeye; düzen, kaosa bükülür, değilse hiçbir şey olmazdı. Varoluşsal zorunluluktan söz ediyorsun. Kışın ölü dediğin doğa baharda dirilir. Küçük bir Büyük Patlama&#8217;dır (Big Bang) bu. Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı olmaz. Denge,bu yüzden uzak dengeye; düzen, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/10/19/varolussal-zorunluluk/">Varoluşsal zorunluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı, hikayesi olmaz. Denge, bu yüzden uzak dengeye; düzen, kaosa bükülür, değilse hiçbir şey olmazdı. Varoluşsal zorunluluktan söz ediyorsun. Kışın ölü dediğin doğa baharda dirilir. Küçük bir Büyük Patlama&#8217;dır (Big Bang) bu.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Düşün: Yatağa serilmiş tiril tiril çarşaf buruşup kirlenmezse yaşamı olmaz. Denge,bu yüzden uzak dengeye; düzen, kaosa bükülür, değilse hiçbir şey olmazdı.Diyeceğin varoluşsal bir zorunluluktur bu. Kışın ölü dediğin doğa baharda dirilir. Küçük bir Büyük Patlama&#39;dır (Big Bang) bu.</p>
<p>&mdash; Uluer Aydoğdu/Yeryüzü Yeniği (@ulueraydogdu) <a href="https://twitter.com/ulueraydogdu/status/1713595009906143431?ref_src=twsrc%5Etfw">October 15, 2023</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/10/19/varolussal-zorunluluk/">Varoluşsal zorunluluk</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7059</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yıkılacaksan da vuruşa vuruşa birader</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2023/04/12/yikilacaksan-da-vurusa-vurusa-birader/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Apr 2023 08:16:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anlatı-Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Hülyal'lı Kızın Bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik]]></category>
		<category><![CDATA[#yeryüzüyeniği]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[çilliplopom diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya]]></category>
		<category><![CDATA[Hülyalı Kırlangıç Uşakları sokağı]]></category>
		<category><![CDATA[Ĵ]]></category>
		<category><![CDATA[mutlubaharlarevi]]></category>
		<category><![CDATA[Pırrr Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[ulubirer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ulueraydogdu.com/?p=6126</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yıkılacaksan da vuruşa vuruşa birader asil bir duygudur bu kanında dolaşan Ankara&#8217;nın taşına bak ve kımılda kavra şiirini barut mu, aha işte kalbin rüzgâr nasıl olsa esecek, belki de o rüzgâr sensin ol emre uyarak alacalandı mı üzüm durmaz yürür şaraba, sonrası şiirkerim! ↔💙🎶🌻 Düşünüp taşınmak var olan (mevcut) yerini, konumunu, halini başka bir yere, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/04/12/yikilacaksan-da-vurusa-vurusa-birader/">Yıkılacaksan da vuruşa vuruşa birader</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="mail-message-header spacer"><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6086" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20230131-124810-572.webp" alt="" width="583" height="583" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20230131-124810-572.webp 583w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20230131-124810-572-150x150.webp 150w" sizes="(max-width: 583px) 100vw, 583px" /></strong></div>
<div></div>
<div id="m#msg-f:1733484766468144521" class="mail-message expanded">
<div class="mail-message-content collapsible zoom-normal mail-show-images ">
<div class="clear">
<div class="gmail_quote">
<div dir="auto">Yıkılacaksan da vuruşa vuruşa birader<br />
asil bir duygudur bu kanında dolaşan<br />
Ankara&#8217;nın taşına bak ve kımılda<br />
kavra şiirini<br />
barut mu, aha işte kalbin<br />
rüzgâr nasıl olsa esecek, belki de o rüzgâr sensin<br />
ol emre uyarak alacalandı mı üzüm<br />
durmaz yürür şaraba, sonrası şiirkerim!</p>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🎶🌻</div>
<div dir="auto"></div>
</div>
</div>
<div dir="auto"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6078" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/20230203-0327282-scaled.jpg" alt="" width="1152" height="2560" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/20230203-0327282-scaled.jpg 1152w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/20230203-0327282-696x1547.jpg 696w" sizes="(max-width: 1152px) 100vw, 1152px" /></div>
<div class="gmail_quote">
<div dir="auto">
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Düşünüp taşınmak var olan (mevcut) yerini, konumunu, halini başka bir yere, konuma, hale taşımak demek. Neymiş efendim, düşünüp başka bir konuma, yere, hale taşınırım. Değilse düşünmüyorumdur ya da düşünülmüş ve düşüneni başka bir yere, hale taşımış olanı tekrarlıyorumdur.</p>
<p>Düşünüp taşınmak var olan (mevcut) yerini, konumunu, hâlini başka bir yere, konuma, hâle taşımak demek. Değilse düşünmüyor çoktan düşünülmüş bir yere, hâle taşınmış oluyorum.</p></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6075" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/fb-img-1675865405775.jpg" alt="" width="488" height="816" /></div>
<div dir="auto">Toz oluş</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">İrili ufaklı zerrelerin tozup durduğudur hepi topu. Tozdur ve toz oluştur hepsi. Burada doludizgin ve azgın akışın var ettiği nesneler, bedenler değil akışın bizatihi kendisi anlatılır. Durmayarak durmak dlye bilinir kuşlar arasında,  burada kalmayarak burada kalma anlatılır.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6058" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/fb-img-1677252221175.jpg" alt="" width="576" height="1024" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Ne kadar isabetli şeyler şu kuşlar, başka bir şey olmaya da olurmuş.</p>
<p>Martılar olmasaydı misal gökyüzü boş bir tuval gibi olurdu şiir geçmez türkü işlemez.</p>
<p>Misal kırlangıçlar olmasaydı ne yapardım.</p>
<p>&#8220;Kuşların kraliçesidir kumrular&#8221;, diye soluksuz, ama aheste beste, sanki  zen zene, hiç hiçe tekrarlayarak balkonda görünen</p>
<p>Her an ki an ne kadar sürer, belki bir saniye, belki yıllar yıllar, hatta çağlar çağlar, yeni bir sayfa açılıyor efendim. Önceki sayfa ise buruşturulup, yırtılıp, yakılıp atılıyor. Sürekli devinim. Katı, sert, hareketsiz gibi görünen şeyler görebilen gözler için hiç de öyle değil. &#8220;Duyularımız yeterince iyi olsaydı kayalıkların raks eden kaos olduğunu görürdü&#8221;. Makroskobik düzeyde olduğu gibi mikroskobik düzeyde de bitmek bilmeyen bir uğraş sürüyor, Nietzsche işte.</p></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
</div>
</div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6026" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/fb-img-1678265045024.jpg" alt="" width="749" height="698" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/fb-img-1678265045024.jpg 749w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/fb-img-1678265045024-696x649.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 749px) 100vw, 749px" /></div>
</div>
</div>
</div>
<div dir="auto"></div>
<div id="m#msg-f:1733484766468144521" class="mail-message expanded">
<div class="mail-message-content collapsible zoom-normal mail-show-images ">
<div class="clear">
<div class="gmail_quote">
<div dir="auto">
<div dir="auto">O kendi canına kıydıkça kendini yaratıyor, kendini yarattıkça kendi canına kıyıyor. Başlamadığı için sona ermiyor. Tabii başlamayı da seçebilirsin. Seçtiğinde ki seçtin başlangıç koşulunu değiştirdiğin için sına erecek bir yolda buldun kendini. Başlangıçın başlamamak olsaydı sona ermeyecektin. Aslında zihinsel bir düzenleme bu. Kurgulanan ve inşa edilen bir ben&#8217;sin.</p>
</div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
</div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6014" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-k5sw4x.jpg" alt="" width="576" height="1024" /></div>
<div dir="auto">
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Hangi çiçeklerin ruhunu taşıyoruz kim bilir<br />
belki de bir solucan deliğinden geçip geldik buraya.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6001" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/yeraltindan-notlar.jpg" alt="" width="675" height="1200" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Şiir ucuyla gördüklerim</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kalp ucuyla gördüklerim: İnsan doğduğuna inandığı için ölür. Ya da yaşamı olduğunu düşündüğünde ölüme yakalanmıştır.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Arzunun atıyım, gerinmenin uzay-zaman dokusu<br />
hiç yoktan geliyorum<br />
hiç yoktan bir çıkıntının ucundaki girintiden<br />
hiç yoktan bir vadide akan dereden<br />
dünyanın fırlatıp attığı bir çığlığım</div>
<div dir="auto">hiç çekiş, inilti<br />
hiç yoktan temeller üzerinde yükselen<br />
sofistike bir sey<br />
şu an onu okumaktasın<br />
burası hiçliğin sesi<br />
istersen sesin hiçliği de diyebilirsin<br />
de gitsin gidebildiği kadar<br />
hiç çekmenin böğürtüsüyüm ben<br />
