Gidip teslim oldum kâinata teslimiyet yegâne mucizedir


Kırlangıçlar oynaşıyor, onların oyunlarına
allara, morlara, şuramdaki gümbürtüye
içkinliği var her şeyin dışkınlığı zarların havada yuvarlanışına
yürürken üzerime şiirler sıçratırdı komşu kızı Serpil’e
içimizdedir öteki
onu sevdik mi mis gibi bir dünya, o istikamete
bakmayın siz yolun henüz olmayışına
bir adıma bakar, bir sıçrayışa
rüzgar eser iyi ki kuşlar vardır inanalım diye başka diyarlara
nehirler akar hiç bıkmadan rastlaşır ve severiz birbirimizi
zamanın aktığı istikamette milyonuncu kez karşılayıp hayatı
uğurlarız milyonuncu kez şaraba dönüşür üzüm sana dönüşürüm sevgilim
harman yeri ve okyanus diplerine
takip ederim içimdeki yersiz yurtsuz kuşları
güzel günlerin yapımında çalışan şiir ve şiircilere
ten ağacında biter bütün sevişmeler hadi sevişsek ya bir el
şekere batırılmış çil bir kızla sevişmek ah ne hoştur geceleri
hele bir de esrara batmışsak zahiri sularda yüzen batini bir gemidir aşk
militandır bıçak çeker hep sustalı kırmızı güller eşrafından
gelincikler her dilde eşiktir, eşik cinlerine
martılara, vapur düdüklerine, köpüklere
Ece kursları için acele edin lütfen –Çorak Ülke‘den kaçış seferlerimiz başlamıştır
Cehennemde Bir Mevsim geçirmek isteyenlere son çağrı
insan biriktirmek kallavi bir iştir abilerim ablalarım iyi bilir bunu Nazım
Türkiye erbabıdır, ona gamze mektebinden mezun, sana
dedim ya aşk başka bir şeydir kardeşim of aman aman
adım çıkmış aşığa dağlar yüksek, sen dağlardan daha yükseksin
vadilerden daha derin kuşlardan daha kuş
gidip teslim oldum kâinata teslimiyet yegane mucizedir.

Berfin Bahar – Kasım 2010 – 153

https://simgesiir.wordpress.com/2010/03/07/gidip-teslim-oldum-kainata-uluer-aydogdu/

‘Pırrr Bilim’ tahsil etmekle meşgul biriyim ben


Uyuklayan kayalıkların bile

raks ettiği bilinen bir şeydir kuşlar arasında

 ‘Pırrr Bilim’ tahsil etmekle meşgul biriyim ben.*

*Kalbim, kaburgalarımın arasında küçük bir gök cismi, Üvercinka, 2019.

Aynı evrenin mahsulü ve tohumu aynı dünyanın mahsulleri ve tohumlarıyız. Gerçekliğimiz bu. Hakikat ise tek parça, ayrılmaz, bölünmez bir bütündür.

Var olamayacağı yere varınca mahsul, var olabileceği yere, toprağa, o daima doğurgan rahme, o emin ellere, onun bildiğine gömüp eker kendini. Faz geçişidir bu. Tıpkı sistemin toplam enerji seviyesinin kritik bir seviyeye geldiğinde faz geçişleri yapması gibi.

Ne kadar rahmetli olacak şu bedenim, hı

belki de bir evin tuğlası.

Elinde dalgalanmalardan elinde savrulup sürüklenmelerden başka bir şey yok

Kasılmalarım kasılmak değil, yay

ben, ben değilim, ok

ortasında girdapların

ortasında ummanın, savrulmaların

ortasında yoldan çıkmaların salgıladığı enzimlerin

ortasında uyanıp kalınca vay anasına yeniden görmeye başlayan maddenin

ben şimdi buradan çeker giderim

bir büyük buradan gitmenin içinden geçip

ok gibi yaya kurulur

ok gibi atılır buradan giderim

gerginliğim fırlatma rampasıdır

böyle iyiyim

kuşlara doğru bükülmek çok iyi

arayadurun siz

ben buldum

varoluşsal bir açlıktır bulduğum

ben şimdi kendimi imha eder

buradan çeker giderim.

Dedim, şiir takılmış ağacın dallarına rüzgarla oynaşıyor; dedi, nice görme biçimi var böyle

Uluer Aydoğdu

Dedim, bu iş böyle gitmez abi

dedi, bu gidişatta bir iş var çocuk.

Dedim, birazdan hava ağaracak

dedi, aydınlığın annesidir karanlık.

Dedim, doğuşup doğuşup ölüşüyor

ölüşüp ölüşüp doğuşuyoruz

dedi usüldendir o

asla gelirsek

durmayarak duruyor

burada kalmayarak burada kalıyoruz.