dünyayı ele avuca gelmezliğinden tutup kavramanın hiç denizi<br />
dünya denilen bu tümsekteki debelenip çırpınmalarım boşta kalmış ellerim kadar hiç<br />
ağırdan alıp kendini zamana yayıyor çakıltaşı<br />
uzatmanın âlemi değildir de nedir bu<br />
âlemin uzatması<br />
ben ne bilirim.</p>
<p>Akıştan başka bir varlığın yok yahu<br />
varlığından başka bir akış.</p></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-6002" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/20191203-155935-scaled-e1601583832114.jpg" alt="" width="1440" height="1203" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/20191203-155935-scaled-e1601583832114.jpg 1440w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/20191203-155935-scaled-e1601583832114-696x581.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Aşk, bileşenlerinin toplamını aşan anlamı ve hayatı olan toplu bir örgütlemenmedir. Tıpkı doğa gibi ya da bir çiçek, karınca ya da insan gibi. &#8220;More is different&#8221;, fazlası farklıdır diye tabir edebiliyoruz bunu. Tam da bu yüzden bileşenler değişir ama kendini örgütleme aşkın bir ilke olarak hep vardır. Burada, bu işte ille de fail arayacak olup fail kim diye soracak olursak fail kendini örgütlemedir diyebiliriz. Peki ve güzel yapıp eden kendini örgütlemeyse yapılıp edilen ne sorusu çıkar karşımıza, öyle değil mi? Yapılıp edilen, yapıp eden kendini örgütlemenin ortaya çıkardığı, yani yarattığı şey, nesne ve bedenler değil kendini örgütlemenin kendisidir. Başka bir söyleyişle asıl olan kendini örgütlemedir, kendini örgütlemenin ortaya çıkardığı şey, nesne ve bedenler değil. Öyleyse kendini örgütlemenin kendini örgütlediğini, yani örgütleyenin de, örgütlenenin de kendini örgütleme olduğunu söylüyoruzdur (self-organization). Asıl olanın bu olduğunu söylüyorum. Etrafımızda gördüğümüz, işittiğimiz, dokunup kokladığımız, yediğimiz, içtiğimiz şey, nesne ve bedenler ise kendini örgütlemenin ortaya çıkardığı, yarattığı şey, nesne ve bedenlerden başka bir şey değiller. Burada yaratılan ya da ortaya çıkarılan asıl şey ise kendini örgütlemedir. Kendini örgütleme kendini yaratmakta, kendini ortaya çıkarmaktadır. Kendini var ettikçe var olmakta, var oldukça da kendini var etmektedir, söylediğim budur. Yaratan ve yaratılanın kendini örgütleme olduğu&#8230; Başka bir söyleyişle öznenin de nesnenin de kendini örgütlemedir. Belki gözümüzde canlandırılması çok güç ama kendini örgütleyenin kendini örgütlemenin kendisidir demek istiyorum. Ortada görünmese de kendini örgütlemeden başka bir şeyin olmadığını&#8230; Kendini örgütlemenin kendini var ettiğini, yani yarattığını, ortaya çıkardığını&#8230;</p>
<p>Burada kendi dediğimiz şey; bir şey, bir nesne, bir beden, bir cisim olmayan kendini örgütlemekten başka bir şey değil.  Ve her defasında ya da anbean kendi kendine kendini örgütleyen kendini örgütlemeden söz ediyoruz burada. Daha genel olarak örgütlemeden. İlle de bir varlıktan söz edecek olursak asıl varlık örgütlemenin kendisidir. Gövde ya da beden odur. Ve o anbean kendini (toplamını) aşan anlamı ve hayatı olan bir şey. Asıl olan bu. Kendi kendine kendini ortaya çıkarıp yaratan örgütlenme bu. Örgütlenme kendi örgütlüyor. Var olan bu, olup biten, bitip olan bu. Misal doğa. Toplu bir kendini düzenleme, örgütleme, organize etmedir. Kendi kendine kendini yapma ve aynı zamanda da kendi kendine yapılıp edilme. Yapıp eden de yapılıp edilen de kendini örgütlemedir. Yapılıp edildiği kendini yapıp eden örgütlemedir bu, düzenleme, organize etme.</p>
<p>Dört boyutlu bir kafeste olduğumuz için bunu anlamak, gözümüzde canlandırmak çok güç. Dört boyutlu, daha doğrusu boyutsuz bir şeyi boyutlu akıl yürütmelerle anlamanın, boyutlu şeyler arayan gözlerle görmenin neredeyse imkansız oluşundan söz ediyorum.</p>
<p>İlle de dört boyutlu şey,  nesne ve beden arayan gözlerimiz doğal olarak boyutsuz, bir şey, bir nesne, bir beden, bir cisim olmayan kendini örgütlemeyi göremeyecektir.</p>
<p>Ve misal, doğa bileşenlerine karşı ilgisizdir. Aşk için bileşenleri &#8220;saman köpeklerinden&#8221; başka bir şey değildir. Çiçek moleküllerden oluşur ama molekül değildir. Moleküller atomlardan oluşur ama molekül değildir. Atomlar atomaltı parçacıklardan oluşur ama atomaltı parçacıkları değildir. Doğa enva-i çeşit şey, nesne ve bedenden oluşur ama bir şey, bir nesne, bir beden değildir. Doğa ağaçlar, orman, börtü böcek, sincap, çiçekler, kaplan, nehir, dağlar, antilop, primat değildir. Onların yapıp ettiği, örgütlediği bir şeydir, ah, evet onların toplamıdır ancak o toplamı aşan anlamı ve hayatı vardır. Bileşenlerine indirgenmez, bileşenlerine karşı ilgisiz, duyarsız ve onlara karşı hiç de cömert olmayan bir bütünden, öbekleşmeden, tümlükten söz ediyorum.</p></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
</div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5997" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20180410-195523-165.jpg" alt="" width="1080" height="1350" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20180410-195523-165.jpg 1080w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20180410-195523-165-696x870.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></div>
<div dir="auto">
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Jack Hirschamn</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5996" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20171105-101453-274-scaled.jpg" alt="" width="1440" height="2560" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20171105-101453-274-scaled.jpg 1440w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/img-20171105-101453-274-696x1237.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Asıl olan akıştır. Ne yıldızlar ne dağlar ne de lnsan. Akışın var ettiği şeylerin, nesnelerin, bedenlerin değil de akışın asıl olduğunu söylüyorum. Kaldı ki akışın var ettiği şeyler, nesneler, bedenler de akıştan başka bir şey değiller. İçin için, dışın dışın her şey, her nesne, her beden akıyor. Ucu yok bucağı yok akışın. Çünkü bir şey, bir nesne, bir beden değil. Boyutları yok. Bu yüzden görülebilen, işitilebilen, dokunulabilen bir şey değil.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻🏹</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5974" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/04/fb-img-1680372741740.jpg" alt="" width="634" height="641" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">&#8220;Sevdakeş&#8221;&#8230; Bir dönem Yeşilçam&#8221;da oyuncu, sonrasında da Avustralya&#8217;ya gidip yerleşmiş şair Nihat Ziyalan&#8217;ın Yapı Kredi Yayınları&#8217;ndan çıkmış yeni kitabının ismi. Güzel, ilginç, çarpıcı bir kitap ismi. Kitabı okumadım, bu yüzden şiirler hakkında ahkam kesecek değilim. Hele hele Nihat Ziyalan hakkında hiç. Şairliğini de konuşacak değilim bu konu beni aşar. Beni aşan sularda yüzmeyi hiç sevmem, zaten iyi bir yüzücü de değilim. Yeryüzüne ayaklarım bassın isterim, toprağı, zemini hissetmek.</p>
<p>Sevdakeş, güzel bir kitap ismi, söylemiştim bunu, harika bir buluş olduğu da doğru, bunların ötesinde ise bağımlılığa işaret ediyor. İlgilendiğim konu da bu. Esrarkeş&#8217;ten devşirilmiş bir sözcük ve pek yerinde. Düşünelim öyleyse biraz. Esrarkeşler esrara bağımlıdır, öyle değil mi?  Sevdakeş de sevdaya bağımlıdır öyleyse.  Buradan çıkarak bağımlı olduğumuz şeyleri çoğaltabiliriz pekala. Arabakeş, eşyakeş, kitapkeş, iktidarkeş, şiirkeş, sekskeş, kahvekeş, çaykeş, alkolik deniyor ama alkolkeş, rakıkeş, parakeş&#8230; Ve hatta hayatkeş. Bağımlılığın, tiryakiliğin en önemli özelliği varlığını bağımlı olunan şeye, maddeye, işe, kavrama bağlamaktır. Ve bir kere öyle ya da böyle bağlandıktan sonra o şey neyse onsuz yapamamaktır. Bağımlı o şey neyse onsuz yapamadığı gibi hep daha fazlasını ister bir de. Varlığı tamamen bağımlı, tiryakisi olduğu şeye bağlıdır artık. Onsuz yapamaz. O şeyin yokluğu düşüncesi bile katlanılmazdır. Bu yüzden o şeyi elde etmek için her şeyi göze alır keşler.</p></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">↔💙🌻🏹</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5943" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1680233557078-16.jpg" alt="" width="746" height="1334" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1680233557078-16.jpg 746w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1680233557078-16-696x1245.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 746px) 100vw, 746px" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Var olmaktan başka muhafaza edeceğin bir şey yok. Var olmak, adı üstünde var olmaktır. Var olmak daima hazır (hızır) olmak demektir. Herhangi bir şeye, bir maddeye, eşyaya, araca, teknolojiye, ideolojiye, inanca, mite, hikayeye bağımlı olmadan. Esrarkeş nasıl esrara bağımlıysa İdeolojikeş de ideolojiye bağımlıdır. Yani inancı tarafından yönetilmektedir inançkeş. Varlığı bağımlı olduğu miti var etmektedir mitkeşin. Yani var, ama yoktur. Yani var değildir. John Zerzan&#8217;nın vurguladığı gibi &#8220;mevcudiyetten sürgün&#8221;dür. Keşsen, var, yani mevcut, yani<br />
hazır değilsen yokluğun başka şeyleri var ediyordur.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">❤👉🐒🔴</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5924" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1680232760028.jpg" alt="" width="240" height="240" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1680232760028.jpg 240w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1680232760028-150x150.jpg 150w" sizes="auto, (max-width: 240px) 100vw, 240px" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Johny Rotten, Sex Pistols&#8217;un solisti, bektaşi, veli ya da hacı da diyebiliriz, tüm şiirbazlardan kendini esirgeyip bağışlayan ücra &#8220;No future, no future&#8221; diye bir tepe not çıkmıştı varoluşa, alıp kalp ucuma koymuştum, elde var bir. Ve İlya Prigogine, eşik cinlerimdendir, pir, abdal ya da termodinamiğin şairi salik &#8220;Is Future Given&#8221;,  Gelecek var mıdır ya da var gelecek midir, diye bir açıklık bırakmıştı önüme pattadan mor salkımlı, elde var iki. Aşağıdan yağar yağmur, diplere, kuytulara senalar olsun. &#8220;Umbah, umbah&#8221;, diye halay çekerken buldumdu kendimi, ekleme yapmayı pek severim, aşk yapmayı, yol yapmayı, gönül, ekledimdi: Hayır, gelecek ancak başıma geldikten sonra bilebileceğim bir şey. Şeyin ecesi, şeyin dibi. Peki ve pek güzel. Başıma geleceklerin başına geçebilir miyim acaba? Soru bu, bilmece kıvamında tam bir koan beyefendisi. Koanlar, hani sözün bittiği yer deriz ya aha işte orada bitiveren henüz açmamış çiçeklerdir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">👉❤🏹💙🖑</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-5898" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1679358554585.jpg" alt="" width="747" height="1328" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1679358554585.jpg 747w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1679358554585-696x1237.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 747px) 100vw, 747px" /></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Ben şimdi biraz Bektaşiyim, biraz Abdal, biraz Hikmet<br />
Gökçe bir açıklıkta<br />
kalbim gider ben giderim<br />
ben şimdi biraz Veli&#8217;yim, biraz Pir, biraz Nazım<br />
Enver bir göğün altında<br />
şiirdir bu<br />
şiiriyet&#8217;ten sual olunur mu hiç<br />
ben şimdi biraz Behram&#8217;ım, biraz Çelebi, biraz Attar</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">🌙😊↔🌻🌜🔴</div>
<div dir="auto"></div>
</div>
<div dir="auto"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-5878 alignleft" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1679297580033.jpg" alt="" width="1080" height="477" srcset="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1679297580033.jpg 1080w, https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1679297580033-696x307.jpg 696w" sizes="auto, (max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></div>
<div dir="auto">
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Karışıp karmaşıklaşmıyorsa bir şey hakkında konuşamam</p>
<p>Uzman ya da otorite değilim.Kaldı ki uzmanlık ya da otorite olmak bütünsel (total) olanı bileşenlerine indirgemekten başka bir şey değil. İşbirliği yerine işbölümünü öne çıkaran hayali ve kurgusal gerçekliğimizin uzantısıdır indirgemek. Bütünden koparıp bütüne yabancılaştırma aparatı.</p>
<p>Ah,evet fiziksel gerçekliğe uymayan hayali ve kurgusal (insanbiçimsel) bir gerçekliğimiz var.Tipik bir kapalı kap.Eşik cinlerimden 77 Nobel Kimya Ödüllü İlya Prigogine&#8217;nin (termodinamiğin şairi olarak da bilinir ve 60&#8217;lı yıllarda devrim yapmıştır) bütün çıplaklığıyla gösterdiği üzere içeriden ve dışarıdan enerji akışları yoksa sistemlerin var olan konumunu sürdürme eğiliminde olduğunu ve kapalı kaplarda/toplumlarda/<wbr />gerçekliklerde tarihsel sonuçların hep aynı olduğunu biliyoruz. İnsanbiçimsel uygarlığımızın tüm anlam, değer ve kurallarının,yani kırmızı çizgilerinin kendimizi kapattığımız hapishanenin demir parmaklıkları olduğunu söylüyorum.Dengedeyse sistem ki &#8220;denge, biyolojide ölüm demektir,madde kör ve uyurgezerdir (sleepywalker).Uzak dengede ise madde uyanıp görmeye başlar ve çevresiyle dayanışmaya, işbirliğine girişir.Böyle buyuruyor Ilya Prigogine, süperzerdüşt’tur. Yanında Gustav Mahler’in 2. Senfonisi iyi gider.</p>
<p>Etrafımızda gördüğümüz, işittiğimiz, dokunup kokladığımız, yediğimiz, içtiğimiz her şey, her nesne, her beden görece uzak dengede ve kaotik (mikroskobik) temeller  üzerinde yükselip makroskobik sınırda beliren görece dengede ve düzenli şey,  nesne ve bedenlerdir. Görece daha katı, sert ve hareketsiz (düzenli/dengede) şeyler daha ağırdan alıp zamana öyle yayarlar kendilerini. Örneğin dağların ya da çakıl taşlarının ömürleri daha uzundur. Doğumları uzun sürdüğunden ölümleri de uzun sürer.</p>
<p>Bileşenlerimiz olan atomaltı parçacıklarının, atomların, moleküllerin toplamını aşan anlamı ve hayatı olan öbekleşmeleriz biz. Öyle ya da böyle yeniden bileşenlerimize dönüşeceğiz. Yani ölü ya da diri dünyaya gömülüyüz.</p>
<p>Öbekleşmelere ben mahsul diyorum. Aynı zamanda da tohum olan. Mahsul var olamayacağı yere/zamana gelince var olabileceği toprağa, o doğurgan rahmin, matrisin bildiğine, şefkatine tohum olarak ekilir. Üst, alt; alt, üst olur böylece anbean.</p>
<p>Ancak mahsul tohumlardan oluşur ama tohum değildir. &#8220;More is different&#8221;, fazlası, daha fazlası farklıdır diye tabir edebiliyorum ki bu durumu ilk fark edenlerdendir Prigogine. Daha öncesinde
</p></div>
<div dir="auto">P. W. Anderson&#8217;nun &#8220;More is different&#8221; başlıklı makalesinde karşımıza çıkar. 88 Nobel Fizik Ödüllü Robert B. Laughlin&#8217;in vurguladığı gibi &#8220;Ben atomlardan oluşuyorum ama atom değilim.&#8221; Burada şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bileşenlerinin toplamını aşan anlamı ve hayatı olan şeyler bileşenlerine karşı ilgisizdir. Hatta bileşenler onlar için &#8220;saman köpeklerinden&#8221; başka bir şey değildir.</p>
<p>Bir de denge ile uzak dengenin ya da düzen ile kaosun yüzde yüz, mutlak olmayan iki uğrak yeri olduğunu söylemek isterim. İlya Prigogine ve Isabelle Stengers’in birlikte yazdıkları nefis bir kitap var: Kaostan Düzene &#8211; İnsanın Doğayla Yeni Diyaloğu. Bilirsiniz hakiki diyaloglar şaşırtıcıdır. Oysa insanbiçimsel uygarlığımız monologtan başka bir şey değil. Kibirli, buyurgan, zorba ve cahil. Cahilliği bütünden uzaklaşmak anlamında kullanıyorum.</p>
<p>Bebek yürümeyi öğrenirken denge ve uzak denge uğrak yerlerine vararak ilerlemeyi öğrenir. Yürümesi, ilerlemesi için adım atıp dengeden uzaklaşması gerekir, sonra diğer adımla, hop dengeye ulaşır. Yoksa yürüyemez. Toplumlar da böyledir. Uzak dengeyi, yani kaosu göze almazlarsa yürüyemezler. Tam da bu yüzden hep dengede kalmak, istikrar vs. tehlikelidir. Kaosla korkutulmaktan söz ediyorum. Yani ölü kalmamız isteniyor, yukarıda da söylediğim gibi kör ve uyurgezer olmamız.</p></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">🍒🍀🍒🍀</div>
<div class="signature-text">
<div dir="auto"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2023/04/12/yikilacaksan-da-vurusa-vurusa-birader/">Yıkılacaksan da vuruşa vuruşa birader</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6126</post-id><enclosure url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2023/03/fb-img-1680233557078-16.jpg" length="130002" type="image/jpeg"/>	</item>
		<item>
		<title>Ağlarım şimdi ben balinalar gibi hiçin hiçin</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2020/09/02/aglarim-simdi-ben-bir-balina-gibi-hicin-hicin/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2020/09/02/aglarim-simdi-ben-bir-balina-gibi-hicin-hicin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2020 17:33:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağlarım]]></category>
		<category><![CDATA[balinalar]]></category>
		<category><![CDATA[bang]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[çayır]]></category>
		<category><![CDATA[Cehennemde bir mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[demir almak]]></category>
		<category><![CDATA[Erciyes]]></category>
		<category><![CDATA[esirgeyen]]></category>
		<category><![CDATA[fru fru]]></category>
		<category><![CDATA[Habeşistan]]></category>
		<category><![CDATA[harman]]></category>
		<category><![CDATA[kadim]]></category>
		<category><![CDATA[kafi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp almak]]></category>
		<category><![CDATA[kutlu]]></category>
		<category><![CDATA[marş marş]]></category>
		<category><![CDATA[Mevcudiyetten sürgün]]></category>
		<category><![CDATA[Neanderthal]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Pırrr]]></category>
		<category><![CDATA[Pırrr Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[rimbaud]]></category>
		<category><![CDATA[rüzgar]]></category>
		<category><![CDATA[şelale]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sığ]]></category>
		<category><![CDATA[ulubirer]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[varlığın]]></category>
		<category><![CDATA[Varoluş]]></category>
		<category><![CDATA[yokluğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=4950</guid>

					<description><![CDATA[<p>Varlığın yokluğundan yokluğun varlığından dem alıp büyü alıp, sancak kendi kendime, kendimi yaratmalara giriştim durmayarak duruyor işte kuşlar burada kalmayarak burada kalıyor madde yegane şiirdir pırrr onların esirgeyen onların bağışlayan teşrifatçılığıyla kalbi olan kutlu bir yola burkuldum. Kadim bir ayettir kalbi varsa yolun yürü git gerisini merak etme sen kalp verip gönül alıp şelaleyi sezince [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/09/02/aglarim-simdi-ben-bir-balina-gibi-hicin-hicin/">Ağlarım şimdi ben balinalar gibi hiçin hiçin</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2020/09/aglarim-simdi-ben-balinalar-gibi-hicin-hicin-1.png?w=666" alt="" class="wp-image-4955" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Varlığın yokluğundan</p>



<p class="has-medium-font-size">yokluğun varlığından dem alıp</p>



<p class="has-medium-font-size">büyü alıp, sancak</p>



<p class="has-medium-font-size">kendi kendime, kendimi yaratmalara giriştim</p>



<p class="has-medium-font-size">durmayarak duruyor işte kuşlar</p>



<p class="has-medium-font-size">burada kalmayarak burada kalıyor madde</p>



<p class="has-medium-font-size">yegane şiirdir <em>pırrr</em></p>



<p class="has-medium-font-size">onların esirgeyen</p>



<p class="has-medium-font-size">onların bağışlayan teşrifatçılığıyla</p>



<p class="has-medium-font-size">kalbi olan kutlu bir yola burkuldum.</p>



<figure class="wp-block-image size-thumbnail"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2020/02/bu-saatlerde-her-c59fey-kanar-biraz-.jpg?w=120" alt="" class="wp-image-3934" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Kadim bir ayettir</p>



<p class="has-medium-font-size">kalbi varsa yolun yürü git</p>



<p class="has-medium-font-size">gerisini merak etme sen</p>



<p class="has-medium-font-size">kalp verip gönül alıp</p>



<p class="has-medium-font-size"><em>şelaleyi sezince titreyip ürperen suyun</em> hissettiğine gittim</p>



<p class="has-medium-font-size">daha büyük şiirlere açılma çayırına</p>



<p class="has-medium-font-size">kendi canına kıyıp kıyıp kendini yaratma otlağına</p>



<p class="has-medium-font-size">evcil düşmektense</p>



<p class="has-medium-font-size">yitip gitmeyi göze alan Neandertallerdir benim atalarım.</p>



<figure class="wp-block-image size-thumbnail"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/10/image-193456433.jpg?w=90" alt="" class="wp-image-3435" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Abisi uyan</p>



<p class="has-medium-font-size">seni bal vermez arı, uyan</p>



<p class="has-medium-font-size">kâfidir ulan, kâfi&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size"><em>Cehennemde Bir Mevsim</em>’de debelenip durdun onca zaman</p>



<p class="has-medium-font-size">şimdi ayrılmanın vakti sığ sulardan</p>



<p class="has-medium-font-size">kibirli, buyurgan sulardan</p>



<p class="has-medium-font-size">hadi marş, marş, uyan</p>



<p class="has-medium-font-size">çapağını, merteğini Erciyes’in karlarıyla yunarsın, olmaz mı</p>



<p class="has-medium-font-size">kurulanırsın Çömlekçi’deki güneşle</p>



<p class="has-medium-font-size">varoluşa dönüyoruz abisi, uyan</p>



<p class="has-medium-font-size">varoluş yolları taşlı</p>



<p class="has-medium-font-size">varoluş yolları aşklı</p>



<p class="has-medium-font-size">diye çağırıp duruyordu hülyalı bir rüzgar, oy</p>



<p class="has-medium-font-size">o çıkardı beni baştan</p>



<p class="has-medium-font-size">gidip teslim oldum harman yerine</p>



<p class="has-medium-font-size">öyle abdal, öyle üryan</p>



<p class="has-medium-font-size"><em>mevcudiyetten sürgünlüğün</em> neresinden dönülürse şiirdir</p>



<p class="has-medium-font-size">harman ola, harman ola, harman.</p>



<figure class="wp-block-image size-thumbnail"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/09/twitter_20190906_1316221245496645.jpg?w=84" alt="" class="wp-image-3392" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Ölü diriliyor gözlerinin önünde, bak</p>



<p class="has-medium-font-size">Nisan’ı karşı konulmaz kılan bir şiire çalıştın çünkü kışın</p>



<p class="has-medium-font-size">kaçış çizgileri biriktirdin</p>



<p class="has-medium-font-size">sonra küçük bir büyük patlama</p>



<p class="has-medium-font-size">big bang</p>



<p class="has-medium-font-size">big bang</p>



<p class="has-medium-font-size">yokken, birdenbire var.</p>



<figure class="wp-block-image size-thumbnail"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/06/img_2024.jpg?w=113" alt="" class="wp-image-2212" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Ulu bir erdi Rimbaud</p>



<p class="has-medium-font-size">varmağla bitmeğle işi olmayan</p>



<p class="has-medium-font-size"><em>fru fru</em> eden yıldızların etrafında dönende</p>



<p class="has-medium-font-size">Habeşistan diye doludizgin atına atlayıp varoluşa açılanda.</p>



<figure class="wp-block-image size-thumbnail"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/07/20181119_135952.jpg?w=84" alt="" class="wp-image-2881" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Ağlarım şimdi ben balinalar gibi hiçin hiçin.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2020/09/02/aglarim-simdi-ben-bir-balina-gibi-hicin-hicin/">Ağlarım şimdi ben balinalar gibi hiçin hiçin</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2020/09/02/aglarim-simdi-ben-bir-balina-gibi-hicin-hicin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4950</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (III)</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2019 13:42:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1977 Nobel Kimya Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[evcil düştük]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[Marx]]></category>
		<category><![CDATA[nietzsche]]></category>
		<category><![CDATA[sleepwalker]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen Hawking]]></category>
		<category><![CDATA[T. S. Eliot]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[uyurgezer]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dengedeyken madde sleepwalker (uyurgezer)’dir Big Bang (Büyük Patlama), başlangıcın, tekilliğin, yani uzay-zaman eşsizliğinin (singularity) kanıtı sayılıyordu önceleri. Hatta, Stephen Hawking’in doktora tezi bu konudadır. Sonrasında ise bunun tam tersini düşünmeye başlayacak ve bu doğrultuda Stephen Hawking olacaktır. (http://aykiriakademi.com/dusunce-balonu/dusunce-balonu-gorus-analiz/herseyin-teorisi-burasi-sicrama-diyari-uluer-aydogdu) 1977 Nobel Kimya Ödüllü Ilya Prigogine de “Big Bang’i, termodinamik istikrarsızlığın herhangi bir noktası” olarak kabul eder. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (III)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong>Dengedeyken madde sleepwalker (uyurgezer)’dir</strong></h4>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Big Bang (Büyük Patlama), başlangıcın, tekilliğin, yani uzay-zaman eşsizliğinin (singularity) kanıtı sayılıyordu önceleri. Hatta, Stephen Hawking’in doktora tezi bu konudadır. Sonrasında ise bunun tam tersini düşünmeye başlayacak ve bu doğrultuda Stephen Hawking olacaktır. (<a href="http://aykiriakademi.com/dusunce-balonu/dusunce-balonu-gorus-analiz/herseyin-teorisi-burasi-sicrama-diyari-uluer-aydogdu">http://aykiriakademi.com/dusunce-balonu/dusunce-balonu-gorus-analiz/herseyin-teorisi-burasi-sicrama-diyari-uluer-aydogdu</a>)</p></blockquote>



<p class="has-medium-font-size">1977 Nobel Kimya Ödüllü Ilya Prigogine de “Big Bang’i, termodinamik istikrarsızlığın herhangi bir noktası” olarak kabul eder. Burada biraz daha eşelenecek olursam: Big Bang (Büyük Patlama), baharı karşı konulmaz kılan bir enerji birikiminin ilk anlarda müthiş bir tazyikle boşalıp zamanla giderek azalan hızlarda yayılıp dağılmasıdır. Kışın ya da uykudayken biriken enerji baharda patlar, öyle değil mi? Ama anlaşılacağı üzere ortada patlayan bir şey yoktur, az önce de söylediğim gibi ilk anlardaki boşalma öyle tazyiklidir ki bu yüzden patlama denmiştir. Simetri kırılması, düzen bozulmasıdır olan. Denge, uzak dengeye doğru bükülmüştür. Uykudan birden bire fırlar ayağa kalkarsın. Aslında ölünün dirilmesidir bir anlamda da, ama daha çok batımı takip eden doğumdur. Nitekim, Nietzsche de, “eğer, duyularımız yeterince iyi olsaydı uyuklayan bir kayalığın raks eden kaos olduğunu görürdük” diyerek dengenin aslında, aynı zamanda da uzak denge olduğunu söylemiştir. Düzen, mutlak bir düzen olmayıp için için ve dışın dışın kaostur da. Tersini düşünecek olursak, ah, evet azgın nehir de aynı zamanda düzenli ve dengede bir akıntıdır.</p>



<p class="has-medium-font-size">Ancak, “Dengedeyken madde kördür, çünkü zamanın oku yoktur”. İlya Prigogine, dengedeyken maddenin sleepwalker (uyurgezer) olduğunu özellikle vurgular ki bu durumu ‘var, ama yok, yok ama var’ şeklinde de ifade edebiliriz. Kapalı sistemlerin durumu tam da budur. İçeriden ve dışarıdan enerji akışları engellendiği için sistem var olan uyku ya da uyurgezerlik ve körlük durumunu sürdürme eğilimindedir. Bu yüzden, uygarlığımızın etos’unun, yani “kültürel değerler sistemi”nin tahmin edileceği üzere “eleştiriyi körelten” bir karakter taşımasına hiç şaşırmamak gerekir. Oysa ucu açık sistemlerde madde uyanık ve yakın/uzak çevresiyle dayanışmaya, işbirliğine, mübadeleye açıktır. Aynı zamanda da çevresindeki farklı değerler sistemine sahip olan ‘öbekleşmeleri’, ‘toplamları’ var olan düzene karşı bir tehdit olarak algılayıp görüldüğü yerde ezilmelidir sistematiği içinde değerlendirmez. Değerlendirmez çünkü uyanık olduğu için körlemesine, uyurgezer bir şekilde hareket etmez, tam tersine yeniliklerin, “ölümcül sıçramaların” tam da Marx’ın vurguladığı üzere ayrı anlam, değer ve kurallar dizinine sahip olanlar arasındaki karşılaşmalardan, çarpışmalardan doğacağını bilir. Hiç kuşkusuz “yaratma cesaretidir” bu. Yaratmak için cana kıymak gerekir. Yerleşik, verili olanın canına kıymak sahayı, sahneyi boş, beyaz bir sayfa yapıp bilinci yaratmaya kışkırtacaktır. <em>Yaratmanın ve cana kıymanın zamanı gelecek / henüz zamanımız gelmedi</em> diyor şair<em> / </em>‘ilahi Eliot, daha ne zaman’ kabilesinden geliyorum ben.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/">Evcil düşürülüşümüzün zorba, kibirli ve cahil tarihi (III)</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/22/evcil-dusurulusumuzun-zorba-kibirli-ve-cahil-tarihi-iii/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3731</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kaostan düzen doğar</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Dec 2019 17:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ağaç yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[alev]]></category>
		<category><![CDATA[ayların en zalimi]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[büyük boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[capra]]></category>
		<category><![CDATA[davul]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[dirim]]></category>
		<category><![CDATA[düzen]]></category>
		<category><![CDATA[eliot]]></category>
		<category><![CDATA[fiziğin taosu]]></category>
		<category><![CDATA[frijot capra]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[Isablle Stengers]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kaostan düzene]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa armağan]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[parsifal]]></category>
		<category><![CDATA[şivanın raksı]]></category>
		<category><![CDATA[uluer aydoğdu]]></category>
		<category><![CDATA[universe]]></category>
		<category><![CDATA[uzak denge]]></category>
		<category><![CDATA[valery]]></category>
		<category><![CDATA[weber]]></category>
		<category><![CDATA[yaratma]]></category>
		<category><![CDATA[yeni bir düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[yok etme]]></category>
		<category><![CDATA[zaman burada uzaylaşıyor]]></category>
		<category><![CDATA[zaman inşadır]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanın Oku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=3664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Frijot Capra’nın Fiziğin Tao’su (Fritjof Capra, Türkçesi: Kaan H. Ökten, Arıtan Yayınevi, İstanbul, 1991) adlı kitabının alt başlığı ilginçtir: Şiva’nın Raksı.&#160; Atom altı parçacıkların dansını Hint tanrısı Şiva’nın raksına benzeten Capra’nın, öncesinde yazdığı Şiva‘nın Raksı, adlı makalesinden çıkmıştır bu kitap (Yeni Bir Düşünce, Fritjof Capra, Türkçesi: Mustafa Armağan, Ağaç Yayıncılık, İstanbul, 1992). Dansla kaos arasında [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/">Kaostan düzen doğar</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/12/kaos-ters-dc3b6nmc3bcc59f-dc3bczendir.png?w=675" alt="" class="wp-image-3665" /></figure>



<p class="has-medium-font-size">Frijot Capra’nın <strong>Fiziğin Tao’su</strong> (Fritjof Capra, Türkçesi: Kaan H. Ökten, Arıtan Yayınevi, İstanbul, 1991) adlı kitabının alt başlığı ilginçtir: Şiva’nın Raksı.&nbsp; Atom altı parçacıkların dansını Hint tanrısı Şiva’nın raksına benzeten Capra’nın, öncesinde yazdığı <strong>Şiva‘nın Raksı</strong>, adlı makalesinden çıkmıştır bu kitap (Yeni Bir Düşünce, Fritjof Capra, Türkçesi: Mustafa Armağan, Ağaç Yayıncılık, İstanbul, 1992). Dansla kaos arasında doğrudan bir ilişki kurulabilir mi bilmiyorum ama Prigogine’den yola çıkarak dengedeyken kör olan maddenin uzak dengede uyanıp yakın / uzak çevresiyle dayanışmalara, işbirliğine giriştiğini biliyoruz. Ve burada bir düzen kırılması söz konusudur. Dengedeyken gerilen düzen büyük bir patlamayla (Big Bang) yayılıp dağılmaya başlar ki bu duruma uzak denge ya da kaos deriz. &nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Diğer yandan <strong>Kaostan Düzene</strong>’de Weber, Prigogine’ye “Şimdi bilim, Şiva’nın dansıyla sembolize edilebilir mi?”, diye sorar. Prigogine, “Evet, Hintli bir arkadaşımdan, Şiva’nın bir elinde bir müzik aletini, bir davulu; diğerinde ise bir alevi tuttuğunu duymuştum. Alev, yok etme; davul ise yaratmadır. Ruh, hem yok etmeyi hem de yaratmayı birleştiriyor”, diye cevap verir. Weber’in, Lama Goinda gibi Budist bilim insanlarından aktardığı üzere “… Şiva’nın dönüştürmeci kozmolojideki dinamik prensip olarak algılanmasıyla” Prigogine ve Stengers’in “kaostan düzen doğar” şeklindeki yaratıcı kâinatının birbirinden çok da uzak olmadığını söylemek mümkün.</p>



<p class="has-medium-font-size">Valery’nin dediği gibi “zaman inşadır”. Burada ilginç bir bilgi verebiliriz: Doğumları, yani inşaları uzun süren şeylerin ölümleri de uzun sürer. Bu şeyler görece olarak katı, sert ve hareketsiz görünen şeylerdir. Bir başka deyişle düzenli, dengede şeylerden, nesnelerden, bedenlerden söz ediyoruz. Örneğin dağlar, kayalıklar. Ancak dışın dışın olmasa da için için gıvışdayıp raks ettiklerini söyleyebiliriz. Şunu söylemeye çalışıyorum: Düzen ile kaos iç içedir. Mutlak, yüzde yüz bir düzen olmadığı gibi mutlak, yüzde yüz kaos da yoktur. Mutlak bir denge, yüzde yüz bir denge olsaydı hiçbir şey olmazdı, olmazdım, olmazdınız. Düzen kaosa bükülürken kaostan da düzen doğar. Şu anda kendi bedenlerimiz dahil etrafımızda gördüğümüz, işittiğimiz, dokunduğumuz, kokusunu içine çekip yediğimiz içtiğimiz her şey, her nesne dengedeyken gerilen enerjinin devasa bir tazyikle boşalıp yayılmasının, dağılmasının ürünü. Yukarıda demiştik Big Bang (Büyük Patlama) diye. Böyle denmesinin nedeni baştaki tazyikin şiddetinden dolayı. Değilse patlayan bir şey falan yok. Belki, ‘baharı karşı konulmaz kılan bir enerji biriktirir doğa, kışın’ dersem daha iyi anlaşılır. Ah, evet “ayların en zalimi” bu yüzden “Nisan”dır. Bana ne diyemezsin! Uyanıp ayağa kalkar, yani dirilirsin. Aha işte küçük bir büyük patlama.&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size">Parsifal’da ne deniyordu: “Zaman, burada uzaylaşıyor”.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/">Kaostan düzen doğar</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/12/14/kaostan-duzen-dogar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">3664</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Sıfırdan büyük en küçük sayı nedir?</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/07/22/sifirdan-buyuk-en-kucuk-sayi-nedir/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/07/22/sifirdan-buyuk-en-kucuk-sayi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2019 16:35:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[diriliş]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[nietzsche]]></category>
		<category><![CDATA[singularity]]></category>
		<category><![CDATA[Tekillik]]></category>
		<category><![CDATA[uzay-zaman eşşiszliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=2768</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluer Aydoğdu Bir deney yapalım, hayali, düşünsel bir deney: “Olaylara sayılar verildiğini düşünün, sıfır da tekillik olsun. Tekillik bir olay değildir, sonsuz bir yoğunluk hali veya uzay-zamanın durduğu benzer bir şeydir. Bu durumda birisi “tekillikten sonraki ilk olay nedir” diye sorarsa, bu sorunun “sıfırdan büyük en küçük sayı nedir” sorusundan farkı yoktur. Böyle bir sayı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/22/sifirdan-buyuk-en-kucuk-sayi-nedir/">Sıfırdan büyük en küçük sayı nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="has-text-align-center wp-block-heading">Uluer Aydoğdu</h1>



<p>Bir deney yapalım, hayali, düşünsel bir deney: </p>



<p>“<em>Olaylara sayılar verildiğini düşünün, sıfır da tekillik olsun. Tekillik bir olay değildir, sonsuz bir yoğunluk hali veya uzay-zamanın durduğu benzer bir şeydir. Bu durumda birisi “tekillikten sonraki ilk olay nedir” diye sorarsa, bu sorunun “sıfırdan büyük en küçük sayı nedir” sorusundan farkı yoktur. Böyle bir sayı yoktur, çünkü ne kadar küçük olursa olsun her kesir her zaman ikiye bölünebilir. Benzer şekilde bir ilk olay da yoktur</em>.” </p>



<p>Nobel Kimya Ödüllü <strong>İlya Prigogine</strong>, Big Bang (Büyük Patlama)’ı  görece bir tekillik olarak görüyordu çünkü öncesinin olduğunu düşünüyordu. Dengeden uzak dengeye. Ah, evet ölünün dirilişi. </p>



<p>Öyle görünüyor ki asla mutlak bir tekilliğe ya da uzay-zaman eşsizliğine ulaşamayız. Ne kadar geriye gidersek gidelim hep sonsuz bir şekilde geriye gitmiş oluruz ve her seferinde yine de elimizde sonsuz bir şekilde geriye gitmemiz gereken bir uzay-zaman kalır. Başka bir söyleyişle her bir uzay-zaman kendi özel bütünlüğü olan, diğerlerinden bağımsız, bütünüyle yeni, başka bir uzay-zamandır ve tam da bu yüzden tek, biricik ve eşsizdir ve kendi içinde yine kendi özel bütünlüğü olan, diğerlerinden bağımsız, bütünüyle yeni sonsuz uzay-zamanlar içerir. Diyeceğim, her kesir içinde sonsuz kesri barındırır, ya da Nietzscheci paradigma uyarınca “asla tamamlanamaz bir tamamlanmamışlık” söz konusudur. </p>



<p></p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/22/sifirdan-buyuk-en-kucuk-sayi-nedir/">Sıfırdan büyük en küçük sayı nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/07/22/sifirdan-buyuk-en-kucuk-sayi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2768</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bir denklemim var &#8211; I have an equation</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/07/16/bir-denklemim-var-i-have-an-equation/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/07/16/bir-denklemim-var-i-have-an-equation/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jul 2019 16:06:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[akışkan]]></category>
		<category><![CDATA[balance]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[dancing chaos]]></category>
		<category><![CDATA[denge]]></category>
		<category><![CDATA[denklem]]></category>
		<category><![CDATA[equation]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[less fluid]]></category>
		<category><![CDATA[Nietzche]]></category>
		<category><![CDATA[order]]></category>
		<category><![CDATA[regular]]></category>
		<category><![CDATA[singularity]]></category>
		<category><![CDATA[thermodynamic]]></category>
		<category><![CDATA[uzak denge]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=2696</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluer Aydoğdu Uzak denge ürünü olmasına rağmen görece olarak daha az akışkan, yani daha düzenli ve dengede olan, yani daha az titreşen şeylerin, nesnelerin, bedenlerin ömrü daha uzundur. Örneğin kayalar, örneğin dünya, örneğin güneş&#8230; Düşünelim: Kayaların, dünyanın, güneşin yapılıp edilmeleri çok uzun sürdüğünden hayatları da daha uzun olacaktır. Öyleyse şöyle bir formül kurabiliriz: Doğumu uzun [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/16/bir-denklemim-var-i-have-an-equation/">Bir denklemim var &#8211; I have an equation</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Uluer Aydoğdu </h1>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Uzak denge ürünü olmasına rağmen görece olarak daha az akışkan, yani daha düzenli ve dengede olan, yani daha az titreşen şeylerin, nesnelerin, bedenlerin ömrü daha uzundur. Örneğin kayalar, örneğin dünya, örneğin güneş&#8230;  </p></blockquote>



<p>Düşünelim: Kayaların, dünyanın, güneşin yapılıp edilmeleri çok uzun sürdüğünden hayatları da daha uzun olacaktır. </p>



<p>Öyleyse şöyle bir formül kurabiliriz: Doğumu uzun süren şeylerin, nesnelerin, bedenlerin, örneğin dağların ölümü de uzun sürer. </p>



<p>Şöyle de denilebilir daha az akışkan şeyler, örneğin, nesneler, bedenler ağırdan alıp zamana yayarlar kendilerini. </p>



<p>Ancak, yine de bütün şeyler, bütün nesne ve bedenler şartlı, biçimli ve zamanlı yapılanmalardır. Ne diyordu <strong>Nietzsche</strong>: Eğer duyularımız yeterince iyi olsaydı uyuklayan bir kayalığın raks eden kaos olduğunu görürdük. Yani düzen ve kaos ya da uyku ve uyanıklık ya da denge ve uzak denge mutlak olmayan iki uğrak yeridir. Diğer bir deyişle yüzde yüz bir düzen olmadığı gibi yüzde yüz bir kaos da yoktur. Düzen ve kaos iç içedir.<br></p>



<p>Aha işte &#8220;<strong>Büyük Patlama</strong>&#8221; da zaten, sistem dengedeyken biriken enerjinin büyük bir tazyikle boşalarak yayılıp dağılmasıdır.</p>



<p><strong>Ilya Prigogine </strong>(1977 Nobel Kimya Ödülü) de &#8220;<strong>Büyük Patlama</strong>&#8220;yı termodinamik istikrarsızlığın herhangi bir noktası olarak ele alır. Bir tekillik ya da başlangıç değildir.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/03/img_20190215_184309_051-e1552655108231.jpg?w=800" alt="" class="wp-image-40" width="200" height="250" /></figure>



<p class="has-large-font-size">I have an equation</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Although it is a far balance product, the life of things, objects, bodies, which are relatively less fluid, more regular and in balance, ie less vibrating, is longer. For example rocks, for example the earth, for example the sun … </p></blockquote>



<p>Let&#8217;s think: The rocks, the world, the sun will take longer to build and their lives will be longer. </p>



<p>So we can form an equation that: For example, the death of the mountains takes longer. Because their birth takes a lot of time.</p>



<p>It can be said that less fluid things, for example objects and bodies make themselves slowly and spread over to time.</p>



<p>However, all things, all objects and bodies are conditional, formal and timed configurations. What <strong>Nietzsche</strong> was saying : If our senses were good enough, we would see that a sleeping rock is the dancing chaos.<br>So order and chaos or sleep and wakefulness or balance and distant balance are two frequented non-absolute places. In other words, there is no one hundred percent order or one hundred percent chaos. Order and chaos are intertwined.</p>



<p>Here is <strong>The Big Bang</strong> is the discharging and distribution of the energy accumulated in the balance with a huge pressure.</p>



<p><strong>Ilya Prigogine</strong> (1977 Nobel Prize in Chemistry) considers <strong>the Big Bang</strong> as any point of thermodynamic instability. It is not a singularity or beginning.</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/07/16/bir-denklemim-var-i-have-an-equation/">Bir denklemim var &#8211; I have an equation</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/07/16/bir-denklemim-var-i-have-an-equation/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2696</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Dünyadan ayrı bir varlığım, varlığımdan başka bir dünya yok</title>
		<link>https://ulueraydogdu.com/2019/05/23/dunyadan-ayri-bir-varligim-varligimdan-baska-bir-dunya-yok/</link>
					<comments>https://ulueraydogdu.com/2019/05/23/dunyadan-ayri-bir-varligim-varligimdan-baska-bir-dunya-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Uluer Aydoğdu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 May 2019 20:16:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[big bang]]></category>
		<category><![CDATA[dove]]></category>
		<category><![CDATA[Ilya Prigogine]]></category>
		<category><![CDATA[kaos]]></category>
		<category><![CDATA[kumru]]></category>
		<category><![CDATA[natural]]></category>
		<category><![CDATA[nietzsche]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://ulueraydogdu.com/?p=2089</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ben kimim? Yanlış soru. Ben neyim? Aha işte, doğru soru bu. Gördüğüm, işittiğim, dokunduğum, kokladığım, tattığım şeylerim ben, bütün bu şeylerin toplamı, bu şeylerden oluşan bir dünya. Fiziksel dünyanın bir parçası ve onunla çevrili. Videodaki kumrular gibi fiziksel bir beden, bir nesne, bir şey. Dünyadan ayrı bir varlığım, varlığımdan başka bir dünya yok. Diğer şeyler, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/05/23/dunyadan-ayri-bir-varligim-varligimdan-baska-bir-dunya-yok/">Dünyadan ayrı bir varlığım, varlığımdan başka bir dünya yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-video wp-block-embed is-type-video is-provider-videopress"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Kumrular" width='696' height='1238' src='https://video.wordpress.com/embed/4BS4bzOA?hd=1' frameborder='0' allowfullscreen></iframe><script src='https://v0.wordpress.com/js/next/videopress-iframe.js?m=1435166243'></script>
</div></figure>



<p>Ben kimim? Yanlış soru. Ben neyim? Aha işte, doğru soru bu. Gördüğüm, işittiğim, dokunduğum, kokladığım, tattığım şeylerim ben, bütün bu şeylerin toplamı, bu şeylerden oluşan bir dünya. Fiziksel dünyanın bir parçası ve onunla çevrili. Videodaki kumrular gibi fiziksel bir beden, bir nesne, bir şey. </p>



<p>Dünyadan ayrı bir varlığım, varlığımdan başka bir dünya yok. Diğer şeyler, nesneler, bedenler gibi dünya hakkında bir dünyayım, dünyanın dibine düşmüş bir not ya da ana metin dünyaya açılmış bir parantez&#8230; </p>



<p>Karşılaştığım, koklaşıp öpüştüğüm, dokunduğum, yaslandığım, sırtımı dayadığım, üzerine bastığım,  üzerimde gezinen, kavga ettiğim, dinleyip keyif aldığım, alıştığım ama ayrılınca deli gibi özlediğim şeylerin toplamıyım. Diğer bir deyişle bir dolu ben var bende, benden dışarı&#8230; Bunun ötesinde, berisinde herhangi bir şey yok. Varsa hayali ve kurgusaldır.  Yanılsamadan, illüzyondan söz ediyorum. Tamam, yanılsama gerçektir, ama adı üstünde yanılsamadır. Zihinsel bir yapılanma. </p>



<p>Nesnel gerçeklikten kaçarken yakalandığımız girdaptan söz ediyorum. Dünya, o devasa cüssesine rağmen akıp giderken bu akıntının içinde ama akıntıyı görmezden gelen, akıntıya burun kıvıran, şiir kıvıran bir gerçelikten&#8230; Nesnel, fiziksel, yani ana metnin zihinsel kurgu ve kuruntulardan, sayıklamalardan bağımsız olduğundan&#8230; Ancak zihinsel bu yapılanmayı, gerçekliği aradan çekersek, insan diye bir varlık, onun varoluştan kopan ve giderek uzaklaşan tarihi, dolayısıyla da bu süreçte ortaya çıkan dilden sanata, bilimden kültürel varlıklara kadar devasa bir toplam ya da kesit ortadan kalkar. Bu anlamda hiçbir şekilde görmezden gelemeyeceğimiz hayali ve kurgusal bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Ana metinden sapmış bir metin bu, ama hep gözümüzün önünde durmalı! Değilse gerçekçi olamayacağımız kesin.</p>



<p>Kapılmış gidiyorum varoluşumun bahtına. Azgın akıntıda görece olarak daha düzenli, daha dengeli bir şeyim. Kaosun içinde daha az kaotik bir nesne, bir beden. Bütün şeyler, bütün nesneler, bütün bedenler, dünya dahil, gezegenler, yıldızlar, gökadaları dahil, akıntının pıhtılaşmış hallerinden başka bir şey değil. Belirip belirip kaybolan, kaybolup kaybolup beliren kabarcıklar, öbekleşmeler, toplamlar. Örneğin taşlar, kayalar ya da dağlar, daha düzenli ve dengede şeyler oldukları için, daha uzun ömürlüler, ama Nietzsche&#8217;nin de dediği gibi &#8220;eğer duyularımız yeterince iyi olsaydı, uyuklayan bir kayalığın aslında raks eden kaos olduğunu görürdük&#8221;. </p>



<p>Öyleyse, dengenin ya da düzenin mutlak olmadığını söyleyebiliriz rahatlıkla. Yüzde yüz bir düzen olsaydı hiçbir şey olmazdı. Şimdi, şu an bunu okuyor olmazdınız. Ben de bunları yazamazdım zaten. Başka bir söyleyişle etrafımızda gördüğünüz her şey uzak dengenin ürünü. Peki ve güzel. Demek ki bir zamanlar bir denge, bir düzen vardı. Öyleyse denge ve uzak denge, düzen ve kaos, uyku ve uyanıklık, kış ve bahar varoluş sahanlığında doğurgan birer rahim olan uğrak yerlerinden başka bir şey değil. Birbirinin anaları! </p>



<p>Baharı karşı konulmaz kılan bir enerji biriktirir doğa, kışın. Sonra küçük bir Big Bang (Büyük Patlama). Olan tam da budur baharda. Biriken enerji öyle bir tazyikle boşalır ki patlamaya benzer, oysa patlayan bir şey yoktur, yalnızca biriken enerji, gerginlik boşalıp yayılıyor, dağılıyordur. Bana ne diyemezsiniz. Tam da bu yüzden &#8220;Nisan, ayların en zalimidir&#8221;. Aferin T. S. Eliot&#8217;a. Tabii büyülü bir şey bu, ölünün dirilişi, uyanış, ayağa kalkmak&#8230; Big Bang (Büyük Patlama)&#8217;da zaten budur. O ilk anlardaki tazyikten dolayı patlama denmiştir. Diğer yandan 77 Nobel Kimya Ödüllü Ilya Prigogine&#8217;ye göre de &#8220;Big Bang (Büyük Patlama), termodinamik istikrarsızlığın herhangi bir noktasıdır&#8221;, başlangıç ya da tekillik ya da uzay-zaman eşsizliği (singularity) değil. </p>



<p>(Devam edeceğiz, çünkü bu toprak tam da eşeleneceğim türden)</p>



<p> </p>
<p><a href="https://ulueraydogdu.com/2019/05/23/dunyadan-ayri-bir-varligim-varligimdan-baska-bir-dunya-yok/">Dünyadan ayrı bir varlığım, varlığımdan başka bir dünya yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://ulueraydogdu.com">Uluer Aydoğdu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ulueraydogdu.com/2019/05/23/dunyadan-ayri-bir-varligim-varligimdan-baska-bir-dunya-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://ulueraydogdu.com/wp-content/uploads/2019/05/kumrular.mp4" length="98674945" type="video/mp4" />

		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2089</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
